Yaşar Vural

Sabahattin Ali’nin Besteye Dönüşen Şiirleri

En eski çağlardan bu yana şiir ve müzik yan yana yürümüştür. Şiirin yazı içinde özel bir dil oluşu ve bu dilin ahenk ve içindeki uyumu müziğin aradığı söz gücünü yakalamasına imkân verir. Eski Türklerden günümüze kopuz eşliğinde ezgiyle söylenen şiirlerin varlığını Divan-ı Lügati’t Türk adlı meşhur eserimizden beri takip edebiliyoruz. Şiirin müzikle birlikteliği ilk olarak dinî törenlerde karşımıza çıktığı varsayılır ancak daha sonraki dönemlerde din dışı alanlarda mesela şölenlerde, av törenlerinde çalgı ve söz -genellikle şiir- iç içedir. İslamiyet’le birlikte birçok şiir türü (gazel, şarkı, kaside…) yanında bir enstrümanla söylenmiştir. Halk şiirinde de durum aynıdır. Âşık edebiyatında semailer, koşmalar, destanlar önce kopuz sonra bağlama eşliğinde söylenmiştir. Tekke edebiyatımızda ilahiler günümüzde bile kendine özgü ezgi ve çalgılarla söylenmektedir. Çağdaş edebiyatımızda da birçok şairimizin şiirleri bestelenerek, şiirlere müzik gömleği de giydiriliyor böylece şiirin ve şairin geniş kitlelerce tanınmasına vesile olunuyor. Buna yüzlerce örnek sıralamak mümkün. Millî Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi’nin güçlü şairi Yahya Kemal’in Sessiz Gemi, Endülüs’te Raks, Akıncı, Rindlerin Akşamı, Mohaç Türküsü, Süleymaniye’de Bayram Sabahı ve daha birçok şiiri genellikle sanat müziği formunda bestelenmiştir.[1] Tabi şairlerin şiirlerini besteleneme kaygısıyla yazdıklarını söylemek doğru değildir. (Bu kaygıyı güden şairler beste şiirler yazmışlardır, bu ayrı bir konu.) Bestecinin ruh hâli ve besteleyeceği form, biçim ve şiirin gücü bestelenecek şiirlerin seçiminde başat roldedir.

Sabahattin Ali, edebiyatımızda daha çok roman ve hikâyeleri ile tanınsa da aslında onun şair yönü de güçlüdür. Öğrencilik ve öğretmenlik yıllarında hem eski hem de halk şiiri formunda şiirlerini görürüz. Bir terkib-i bent, bir mesnevi (42 beyit) ve birkaç şarkısı dışında onun eski şiire ilgisi olduğunu söyleyemeyiz. Onun şiirlerinin döneminin gereği olarak daha çok halk şiiri etkisinde olduğunu söylemek yerinde olacaktır.[2] İlk şiir kitabı Dağlar ve Rüzgâr (1934) halk şiiri esinlenmeleriyle oluşan bir şiir kitabıdır. Yazımıza konu olan Sabahattin Ali’nin bestelenen şiirleri de genellikle bu eserde yayımlanmıştır.

Hangi Şiirleri Bestelendi?

Kerem Güney Besteleri

Sabahattin Ali’nin bestelenmiş şiirleri arasında en bilineni hiç şüphesiz halk arasında “Aldırma Gönül” adıyla bilinen “Hapishane Şarkısı V” şiiridir:

Başın öne eğilmesin,
Aldırma gönül, aldırma;
Ağladığın duyulmasın,
Aldırma gönül, aldırma…

Dışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma…

Görmesen bile denizi,
Yukarıya çevir gözü:
Deniz gibidir gökyüzü;
Aldırma gönül, aldırma…

Dertlerin kalkınca şaha
Bir küfür yolla Allaha…
Görecek günler var daha;
Aldırma gönül, aldırma…

Kurşun ata ata biter;
Yollar gide gide biter;
Ceza yata yata biter;
Aldırma gönül, aldırma[3]

Sabahattin Ali’nin 1933’te Sinop Cezaevi’nde yazdığı bu şiiri 1976’da Kerem Güney hicaz makamında bestelemiş ve aynı yıl Kerem Gibi / Aldırma Gönül Aldırma adlı 45’liğinde yayımlamıştır. Parçanın meşhur olması sonraki yıl Edip Akbayram’ın Aldırma Gönül – Sen Açtın Yarayı adlı plağına okumasıyla olmuştur.

