Ersin Bayram

PAZARTESİ YAZILARI/ Peygamber Mesleği

 

Öğretmen -eski tabirler muallim diyelim hiç fark etmez- bildiğim kelimeler içinde ruhumu, benliğimi, şuurumu, fikrimi, ifade gücümü ve kabiliyetimi çepeçevre kuşatmış kelimeler arasındadır. Ona tutunduğum gibi çok az kelimeye tutunduğumu, onu sarıp sarmaladığım gibi çok az kelimeyi sarıp sarmaladığımı düşünüyorum.

Çokları bilmez, anlamaz fakat öğretmenlik nazarımda dünyadaki en büyük nimetlerden biridir. Evvela peygamber mesleğidir. Öğretmen;  insan için daima güzel, faydalı ve takdire değer bilgiler verir.

Bütün büyük atılımların, büyük gelişmelerin, büyük fikir hareketlerinin, büyük ve çağları aşan her türlü hareketin başında öğretmenler vardır. “Gelecek onların eliyle şekillenir.” Yeni nesiller öğretmenlere emanettir.  Bu yüzden bilirim ki benim dikeceğim fidan meyveye durduktan sonra meyvesiz kalmaz. Benim yakacağım ateşin sıcaklığında binler, belki de milyonlar, ısınır. Benim inşa ettiğim çeşmenin suyu gürül gürül akar da nice susuzların yanık bağırlarına ab-ı hayat olur.

Dünyanın herhangi bir yerinden kâinatın sonsuzluğundaki herhangi bir yere uzanıp devşirdiğim binlerce güzelliği oluşturmaya çalıştığım bahçedeki her dem taze ve her dem yeni kalıp binlerce ürün verecek talebelerimin zihin toprağına saçıveririm. Gerisi Allah kerim. Ümit benim ekmeğim ve sabır her gün içtiğim suyumdur. Çünkü benim saçtığım her bir tohum sihirli bir güce sahip değildir ki hemen meyveye dursun… Yeri ve zamanı geldiğinde mutlaka meyveye duracaktır… Ama sadece zaman, sadece zaman…  Ben bilirim ki o bahçeye serptiği her bir tohum zamanı geldiğinde bazen devasa bir ağaç olacak binlerce insana feyz, ümit ve gölgelik edecek bazen de sade bir ot olarak kalacak. Ama benim bahçemin güzelline dair bir ışıltı olacak. Şunu da biliyorum ki ister devasa bir çınar olsun ister sade bir ot, onlar benim ruhumun rüzgârını yansıtacaklar. Bendeki hasreti, bendeki azmin hazzını, bendeki güzellikleri bulma, güzele yönelme ve güzel bir dünya bina etme hayalinin şekillendirdiği ideale; önce çevrelerini sonra da yayıla yayıla bütünü etkisi altına alan bir deprem gibi dünyanın bağrına yayılacaklar. Ben bütün bu hasreti, büyük öğretmenlerden öğrendim ve onlara nakletme azmindeyim. Ben biliyorum ki talebelerim geleceğin büyük Türkiye’sinde bir kutup yıldızı gibi ışıl ışıl parlayacaklardır. Niyetimiz halistir. Her yetişen yeni nesil benim eserimdir.

Tarihe şekil verenlerin hep hükümdarlar, siyaset adamları olduğu düşünülür. Aslında bu fikir çok yavan ve mesnetsizdir. Ülkeler kılıçla fethedilir, adaletle yönetilir, denir. Adaletin temelinde de öğretmenler vardır. Ben biliyorum ki tarihe asıl şekil verenler öğretmenlerdir. Öyle öğretmenler vardır ki bütün dünyayı fikirleri ile etkilemiştir. Bütün insanlara fikirlerinden bir nüve bırakmıştır.

Kalem kılıçtan keskindir, denir. Bu atasözü bana tesir etmiştir, üzerinde çok düşünmüşümdür. Haftada birkaç defa zihnimden geçtiği vakidir. Kalem ve kılıç hakkında edebî eserler, ikisinin çeşitli vasıflarını mukayese eden şiirler yazılmıştır. Kalem dendiği vakit öğretmenleri ve eli kalem tutan yazar taifesini hatırlarım. Öyle öğretmenler bilirim ki bir milletin kaderine tesir etmiştir. Öğrencileri binlerce kilometre ötede öğretmenin yolunda ve izinde insanları doğru yola, hakiki bilgiye sevk etmişlerdir. Bu öğretmenlerin kurduğu fikir nizamı ile büyük devletler kurulmuştur. Bunlardan biri Ahmet Yesevî’dir ki tanıdığım büyük Türkler içinde ilk sıralardadır. Mevlana asrının en büyük âlimlerindendir. Bugün dünyanın hayranlıkla okuduğu büyük Türklerdendir. Bu iki öğretmenin hâlâ tesiri devam etmektedir. Hacı Bayram-ı Veli’nin halifelerinden Akşemseddin öyledir. Fatih Sultan Mehmet’in büyük hocası. Fethin yolunu açan anahtarlardan. Daha nice bildiğimiz ve bilemediğimiz öğretmenler.

Ya bizler, ya bizim öğrencilerimiz. Onlar nerededir? Ne olacaklardır? Milletlerinin kaderine nasıl bir tesirleri olacaktır. Geleceğin Türkiye’sinde nerede olacaklardır?

Ben isterim ki benim öğrencilerin ilerilere, ötelere, benim bilmediğim yerlere, aklımın ve fikrimin işlemediği noktalara ersinler. Ben isterim ki öğrencilerim büyük devletler kuran atalarının izlerini bulsunlar, o izleri okusunlar ve kendilerine yol çizsinler. Ben isterim ki öğrencilerin “Önce Vatan” desinler ve nefislerinin önüne vatanı koysunlar.

Ben öğretmenim… Nice öğrencilerim oldu, niceleri de olacak. Kimi dilimde kaldı. Derdine derman aradım bulamadım. Üzüldüm. Kimi aklımda kaldı bir yola sevk ettim takibini iyi yapamadım. Kimi gönlümde yer etti. Selamete erdirdim. Ve yine biliyorum ki insan ölümlü. Ancak yine biliyorum ki öğretmenler ölmez. Ben öğrencilerim, onların öğrencileri ve daha niceleri ile asırlar boyunca yaşayacağım. Rabbime sonsuz hamdolsun ki öğretmenlik nimetini tattırdı.

Leave feedback about this

  • Rating

PROS

+
Add Field

CONS

+
Add Field