Ersin Bayram

PAZARTESİ YAZILARI/ Peygamber Mesleği

  Öğretmen -eski tabirler muallim diyelim hiç fark etmez- bildiğim kelimeler içinde ruhumu, benliğimi, şuurumu, fikrimi, ifade gücümü ve kabiliyetimi çepeçevre kuşatmış kelimeler arasındadır. Ona tutunduğum gibi çok az kelimeye tutunduğumu, onu sarıp sarmaladığım gibi çok az kelimeyi sarıp sarmaladığımı düşünüyorum. Çokları bilmez, anlamaz fakat öğretmenlik nazarımda dünyadaki en büyük nimetlerden biridir. Evvela peygamber mesleğidir. […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

PAZARTESİ YAZILARI/ “Türkçenin Tadı ve Ahengi” Üzerine

  Refik Halid Karay’ın gazetelerin tozlu sayfalarında kalan yazıları “memleket yazıları” alt başlığı ile çeşitli konular etrafında toplanmak suretiyle –benim takip edebildiğim kadarıyla- on sekiz (18) ciltlik bir koleksiyon teşkil edilerek okuyucuya sunuldu. Biz bu yazıda dil bahsindeki yazılarının derlendiği Türkçenin Tadı ve Aheng’nden[1] bahsedeceğiz. Karay’ın edebiyatımızdaki yeri akademisyenler tarafından ortaya konmasına rağmen gazete yazıları […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

PAZARTESİ YAZILARI/ Fehim-i Kadim’in Bir Beyti

Fehim-i Kadim 17. asrın önemli şairlerindendir. Gerek asrında gerekse daha sonraları etkisi devam etmiştir. Genç yaşta vefat etmesine rağmen oldukça hacimli ve mürettep bir dîvân tertip etmesi, nazire yazılacak şiirler yazması, kıt’alar ve diğer şiirleri ile şairlik kudretini ispat etmesi Üzgör’ün tabiri ile “hârika çocuk” denecek derecede zeki olmasına bağlanabilir[1] Fehim-i Kadim, Sebk-i Hindi’nin edebiyatımızdaki […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

PAZARTESİ YAZILARI/Alberto Manguel’in “Kütüphanemi Toplarken” İsimli Eseri Üzerine

“Tanpınar’ın İzinde Beş Şehir” isimli kitabı –ki buna risale desek daha isabetli olur- hakkında okuduğum tenkitlerden kendisini ismen biliyordum. Haklı ve isabetli tenkitlerde Manguel’deki oryantalist bakış açısı gösteriliyordu.  Her ne hali ise… Esasen kitabın teşekkülü, kitap kültürü, kitap müptelaları, kütüphanelere dair alakam beni bu tür eserleri görür görmez alıp okumaya sevk ediyor. Bu konuda tam […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

Behiştî’nin Dîvân’ını Okurken III / Tenkit İçerikli Bir Beyit mi Hakikatin İlâmı mı?

Behiştî 16. asır şairlerindendir. Onun divanını okuduğunuz vakit hemen dikkatinizi çekiveren şey tenkit özelliği taşıyan şiirlerdir. Bunlar bazen bir gazelin tamamını kaplarken bazen birkaç beyti de içine alacak şekilde daha sınırlı kalır. Öyle ki Behiştî’nin gazelleri içinde yek-avaz özellik gösterenlerin sayısı azımsanmayacak seviyededir. Tenkitleri sosyal konular ve fertler üzerinedir. 16. asır içinde toplumda meydana gelen […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

Pazartesi Yazıları/ Çile’nin Şairi: Necip Fazıl

Necip Fazıl; serkeşlikle başlayan bir hayat, derbeder, alabildiğine dünyalı ve bir kırılma ile geçmişini şiirleri de dahil reddederek yeni bir ses, yeni bir ruh ve soluk ile adeta yeniden doğan şair. Büyük Doğu’nun yılmaz savunucusu… Şiirde hikmet, şiirde ruh, şiirde vatan ve millet, coşup coşup çağlayan- kardeşleri cömert Nil ve yeşil Tuna’nın hayaliyle- hüzünlü, sırtındaki […]

Devamını Oku
Sabit Bayar

Sabit Bayar – “Bilim Tarihi Sohbetleri” Üzerine Notlar

  ‘‘BİLİM TARİHİ SOHBETLERİ’’ ÜZERİNE NOTLAR Fuat Sezgin, Bitlis’te başlayan hayatını bilime, öğrenmeye ve bu uğurda çalışmaya adayan büyük bir bilim insanımızdır. Bilim ve teknoloji tarihi çalışmaları ile uluslararası ölçekte adını duyuran Prof. Dr. Fuat Sezgin, akademik hayatında pek çok ödüle layık görülmüştür. Bunların yanı sıra, 2019 yılı ülkemizce alınan bir karar ile ‘‘Prof. Dr. […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

Pazartesi Yazıları/ Güzellik ve Aşk

Güzellik görecelidir, denir ve bu cümleden hareketle güzel, güzellik algısı üzerine düşünceler yazılır. Güzellik algılarının asırlar içindeki değişimi anlatılır ve varsa eğer belgeler ortaya konur. Yakın geçmişten ise fotoğraflarla da desteklemeler yapılır. Bizim klasik edebiyatımızda güzelliğin göreceliliğini Mecnun anlatır. Efendim, Mecnun’a Leyla’yı göstererek “Bu kara kuru kızda ne buluyorsun?” diye sormuşlar. Mecnun “Siz ona hiç […]

Devamını Oku
Serkan Gökbulut

Serkan Gökbulut-Umutsuzluk Kavramına Kierkegaard’ça Bir Bakış:- Ölümcül Hastalık: Umutsuzluk

Bireyin Diyalektik Anlamda Varoluşunun Bir Gereği Olarak Yaşadığı Umutsuzluk Kavramına Kierkegaard’ça Bir Bakış:- Ölümcül Hastalık: Umutsuzluk Serkan Gökbulut “Umutsuzluğun hiçbir biçiminin doğrudan, diyalektik olmayan tanımı verilemez; her zaman, bir biçiminin kendi zıddını yansıtması gerekir” (Kierkegaard, 2007: 40)1. Hristiyanlığı merkeze alarak yapıtlarını veren Danimarkalı filozof ve adı varoluşçuluk ile ünlenen S. Kierkegaard, “ölümcül bir hastalık” olarak […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

Pazartesi Yazıları/ Ziya Paşa’nın Bir Beyti

Bir gün gelecek sen de perîşân olacaksın Ey gonce bu cem’iyyeti her dem mi sanursın[1] Ziya Paşa Ey gonca, bir gün gelecek sen de perişan olacaksın, bu cemiyetin her zaman devam edeceğini mi sanıyorsun? Ziya Paşa, bizdeki klasik tarz hikemî söyleyişin son büyük temsilcisidir desek hata etmiş olmayız. Terkib ve Terci-bentleri çok meşhurdur. Şiirinde lirizmden […]

Devamını Oku