Sabahattin Ali şiirlerinin bestelenmesi denildiğinde Kerem Güney’e özel bir parantez açmak gerekiyor sanırım. Sabahattin Ali “Hapishane Şarkısı” adıyla 5 şiir yazdı. Bu şiirlerin ilki ve “Göklerde kartal gibiydim” dizesiyle başlayan şiiri de bestelenen şiirleri arasındadır. İlk besteyi Kerem Güney yapmış ve “Güneşin Sofrası, Yetmez mi Gönül” adıyla 1979’da yayınladığı plağa okumuştur. Şiiri Ali Ekber Eren de bestelemiştir. Ali Ekber Eren’in bestesini Hasret Gültekin, Edip Akbayram, Volkan Konak, Ahmet Kaya ve Ferhat Göçer gibi isimler albümlerinde seslendirmiştir. 80’li yıllarda bestelenen bu şiiri 2009’da Ali ekber Eren “Senin için Değilmiydi” adlı albümünde okumuştur. Bu şiiri besteleyen üçüncü isim de Cem Akgün’dür. Grup Çağrı’nın 1987’de çıkardığı “Barış Türküsü” albümünde Cem Akgün “Göklerde Kartal Gibiydim” adıyla parçayı seslendirmektedir. Hapishane Şarkısı I’in ilk iki dörtlüğü şöyle:

Göklerde kartal gibiydim
Kanatlarımdan vuruldum
Mor çiçekli dal gibiydim
Bahar vaktinde kırıldım

Yar olmadı bana devir
Her günüm bir başka zehir
Maphushanelerde demir
Parmaklıklara sarıldım
(…)[4]

Hapishane Şarkısı III de bestelenen şiirlerden. Bu şiire üç farklı beste yapılmıştır. Şiiri ilk olarak Kerem Güney besteleyip 1977’de “Tapusuz Memet” adlı albümüne okumuştur. (Daha sonraki besteyi Ahmet Kaya 1985’te yayınladığı ilk albümü Ağlama Bebeğim için yapmıştır. Üçüncü Beste de Ali Kocatepe’ye aittir.) Kerem Güney’in albümünde “Geçmiyor Günler Geçmiyor” adıyla yayımlanan şiirin ilk iki dörtlüğü şöyle:

Burda çiçekler açmıyor,
Kuşlar süzülüp uçmuyor,
Yıldızlar ışık saçmıyor,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Avluda olta vururum;
Kâh düşünür, otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler, geçmiyor.
(…)[5]

Yukarıda da değindiğim “Güneşin Sofrası, Yetmez mi Gönül” albümünde 9 Sabahattin Ali şiirinden 8’i Kerem Güney biri de Ferda Güney bestesidir. Albümdeki Sabahattin Ali şiirleri ve albümdeki adları şöyle:

     Albümdeki adı                   Şiirin Adı

Yetmez mi Gönül Yetmez mi
Acı Demlerde Hapishane Şarkısı IV
Sıcak Bir Sevda İstek
Kanatlarımdan Vuruldum Hapishane Şarkısı I
Kaygusuz Deli Bir Kuştum Hey
Mapusluk Sana Zor Gelir Hapishane Şarkısı II
Ağlayı Ağlayı Ağlayı Ağlayı
Kıyamadığım Kıyamadığım
Dünyaya Geldiğin Zaman Bir Doğum Günü için

Kerem Güney Sabahattin Ali’nin Hapishane Şarkısı III ve Hapishane Şarkısı V adlı şiirlerini de bu albümünden önceki iki albümünde bestelemişti. “Hapishane Şarkısı” şiirlerinin bütün serisi ve diğer şiirlerle birlikte toplamda 11 Sabahattin Ali şiirinin Kerem Güney tarafından bestelenmiş olduğu anlaşılıyor.

Sabahattin Ali’nin bestesi en çok bilinen diğer şiiri de Zülfü Livaneli bestesiyle tanıdığımız “Leylim ley” adlı şiiridir. Aslında şiir Sabahattin Ali’nin şiir kitaplarında değil “Ses” adlı öyküsünde geçer. Öyküde şiiri Ali adlı bir kahraman söyler. Yazar bu kurguda şiiri bir “halk türküsü” olarak öykü anlatıcısına söyletir. Bu halk türküsüne Sabahattin Ali’nin eserinden başka bir yerde rastlanılmadığına göre bu şiirin şairi olarak da Sabahattin Ali’yi anmak gerekir:

Yol amelesinin çadırı tarafından gelen saz sesi, ustaca çalınan bir meyandan sonra, susar gibi oldu ve bir erkek sesi o zamana kadar duymadığımız, fakat bize yabancı da gelmeyen bir halk şarkısı söylemeye başladı:

Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
Seher yeli, dağıt beni, kır beni;
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yârin çıplak ayağına sür beni…

Bu sefer de ben doğruldum. Saz tekrar kıvrak bir ara nağmesine başladığı hâlde, kulağımda hâlâ deminki sesin çınlamaları vardı. (…)

Ses tekrar ve bütün vadiyi çınlatırcasına başladı:

Aldım sazı çıktım gurbet görmeye,
Dönüp yâre geldim yüzüm sürmeye,
Ne lüzum var şuna, buna sormaya,
Senden ayrı ne hal oldum, gör beni.

 

(…) Saz çalan delikanlı da başını kaldırdı ve gözlerini biraz yumarak, tam karşısında beliren bu aydınlık yüzlü dinleyiciyi süzdü. Sonra saza vuran eli yavaşladı, gözleri kapandı, boğazı gerildi ve yüzü kırmızılaştı. Biz hayretle onu seyrederken, ince dudaklarının arasından beyaz dişler göründü ve delikanlı, bu sefer aya hitap eder gibi, şarkısına devam etti:

Ayın şavkı vurur sazım üstüne,
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilâl kaşlım, dizim üstüne,
Ay bir yandan, sen bir yandan sar beni.

(…) Pek az bir duraklamadan sonra, bu sefer başını kaldırmadan, daha yavaş, fakat eskisi kadar tatlı ve derinden gelen bir sesle şunları okudu:

Sekiz yıldır uğramadım yurduma,
Dert ortağı aramadım derdime,
Geleceksen bir gün düşüp ardıma,
Kula değil, yüreğine sor beni.

Ve sazını, iki kuvvetli vuruştan sonra, yanına bırakarak başını kaldırdı. Orada bulunanların birkaçı, yaşa, diye bağırdılar. [6]

Ali Kocatepe Besteleri

Başka bir şiiri de genellikle Sezen Aksu’dan dinlediğimiz “Dağlar” adlı şiiridir. Sezen Aksu’nun 1984’te çıkan “Sen Ağlama” adlı albümünde yer alan “Dağlar” şarkısının bestesi Ali Kocatepe’ye düzenlemesi ise Onno Tunç’a ait.

Başım dağ, saçlarım kardır,
Deli rüzgarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Şehirler bana bir tuzak;
İnsan sohbetleri yasak;
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.
(…)

Sabahattin Ali’nin Dağlar ve Rüzgâr adlı eserinin en başındaki bu şiiri S. Ali, 1931’de yazmış.[7]

Sabahattin Ali’nin Sezen Aksu’dan dinlediğimiz bir diğer bestelenmiş şiiri de Çocuklar Gibi’dir.

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı,
Kırlara yayılan ilkbahar gibi.
Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
Göğsümün içinde ateş var gibi

Bazı nur içinde, bazı sisteyim,
Bazı beni seven bir göğüsteyim,
Kah el üstündeydim, kah hapisteydim,
Her yere sokulan bir rüzgar gibi.
(…)

Bu şiirin bestesi yine Ali Kocatepe’ye düzenlemesi de Onno Tunç’a ait. “Çocuklar Gibi” şarkısı Sezen Aksu’nun yine Sen Ağlama albümünde yer alıyor.

Ali Kocatepe ve Onno Tunç ikilisinin Nükhet Duru’nun 1978’de yayınlanan “Melankoli” albümünde de iki Sabahattin Ali şiirinin bestecisi ve düzenlemecisi olarak karşımıza çıktığını belirtelim. Albüme adını veren Melankoli[8] ve albümdeki adı “Ben Gene Sana Vurgunum” olan “Eskisi Gibi”[9] şiirlerini Ali Kocatepe bestelemiş, Onno Tunç düzenlemiştir. Kerem Güney’den sonra Sabahattin Ali şiirleriyle bir albüm oluşturan diğer bir isim de Ali Kocatepe’dir. Bestesi kendisine ait olan daha önce Sezen Aksu ve Nükhet Duru’nun seslendirdiği şarkılarla birlikte yine kendi bestelediği Sabahattin Ali şiirlerinden oluşan 1989 çıkışlı “Şarkılarda Sabahattin Ali” albümünde 10 parça yer alıyor. Bu parçalardan biri Kerem Güney bestesi (Aldırma Gönül), biri Zülfü Livaneli bestesidir. (Leylim Ley) Geri kalan besteler Ali Kocatepe’ye ait. Daha önce Kerem Güney ve Ahmet Kaya’nın bestelediği Geçmiyor Günler Geçmiyor (Hapishane Şarkısı III) parçasını Ali Kocatepe de bestelemiş ve adı geçen albümde şarkıyı Aysun Kocatepe seslendirmiştir. (Yani Hapishane Şarkısı III şiirine 3 farklı beste yapılmış oluyor. “Kıyamadığım” şiirinin de iki farklı bestesi var. Bu şiiri önce Kerem Güney sonra da “Benimsin Diyemediğim” adıyla Ali Kocatepe bestelemiş)

