MÜZİĞE DAİR BİRKAÇ KELAM

28 Nisan 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 430 Görüntüleme

pexels-photo-165973

“Halka ağzın sırrını her dem kılır izhâr söz 

Bu ne sırdır kim olur her lahza yoktan var söz”

Fuzuli’ye ait sıkça tekrarladığım bir beyit. Sözün görkemini bana en güzel anlatan bu. Yoktan var etmenin daimîliğini nahif bir şekilde dile getiriş. Hele de sözdeki mucizevîliği vurgulaması… Sanırım sözün gücü bundan daha iyi ifade edilemez. Mevlana’nın “her şey ‘Ol’ sözünün üstündedir” mealindeki mısraını saymazsak tâbii. Bunun yanında sözün gücünü, en iyi şiirin gösterdiği de bu örneklerle belirtiyor kendini.

Sözün gücüne amenna. Lâkin müziğe ne demeli? Bir fon müziği, kaç gündür beni can evimden vuruyor. Ulaşamadığım, arzuladığım, hayal ettiğim… Daha doğrusu söyleyemediğim her şey bu tınıların içine saklanmış sanki… Öyle bir buruklukla beni sarsıyor ki nerelere savrulduğumdan habersizim. Mazi ve ati bu ezgiyle bütünleşiyor, gönlümün derinliklerinde fırtınalar kopartıyor âdeta. Dayanılmaz sarsıntılar başlıyor, iç evrenin öte yakasında. Kapandığını düşündüğüm bütün yaralarım, şimdi daha iyi görüyorum, hâlâ kanıyor… Müziğe ruhun gıdası denmesindeki hikmet de bu olsa gerek.

Söz ve müzik birlikte dolanıyor kimi zaman dilime. “Âlemlerin seyran olur gönlümde”, eski bir ezgi olarak kulaklarımda dolaşırken, daha iyi anlıyorum sözle müziği. Şanı, şöhreti taşa çalma; Yunus’un eskimez ifadesi olarak dolaşıyor yıllardır dilimde bir ilahi olarak. Hakkı dileme duyarlılığı, ömrün çizgisini belirleyen kesitler… birer ezgiye dönüşerek usul usul dolaşıyor zihnimde. Bu da söz ve ezgi kardeşliğini daha bariz vurguluyor bana.

Sufilerin müziğin sözden önce olduğu ve lisan olmadan ruhların müzikle anlaştığı yönünde bir düşüncelerinin olduğunu okumuştum bir makalede. Nedense ben, hep bunun tersi bir durumun hâsıl olduğunu düşünmüşümdür. Bunda, başta da belirttiğim gibi, Mevlana’nın yaratılışın sözle ortaya çıktığı görüşü etkili olmuştur. Dolayısıyla müzik de sözle birlikte halk olmuş diye düşünürüm. Şiir de bu konudaki görüşümü destekler sanırım. Önce müzik mi, yoksa söz mü sorusunun cevabı: bence şiirdir. Söz olmadan müzik olacağını düşünmem, müziksiz söze aşinayız lâkin sözsüz müziğe ne demeli bilmem ki!

Sözün tarihi, müzikten daha eskidir demek güç. Birbiriyle iç içe gelmiş müzikle söz. Şiirde kaynaşmışlar. Göçebe yaşarken âdemoğlu sözü, müzikle korumuş ve kollamış. Her şeyini şiire ve şiirimsilere taşıyarak götürmüş yanında. Şurada üç beş yüzyıl olmuş sözle müziğin ayrılması. Müziksiz sözler ve sözsüz müzikler yeni türemiş yani. Buna rağmen şiirde devam ediyor kardeşlikleri. Şiiri yüzyıllardır güçlü kılan da bu belki!

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum