Nesrîn

5 Temmuz 2015 2 adet yorum Tevfik Fikret 772 Görüntüleme

Nesrîn

­— Şimdi ben doğrusu evvelki çocukluklardan

Nâdimim; gönlümü isrâf ü tebâh ettiğimi

Bin merâretle bugün anlıyorum; bir vicdân

Bana ihsâs ediyor işte bitip gittiğimi;

 

Ben ki bitmez sanıyordum bu hayâtın şevki…

— Etme, Nesrin, bana zehr etme şu bir dem zevki!

Kız, bu son âşıkının kaç gecedir en coşkun

Bir muhabbetle alevler saçan âguuşunda

Hep bu şekvâ-yı nedâmetle – muazzab, solgun,

İnlemiş; sonra “Bunun neşve-yi bî-hûşunda

 

Bir tesellî bulurum belki…” hayâliyle bütün

Cism-i bî-tâbını bezi etmiş idi:

                                           — Bak her gün,

Her zaman ben şeninim, hep sana münkâdım ben.

Lâkin artık yetişir; aşk, o benim menfûrum,

O benim zehr-i hayâtım… bana hep sevmekten            

Bahs ederler, bunu artık çekemem, mazûrum!

Diye hem aşkını ithâm ederek, hem nevmîd

Bir verem hastası hâlinde müselsel ve medîd

İstikalarla berâber yine ondan ebedî

Bir şifâ bekleyerek, kaç gecedir pür nefret      

Bir telezzüz, acı bir zevk ile eğlenmişti.

Şimdi artık bu maişette büyük bir zillet.

Bir sefâlet görüyor; ağlayabilmek, heyhat

Çoktan olmuş ona bigâne bu mat’ûn-ı hayât.

— Ağlasam, âh azıcık ağlayabilsem, ömrüm   

Bütün âlâm ile, ekdâr ile geçsin, aramam.

Ağlasam, belki biraz yağsa o rahmet, görürüm

Şu bulutlarla sönen günde açık bir akşam.

Fakat efsûs…

                         Evet, efsûs ki bî-çâre, senin

Ebediyyen kalacak böyle mülevves bedenin,   

Ebediyyen kalacak böyle mülevves ruhun.

— Ağlamak, hiç o saâdet bana kısmet mi olur?

Ben ki bâzîçesiyim her emel-i mekruhun

Bana ölmek yaraşır, başka saâdet mi olur?

Âh ben, ben ki henüz gönce iken solmuş gül   

Gibiyim, böyle mülevves, bana ölmek bile zül!

                            *

Tâ çocuklukta penâh ettiği âguuş-ı vefâ

— Doymadan germî-yi nûşînine bî-çâre sabi

Ebediyyen soğuyup, en acı, en rûh-gezâ

Bir maişet onu vely etti.. Bu bir hayye gibi       

Çocuğun mâil-i ulviyyet olan tıynetini

Sanki tesmîm ederek, cevher-i sâfiyyetini

Bir kömür hâline koymuş, ona artık yaşamak

Bir felâket gibi olmuştu; reh-i âmâli

Bu soğuk terbiyenin karları altında uzak,         

Pek uzak, hem bütün âsâr-ı şereften hâli

Bir beyâbâna açılmakta idi; belki yarın

Bir güzel göz, iki dikkatli nazar, bir dalgın

Vaz’-ı giryân-ı garîbâne kızın bâkir ü tâm

Ne kadar duygusu kaldıyse tutup mahv edecek;

Sonra bîçâre kadın – dul, beceriksiz, bed-nâm,

Bir çürük meyve kadar hâr ü mülevves, bitecek…

İşte Nesrin daha bir gonce-yi nev-hande iken

Geçti, makhûr-ı kazâ, hep bu dikenliklerden.

Şimdi artık yaşamaktan bile nefret duyuyor;

Şimdi artık bütün âmâlini tahlil etsek

Bir yudum zehr olacak; bir acı vahşet duyuyor

En sefâ bulduğu, en sevdiği âlemlerden…

                         *

Bir sabâh, evde bütün bir şeb-i tâkat-şikenin

Taab-i nekbeti altında ezilmiş, gam-kîn,

Otururken, kapıdan örtülü, dil-ber bir kız

Korkarak girdi:

                           — Hanım, ben hamarat bir çocuğum;

Validem öldü; babam yok; bana bir vicdansız

Para teklîf ediyor… ben size kurbân olurum,

Beni redd etmeyiniz, saklayınız., hizmetten

Hiç yorulmam., beni tahlîs ediniz zilletten…

— Oof hâin!..

                          Bu teheyyüc, bu temennî, bu sıcak

Yaşlar altında vakûrâne yanan vech-i güzîn

Kadının rûhuna bir aks-i teselli saçarak

Gözlerinden iki yaş düştü… o akşam Nesrin

Yeni bir âşıkı redd eyledi; bir leyl-i huzur

Çekti mâzîsine bir sütre-i nisyân, pür nûr.

                                   Tevfik Fikret (Rübâb-ı Şikeste)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

2 adet yorum

  1. Eda Nisan 21, at 03:29

    Bu şiir ne anlatıyor acil lütfen söyleyin

    Reply
    • edebice Nisan 21, at 14:29

      Eda Hanım Merhaba. Tevfik Fikret'in "Nesrin" şiiri; aşkına karşılık bulamayan bir kadının ızdıraplarını, çaresizliğini ve son olarak da aşka kapılarını kapatışını anlatmaktadır. Selamlar

      Reply

Yorum Yapabilirsiniz