Şarkılarda Sabahattin Ali Albümünde Ali Kocatepe’nin besteleri

Şiirin albümdeki adı Şiirin adı
Çocuklar Gibi Çocuklar Gibi
Ben Sana Vurgunum Eskisi Gibi
Melankoli Melankoli
Dağlar Dağlar Dağlar
Çakır Çakır
Geçmiyor Günler Geçmiyor Hapishane Şarkısı III
Benimsin Diyemediğim Kıyamadığım
Yaşamak Hayat

Ahmet Kaya Ağlama Bebeğim adlı albümünde 3 Sabahattin Ali şiirini bestelemiştir. Bunlar: Kara Yazı[10] Geçmiyor Günler (Hapishane Şarkısı III) ve Kızkaçıran’dır.[11]

Bunların dışında iki besteden daha söz etmeliyiz. Sabahattin Ali’nin “Mayıs”[12] şiirini Banu Kırbağ’ın sesinden hatırlayanlar olacaktır belki. Bestesi Alp Murat Alper’e, düzenlemesi de Ahmet Koç’a ait bu parça Banu Kırbağ’ın 1994’te çıkan Sevdalardayım albümünde yer alıyor.

Mayıs ayların gülüdür,
Taze bir çiçek dalıdır,
İçerim ateş doludur;
Mayıs’ta gönlüm delidir

Yeşil dağlara göçülür,
Kızıl şaraplar içilir;
Yârim dökülür saçılır,
Mayıs’ta gönlüm delidir.

(…)

Tespit edebildiğim son beste Cem Akgün’e ait. “Hapishane Şarkısı II” adlı şiirin üçüncü dörtlüğünü Cem Akgün bestelemiş ve bu beste Grup Çağrı’nın 1993’te yayınlanan İpek Oteli albümünde “Bir Yürek Kaldı Avucunda” adıyla yer almıştır. Sabahattin Ali’nin dörtlüğü şöyle:

Gözlerin uzağa bakar,
Kimden ne beklediğin var?
Yâr semtinden eser rüzgâr:
“Seni unuttu!..” der gelir..[13]

Cem Akgün bestelediği bu parçayı albüme kendisi okumuş. Şarkıda bu dörtlüğün peşine; “Acılarla örselenmiş/Bir yürek kaldı avucunda” dizelerini de söylemiş sanatçı. Bu dizeleri Sabahattin Ali’nin şiirleri arasında bulamayınca kendisine ulaşıp bu dizelerin kime ait olduğunu sordum. Cem Akgün, iki dizelik eklemenin kendisine ait olduğunu belirttikten sonra bestenin kısaca öyküsünü de anlattı. Akgün, bir asker mektubunda gördüğü bu dizelerden çok etkilendiğini önce dörtlüğün kime ait olduğunu bilmeden bestelediğini, bestelediği bu dörtlüğün Sabahattin Ali’ye ait olduğunu daha sonra öğrendiğini; şiire iki dizelik ekleme yapmasını da “müziğin boşluğunu doldurmak” maksadıyla olduğunu söyledi.

 

[1] Bu konuda detaylı bilgi için https://biredip.com/yahya-kemal-beyatlinin-bestelenmis-siirleri/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

[2] Sabahattin Ali’nin şiirleri ile ilgili detaylı bilgi için Atilla Özkırımlı’nın yazısına bakılabilir. Sabahattin Ali, Bütün Eserleri, YKY, İstanbul 2017, s. 1597.

[3] Sabahattin Ali, Bütün Eserleri, YKY, İstanbul, 2017, s. 1616.

[4] Sabahattin Ali, age. s. 1612.

[5] Sabahattin Ali, age. s. 1614.

[6] Sabahattin Ali, age. s. 1017.

[7] Sabahattin Ali, age. s. 1607.

[8] Sabahattin Ali, age. s. 1610.

[9] Sabahattin Ali, age. s. 1628.

[10] Sabahattin Ali, age., s. 1626.

[11] Sabahattin Ali, age., s. 1618.

[12] Sabahattin Ali, age., s. 1619.

[13] Sabahattin Ali, age., s. 1613.

Leave feedback about this

  • Rating

PROS

+
Add Field

CONS

+
Add Field