Bir Şiirini Kadın Saçından Tablo Yapıp Asan Şair:Celal Sahir Erozan

27 Nisan 2013 0 yorum Servet-i Fünûn Edebiyatı 1832 Görüntüleme

CelalSahir

Kızının anlatmasına göre Celal Sahir bir beyitini kadın saçından levha halinde yazdırıp yatak odasının girişine astırmıştır.

Bir çok edebiyat kitabında Celal Sahir, aşk ve kadın şairi olarak tanıtılmaktadır. Bu cümlenin doğruluğunu kendisi de bir çok kere ifade etmiştir:

“Bütün hayatımı onlar verir de ben yaşarım

Kadınlar olmasa öksüz kalırdı eş’ârım”

Hayalleriyle beslenen şairin en çok işlediği temalar “kadın” ve “aşk”tır.

 

“Benim şiirlerimin ruhu bir güzel kadının

Esir-i kalbine aid garâm-ı şarıktır.

Hayır, şiirlerimin ruhu bir kadınlıktır. (Beyaz Gölgeler, 99)

 

Celal Sahir’in kızı Berin Nadi Hanım (Gazeteci Nadir Nadi’nin eşi):

“Bütün hayatımı onlar verir de ben yaşarım / Kadınlar olmasa öksüz kalırdı eş’ârım” beytinin ; babasının yatak odasının kapısının üstünde, atlas üzerine kadın saçıyla işlenmiş güzel bir hât levhâsı halinde asılı olduğunu anlatmıştır. (Karaca, Nesrin;1993.s.197)

CELAL SAHİR EROZAN (1183-1935)

1883’te İstanbul’da doğdu. Babası Yemen valisi iken ölen İsmail Hakkı Paşa’dır. İlköğrenimini Nümûne-i Terakkî özel ilkokulunda Davud Paşa Rüştiyesi’nde bitirdikten sonra Vefa İdadisi’ne girdi. Buradan da mezun olduktan sonra, bir müddet mekteb-i Hukuk’a devam etti ise de bitiremeden ayrıldı. Küçük yaşlarda annesi babasından ayrılınca Celal Sahir annesinin yanında kalmıştı. Annesi Fehîme Nezîhe Hanım şair ruhlu bir kadındı. Eski tarzda şiir ve şarkılar yazıyordu. Bu şair annenin yanında Celal Sahir’in şairlik yönü çabuk uyandı. Şiir okuma ve hitabet kabiliyeti de gelişen Celal Sahir dokuz yaşında padişah II. Abdülhamit’in huzurunda şiir okumuş ve ondan mükafatlar almıştır. Şiire olan merakı gittikçe artan şairin ilk basılı şiiri irtikaa adlı dergide çıktı (1898) Fransızcasını ilerletne Celal Sahir, Fransız Edebiyatını ve Servet-i Fünûn dergisini takibe başlamıştır. Nihayet Servet-i Fünûn dergisinde ilk şiiri 1899 yılında çıktı. Derginin geçici olarak 1901’de kapatılmasına kadar dergide “Sahir” imzasıyla bir dizi şiiri çıktı.

1903’te memur olarak Hariciye Nezareti’ne girdi. 1904’te Hâlet Hanım’la ilk evliğini yapar. 1919’lu yıllarda Lütfiye Hanım’la ikinci ve 1928’de Zonguldak milletvekili olarak Meclis’e girdiği yıllarda da Atiye (ya da Aliye) Hanım’la üçüncü evliliğini yapar. 1907’de Mercan İdadisi ile Kabataş İdadisi’nde edebiyat dersleri verdi. Demet adında bir kadın dergisi çıkarmış ve Fecr-i Ati Topluluğu’nun başına geçerek Servet-i Fünûn dergisini bu topluluğun yayın organı haline getirmiştir. İlk şiir kitabı “Beyaz Gölgeler” ve ikinci kitabı “Buhran” adıyla bastırdı. Buhran adlı kitapta mensur şiirleri de yer almaktadır.

Fecr-i Âti Topluluğu’ndan ayrılarak Türk Derneği’ne girdi. Celal Sahir bu tarihten sonra Millî Edebiyat akımının etkisinde kalır. Türk Yurdu, Türk Ocağı gibi milliyetçi derneklerin yayın organlarında yazar ve bu derneklerde aktif görevlerde bulunur. 1914 yılında Fuat Köprülü ile liseler için Kıraat-ı Edebiyye adıyla bir okuma kitabı hazırladı. Birinci Dünya Savaşı sonlarına doğru bir müddet ticaretle uğraştı ve bu yüzden eleştirildi. 1919’da Mehmet Asım’la ilkokullarda okutulmak üzere Müntehab Çocuk Şiirleri adıyla bir eser yayımladı. 1917’de Mebus Namzedlerim adıyla bir küçük mizahi eser yayımladı. 1928’de Zonguldak millet vekili oldu ve Türk Dil Kurumu’na üye seçildi. 14 Aralık 1935’te akciğer kanserinden öldü. Bakırköy Mezarlığına defnedilmiştir.

Atatürk’ün başkanlık ettiği Türk Dil Kurumu çalışmalarında (soldan ikinci Celal sahir)

SANATI

Servet-i Fünun’un genç şairi olarak ün yapan şair, Hâmit’ten sonra Türk nazmının en fazla yenileşmeye istekli olan şahsiyetidir. Servet-i Fünûn döneminde yazılmış şiirleri tamamiyle ferdi konuda ve “güzellik için sanat” anlayışına uygun olarak tertip edilmiştir. İlk şiirlerinde Tevfik Fikret ve Faik Ali’ni tesiri görülmekle beraber daha on altısında kendi şiir mecrasını ve kişiliğini bulduğu görülür. Hayal ve duygu Sahir’de de en belirgin özelliktir. Bunların samimi ve kolay bir ifade tarzı ile işlenmeleri onda hafif fakat cazip bir lirizmin doğmasına yol açar. Bu şiirlerinde belli başlı temalar “kadın” ve “aşk”tır. Şiirlerinde ana çizgiyi bu temaların oluşturması beraberinde yoğun eleştirileri de getirmiştir. O, bu eleştirileri haklı bulmakla beraber bu konuda yapabilecek fazla bir şeyi yoktur çünkü “kadın”a karşı bir zaaf içindedir. Şair bütün güzel kadınlara arasında bir tercih yapamadığı için hiçbirine bağlanamaz ve bağlanamamanın cezasını da çeker. Çünkü sevgilileri ona diledikleri gibi hükmederler, azarlarlar hatta ellerine iğne bile batırırlar. Şair bunları hepsine memnuniyetle katlanır. Kadınlardan gelen ızdırap da onun için bir zevktir.

Servet-i Fünûn nazmının kötümserliği ve bencilliği Celal Sahir’de de fazlasıyla göze çarpar. Şiirlerinde dinmeyen bir melâl havası eser. Fecr-i Âti bu hastalıklı hassasiyeti daha da besler.

Millî Edebiyat Hareketi’ne katıldıktan sonra ara sıra sosyal konuları işleyen şiirler yazdıysa da evvelki şiirlerin temalarından ayrılmadı. Ancak şair için, Fecr-i Âti’den Millî Edebiyat’a geçiş Servet-i Fünûn’dan Fecr-i Âti’ye geçiş kadar kolay olmadı. Çünkü Servet-i Fünûn’un dili, üslûbu, nazım tekniği ile Fecr-i Âti’ninkiler arasında mühim ayrılıklar yoktu. Ancak Millî Edebiyat’ın estetiği ve üslûbuna uyum sağlayabilmek için çok gayret etti. Yıllarca alıştığı aruz ve kapalı dilin etkisinden sıyrılmak şair için kolay olamdı. Önceleri heceyle bir iki şiir (Sana Yavrum ve Aşkı Terennüm gibi)denediyse de Genç Kalemler dergisinde yayımladığı “Cünun” şiiriyle beraber aruz veznine dönüş yaptı ancak dili sadeleştirmeyi denemeyi bırakmadı. Fecr-i Âti ve Servet-i Fünûn estetiği ve duyuşula Millî Edebiyat dilinin birleşimiyle oluşan bu şiirler (Benim Kalbim gibi)aslında şair için gariplik ve acınacak bir durum oluşturuyordu. Şair Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru eski duyuş ve ifade tarzlarını tamamen terk etmek suretiyle bu garabetten de kurtulmuş oldu. Bundan sonra eski üretkenliği olmasa da diri ve samimi heyecanla şiirler yazmaya devam etti.

CELAL SAHİR EROZAN’IN SİYAH KİTAP ŞİİRİ İÇİN TIKLAYINIZ.

ESERLERİ:

A. Şiirleri

1. Beyaz Gölgeler: Celal Sahir’in basılı ilk şiir kitabıdır. Edebiyat-ı Cedide Kütüphanesi’nin on üçüncü Kitabı olarak 1909’da basılmış olup, şairin 1898’den 1909’a kadar yazdığı şiirleri ihtiva eder. Kitapta 93 şiir vardır.

2. Buhran: 1909 yılında basılan bu eser 38 parçadan ibarettir. Kitapta “Buhran” başlıklı altı manzume ile 32 mensur şiir yer almaktadır.

3. Siyah Kitap: Edebiyat-ı Cedide Kütüphanesi’nin yirmi yedinci kitabı olarak basılmıştır. Eserde, 1909-1910 yıllarında Fecr-i âti döneminin otuz yedi manzumesi ve 10 mensur şiiri yer almıştır.

4. İstanbul İçin Mebus Namzetlerim: Celal Sahir’in Hakkı Nâşir takma adıyla yayınladığı bu kitapçık bir hicviye risalesidir. Kaside nazım biçiminde altı manzumeden oluşan bu eser, her bir mazumede ayrı ayrı altı kişi konu edilmiş ve bunlara alaya alınarak anlatılmıştır.

5. Kardeş Sesi: II. Meşrutiyet’in ilanı üzerine yazılan küçük bir risaledir. Meşrutiyetin hemen ardından o günlerin coşkusuyla kaleme alınan manzume on üç bentlik; ilk üç bendi altışar, onar bendi beşer mısradan meydana gelmiştir.

B. Diğer Eserleri:

Celal Sahir’in şiir kitaplarından başka “Müntehab Çocuk Şiirleri” ve “Kıraat-ı Edebiyye “adıyla ilkokul ve ortaokullar için hazırlanmış iki antolojisi ile “Simon” ile “Ceza” adıyla tercüme ettiği iki de tiyatro eseri vardır.

KAYNAKÇA:

Dr. Nesrin Tağızade Karaca, Celal Sahir Erozan, Meb Yay. İstanbul, 1993

Kenan Akyüz, Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, İnkılap Yay. s.432

SİTEMİZDEN KAYNAK BELİRTİLMEDEN ALINTI YAPILAMAZ…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum