KURŞUNA DİZDİRECEK YAZI: “KARA BİR GÜN”

27 Nisan 2013 0 yorum Servet-i Fünûn Edebiyatı 2422 Görüntüleme

suleyman nazif

Süleyman Nazif, Servet-i Fünûn topluluğunun içinde anılsa da, aslında onlardan birçok yönden ayrılan bir sanatçıydı. Servet-i Fünûncuların mülayim ve yumuşak mizaçlı olmalarına karşın, Süleyman Nazif gözünü budaktan esirgemeyen, doğru bildiğini her fırsatta ve her ortamda söyleyebilen bir edip olarak dikkatleri çekiyordu. Cenap Şahabettin ile sıkı dost olmalarına rağmen Süleyman Nazif’in olaylara bakışı Cenap’tan farklıydı. Nazif, her şeyden önce millî konulara daha fazla hassasiyetle yaklaşıyor ve memleketin ateşle imtihanı dönemlerinde milliyetçi ve vatansever yazılara imza atmaktan çekinmiyordu. Cenap Şahabettin ile Hâdisât gazetesinde birlikte yazmalarına karşın Cenap, millî mücadele hareketini küçümseyen yazılar kaleme alırken Süleyman Nazif onun aksine millî davaya sahip çıkıyor ve bu uğurda her türlü tehlikeyi göze alıyordu.

9 Şubat 1919 tarihli Hâdisât gazetesinde siyah bir çerçeve içinde yayınlanan “Kara Bir Gün” yazısı Süleyman Nazif’in cesur kaleminden dökülen satırlardan oluşur. Nazif, İtilaf kuvvetlerinin İstanbul’u işgali ertesinde yazdığı bu yazının akabinde Fransız generali tarafından kurşuna dizdirilmek istenmiş ancak nedendir bilinmez bu düşünceden vazgeçilerek diğer ittihatçı ve milliyetçi şair, yazarlarla birlikte Malta’ya sürgüne gönderilmiştir.

Süleyman Nazif’e bu yazıyı yazdıran sebeplerin başında varlıklarını ve dillerini bize borçlu olan gayrimüslimlerin (Ermeni, Rum, Yahudi) İstanbul’un işgali münasebetiyle düzenledikleri şaşaalı gösterilerdir. Yüzlerce yıldır içimizde yaşayan bu zevâtın ikiyüzlülüklerine ateş püsküren Nazif, bu duruma biraz da müstehak olduğumuzu belirterek sitem etmektedir. Viyana önlerine dayanan, bugün İstanbul önlerinde dişlerini gösteren düşmanın atalarına diz çöktüren ecdâdını hatırlıyor ve ecdâdın evlatlarının düştüğü bu içler acısı duruma kahrediyor.

İşte Süleyman Nazif’i sürgüne yollayan yazı:

 

 

Süleyman Nazif’in el yazısıyla orjinal metin

KARA BİR GÜN (Hadisât gazetesi 9 Şubat 1919)

Fransız cenaralinin (generalinin) dün şehrimize vürûdu (gelişi) münasebetiyle bir kısım vatandaşlarımız (azınlıklar) tarafından icra olunan nümayiş Türk’ün ve İslam’ın kalbinde müebbeden kanayacak bir cerihâ (yara) açtı. Aradan asırlar geçse ve bugünkü hüzün ve idbârımız (talihsizliğimiz) şevk ve ikbâle münkalib olsa (yerini neşeye ve talihsizliğe bıraksa)yine bu acıyı hissedecek ve bu hüzün ve teessürü evlâd ve ahfâdımıza (torunlarımıza) nesilden nesile ağlayacak bir miras ter edeceğiz.

Almanya orduları 1871 senesinde Paris’e dahil olarak –Büyük Napolyon’un Neşide-i mütehaccire-i muzafferiyâtı olan (Napolyon’un kazandığı zaferlerin taşlaşmış bir şiiri olan)- Tâk-ı Zafer altından geçerken bile Fransızlar bizim kadar hakaret görmemişti. Ve bizim dün sabah saat dokuzdan on bire kadar hissettiğiz ye’s ve azabı duymamıştı. Çünkü (Fransız) namını taşıyan her ferd, çünkü yalnız Hıristiyanlar

değil, Yahudi Fransızlarla Cezâyirli Müslümanlar o matem-i millî karşısında aynı telehhüf ve hicâb (üzüntü ve utanç) ile ağlamış ve kızarmışlardı.

Biz ise mevcûdiyet-i millîye ve lisâniyyelerini bizim ulûv-ı cenâbımıza (gönlümüzün yüceliğine) medyûn (borçlu) olan bir kısım halkın (azınlıkların) hây ü hûy-ı şemâteti (şamata çığlıkları) ile matem-i muazzezimize en acı hakaretlerin birer tokat şeklinde atıldığını gördük. Buna müstehâk değil idik diyemeyiz. Müstehak olmasaydık bu felakete dûçâr olmazdık (uğramazdık). Her kavmin sehâif-i hayatında (hayat sayfalarında) birçok ikbâl ve idbâr sahifeleri vardır. Fransa kralı birinci Fransua’yı (Şarl Ken)in mahbesinden kurtarmış ve koca viyana şehrini kerrât ile (birçok kere) sarmış bir ümmetin defter-i mukadderâtında böyle bir satr-ı elîm (çok acı bir satır) de mestûr imiş (yazılıymış). Her hâl, mütehavvildir (değişir). Arapların güzel bir sözü var:

‘Isbır feinne’d-dehre lá yesbır’(Sen Sabret. Çünkü nasıl olsa zaman sabretmez), derler.

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum