BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE MEHMET ÂKİF

27 Nisan 2013 0 yorum Millî Edebiyat Dönemi 865 Görüntüleme

 

“VATAN HAİNİ GİBİ ARKAMDA POLİS HAFİYESİ GEZDİRİYORLAR”

Âkif’in yakın dostu ve Neyzen Tevfik’in Kardeşi Şefik Kolaylı anlatıyor:

… 27 Aralık 1950 günü Ziraat ve Veteriner Fakültesi salonunda yapılan toplantının mevziî olduğunu göz önüne alan üniversite gençliği, Âkif adına yapılacak toplantının daha şumullü olması gerektiği noktasında fikir birliği yaparak 31 Aralık 1950 Pazar günü Ankara Halkevi salonunda ikinci bir toplantı tertiplemişlerdi. Program gereğince (Prof. Fazlı Yegül’den sonra kendisine) söz verilen ve Mehmet Akif’in en yakın arkadaşlarından Şefik Kolaylı (Neyzen Tevfik’in kardeşi- Ankara soğuğunda giyecek paltosu olmayan Âkif Bey’in çok şiddetli günlerde, Meclis’e giderken muşambasını ödünç aldığı zat) büyük bir heyecanla konuşarak merhûma ait hatıralarından bazılarını anlattı. “Pendik Bakteriyolojihânesi müdürü iken” diye söze başlayan Şefik Kolaylı şöyle dedi:

 

— Bir cumartesi günü idi. Yanında Fazlı Yegül de vardı. Yarın Mısır’a gideceğini ve arz-ı vedâa geldiğini söyledi. Çocuklarının tahsil ve terbiye çağı olduğunu, şimdi Mısır’a gitmekle çocuklarının tahsilinin sekteye uğraması muhtemel bulunduğunu ileri sürerek kararından vazgeçmesinde ısrar ettik. Âkif, büyük bir hüzün ve te’essür içinde dedi ki: “Arkamda polis hafiyesi gezdiriyorlar. Ben vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muâmele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı gidiyorum.”

Şefik Kolaylı bu hatırayı anlatırken çok büyük bir heyecan ve te’essür içindeydi. Sanki o günü aynen yaşıyordu. İlave etti:

— Arkadaşlar, Âkif’e yobaz dediler, softa dediler, şapka giymemek için Mısır’a gitti dediler. Hayır arkadaşlar, hayır. Âkif, cumhuriyete inanmıştır. Âkif bu vatanın selametini ve bu memleketin yükselmesini herkesten çok istemiştir. Âkif, vatan sevgisini aile sevgisinin üstünde tutmuştur. Bir vatan haini gibi arkasında polis hafiyesi gezdirilmesine ve adım adım takip edilmesine tahammül edemediği için öz vatanını terk edip Mısır’a gitmek zorunda kalmıştır.

(Fahri Kutluay, “Aydınlatılan iki Mühim Sır, Sebilürreşad dergisi, c. 4, no.99, s. 374, Nisan 1951)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum