Behiştî’nin asıl ismi Ramazan olup Abdulmuhsin isimli bir şahsın oğlu olarak Vize’de dünyaya gelmiştir.[1] Şu beyit Vize doğumlu olduğunda bir şüphe bırakmaz.
Felekde âdeme hergiz vatandan özge yer olmaz
Behiştî bâğ-ı cennetden alâmetdür bana Vize
G 458/5[2]
Kaynaklarda “Vizeli Behşitî, Behiştî-i Sânî, Vâiz Behiştî gibi isimlerle anılır. Bunun sebebi kendisi gibi Behiştî mahlasına sahip şairlerle karışmasını engellemektir. Medrese mezunudur. Eğitim hayatında medreseye kadarki kısmı belirsizdir. Medrese eğitimini İstanbul’da tamamlamış, diğer ilimler ve Arapçadaki başarısından sonra danişmend oluştur. Sonradan tasavvufa yönelen ve Merkez Efendi’ye intisap eden şair, seyr ü sülûkunu tamamlayarak hilafet almış. Çorlu’da Merkez Efendi’nin halifesi olarak uzun yıllar yaşamış ve imamlık yapmıştır. Evinin çevresine inşa ettirdiği odalarda talebe yetiştirmiş ve halkı irşat etmiştir. Behiştî’nin bir görevi de vaizliktir. Şair Çorlu’da 979 (1571-72) vefat etmiş ve evinin bulunduğu zaviye içerisine defnedilmiştir.[3]
Şairin bir müddet Bursa’da bulunduğunu da Şehrengiz’i ortaya koymaktadır. Fakat hayatının hangi döneminde orada olduğu net değildir. Bu hususta Fatih Tığlı çeşitli çıkarımlarda bulunuyor. Tığlı, şehrengizin dua bölümünde ismi anılmayan sadrazamın Pargalı İbrahim Paşa olması ihtimalinde durur:
“Hemân ol dem anı dergâha iltem
Ki oldur Hazret-i Paşa-yı a‘zam
Dür-i bahr-i vefâ muhtâr-ı erkân
Vezîr-i a‘zam-ı Sultân Süleymân
Sipihr-i ‘adle biri gün biri mâh
Bağışlasun biri birine Allah
İrince rûz-ı haşr-i emr-i tekvîn
Müdâm olsun Allahümme âmîn
B 105-108
İsmi açıkça belirtilmeyen bu sadrazamın, döneminde şairleri ve sanatkarları himaye etmesi ile tanınan (Makbul, Pargalı) İbrahim Paşa olduğunu tahmin ediyoruz. Eğer bu ihtimal doğru ise şehrengiz Behiştî’nin gençlik yıllarına denk gelen bir zamanda, Paşa’nın idamından (1536) önce yazılmış olmalıdır.”[4] Tığlı sonuç bahsinde ise şöyle der: “Şair, asıl memleketi Vize’den uzakta olduğu için Bursa’da kendisine rağbet edilmediğini, ilgi gösterilmediğini söyler. Yapılan çalışmalarda şehrengizin Vize’ye mi yoksa Bursa’ya mı ait olduğu tam olarak tespit edilememiştir…Tam bir nüshanın varlığı ile bu durum net bir şekilde ortaya konuluncaya kadar eksik bu nüsha ile şairin Bursa’da bir dönem bulunduğunu söyleyebiliriz. Bu tarihin de ismini açıkça belirtmediği veziriazamın İbrahim Paşa olduğunu kabul ederek 1536 yılından önce olduğunu tahmin edebiliriz.”[5] Şu beyit Bursa’da bulunduğunu göstermektedir.
Aceb mi baña ḳılmazlarsa meyli
Ki Bursâya uzaḳdur Vîze ḫayli
Beyit 102 [6]
Şehrengiz’deki bu bilgilerin hakkında yapılan çalışmalardaki biyografik bilgiler kısmına eklenmesi gerekmektedir. Bu bilgiye göre Behiştî’nin tahsil hayatından sonra Bursa’da vazifelendirildiği düşünülebilir.
Hasan Çelebi, tezkiresinde onun vefatını 70 yaş civarı olarak verir. Yine Behiştî, Saʿdî Çelebi’nin danişmendi iken hocası vefat etmiştir. Vefat tarihi 945/1538’dir. Buna göre Behiştî 38 yaşında danişmenttir ki Aydemir bu yaşın danişmentlik için çok geç bir tarih olduğunu kaydeder.[7] Biyografik kaynaklardaki ilminin kuvvetliliği ve sanatındaki başarısına dair bilgileri düşünecek olursak Behiştî’nin ilim tahsiline ya geç başladığını düşüneceğiz yahut da bu bilginin hatalı olduğuna kanaat edeceğiz. Fakat şehrengizdeki bilgilerden de şairin orada eğitim maksadıyla bulunmadığı anlaşılıyor. Yani Behiştî eğitimini tamamladıktan sonra Bursa’dadır. Belki de hocasının vefatından sonra Bursa’ya geçti. Sonradan da Merkez Efendi’ye intisap etti ve seyr ü sülukunu tamamlayarak halifesi olup Çorlu’da irşat faaliyetinde bulunarak burada vefat etti.
Behiştî hem bir âlim hem de çevresi tarafından kabul görmüş kâmil bir ârif, mürşit ve vaizdir. Rint-meşrep bir kişiliği vardır ve bu kişiliğinin özelliklerini şiirlerinde takip etmek mümkündür. Şair Şiirlerinde mahalli unsurlar, atasözü ve deyimler ile yerel söyleyişlerle bezenmiş; çağının şiir telakkisine uygun ustalıklı bir dil kullanmıştır.[8] İslam kültürü kuvvetli olup tasavvufa meyletmeseymiş asrın en büyük âlimlerinden biri olabileceği kaynaklarda zikredilir. Behiştî, velûd bir şair ve yazardır. Şuara tezkireleri ve mecmualarda onun vezni zorlanmadan kullandığı ve vezin kusurlarına yer vermediği vurgulanır. Behiştî, kafiyeye de hâkim bir şairdir. Kafiye bulmakta zorlanmadığı gibi kafiye kelimelerinin aynı dil ve gramer olarak da aynı cinsten olmalarına gayret etmiştir. Şiirlerinin rahatça söylenmiş intiba uyandırması, samimî ve akıcı bir üslupla ortaya koyduğu konuyu berrak bir anlatımla ifade etmesi onun şiirdeki ustalığını yansıtır. Gazelleri âşıkane, dinî ve sofiyane özelliklere sahiptir. Rindane hayat tarzı; imam, vâiz, hatip ve tarikat ehli bir mutasavvıf olmasının yansımaları da eserlerinde görülmektedir.[9] Şiirlerindeki rindane tavır tasavvufî yönü ve Halvetî şeyhliğinden kaynaklanır. Gönül zenginliği, istiğna, hoşgörü, dünya malına tamah etmeme, dünyanın cefasına tahammül gibi konular şiirlerinde işlemiştir. [10]
Emine Yeniterzi’nin çalışmasındaki şu tespit de onun kıymetini ortaya koyar mahiyettedir. “ Biyografik kaynaklarda Behiştî’nin muzip, latifeden hoşlanan, neşeli bir mizacı olduğuna dair örnek ve anekdotlar yer alır. Şairin; âlim, mürşit, imam, hatip ve vâiz kimliklerini taşımasına rağmen; bu neşesinin devam ettiğini, taassup ehli katı bir din adamı olmadığını ve neşeli mizacının şiirlerine yansıdığını görürüz. Tezkirelerdeki şiirlerde onun bu yönünü aksettiren çok sayıda örnek, Heşt Behişt’te de bu türden beyitler mevcuttur.”[11]
Yaşar Aydemir, Divan’ı üzerine yaptığı tenkitli neşir çalışmasında Behiştî’ye ait olduğu anlaşılan 12 eserin varlığını kaynaklardan tespit etmiştir. Bunların altısı ilmî altısı da edebî eserdir. Edebî eserlerinden Dîvân’ı Yaşar Aydemir doktora tezi olarak hazırlanmış ve neşredilmiştir.[12] Nasihat-nâme türündeki Heşt Bihişt mesnevîsi de Emine Yeniterzi tarafından neşredilmiş[13], Cemşâh u Alemşâh’ı Muharrem Dinar[14], Mevlîd’i Ecem İçen[15] tarafından yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Şehrengîz’i ise Fatih Tığlı tarafından makale olarak neşredilmiştir.[16] Molla Camî’nin Muammâ-yı Sagir adlı risalesinin şerhi olarak kaleme alınan Şerh-i Manzume-i Muamma eseri de bulunmaktadır.[17] Bu eserlerinin dışında Bursalı Mehmed Tahir’in Osmanlı Müellifleri’nde Behiştî’ye ait olduğu kaydedilen Süleyman-nâme isimli bir eserin varlığı kayıtlıdır. Emine Yeniterzi, başka bir kaynakta ismine yer verilmeyen ve kataloglarda kaydına rastlanmayan bu eserin Behiştî’ye aitine ihtiyatla yaklaşmak gerektiğini kaydeder. Çünkü Süleymân-nâme müellifleri içinde de Behiştî ismine rastlanmaz.[18] Görüldüğü gibi Behiştî edebî açıdan sadece Dîvân tertip etmekle kalmamış, diğer türlerde de eserler ortaya koymuştur.
Aydemir gerek Divan’ı üzerine yaptığı doktora tezinde gerekse ansiklopedi maddesinde Behiştî’nin etkilendiği ve etkilediği şairleri şöyle sıralamaktadır: Buna göre Behiştî; Hâfız-ı Şîrâzî, Ahmed Paşa, Necâtî, Hayretî, Usûlî, İshak Çelebi, Hayalî Bey, Fevrî ve Cafer Çelebi’den etkilenmiş; Fevrî, Cafer Çelebi ve Amrî’nin şiirlerine de tahmisi vardır. Gazâlî, Halîlî, Ulvî, Ahdî, Refî Leng, Suʿûdî’yi de etkilemiştir.
Araştırmacıların da dediği gibi Behiştî son derece renkli bir şair olup kesinlikle üzerinde daha farklı çalışmalar yapılması gereken eserler sahiptir. Şu beyit onun kendinden ne kdar emin olduğunu ortaya koyuyor:
Degüldür gayrı şâ ‘irler gibi nâ-muntazam şi ‘rün
Behiştî hem zarâfet hem selâset var kelânumda
G 489/5[19]
[1] Yaşar Aydemir, BEHİŞTÎ, Ramazan bin Abdulmuhsin, BEHİŞTÎ, Ramazan b. Abdülmuhsin (yesevi.edu.tr) erişim tarihi: 22/09/2024
[2] Yaşar Aydemir, Behiştî Dîvânı, MEB Yayınları, Ankara, 2000, s.479.
[3] Aydemir, agm.
[4] Tığlı, agm.,s.327.
[5] Fatih Tığlı, Vizeli Behiştî ve Bursa Şehrengizi, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt: 61, Sayı: 1, 2021, 328-329.
[6] Tığlı, agm. s.337.
[7] Aydemir,age, s.18.
[8] Aydemir, agm., Aydemir, age, s.34-36.
[9] Yeniterzi, age, s.15-16.
[10] Aydemir, age, s.102.
[11] Yeniterzi, age, s.16.
[12] Aydemir, Behiştî Dîvânı,2000.
[13] Emine Yeniterzi, Behiştî’nin Heşt Behişt Mesnevîsi / İnceleme-Metin, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, e-kitap, Ankara, 2018.
[14] 2 Muharrem Dindar, Bihiştî Ramazan Efendi, Cemşâh u Alemşâh (Edisyon Kritik), Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Bursa, 1999,
[15] Ecem İçen, Behiştî Ramazan’ın Mevlîd-i Şerîfi /İnceleme-Metin, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Celâl Bayar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Manisa, 2019.
[16] Fatih Tığlı, Vizeli Behiştî ve Bursa Şehrengizi, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt: 61, Sayı: 1, 2021, 319-338.
[17] Aydemir, 2000, s.86-88.
[18] Emine Yeniterzi, age,11-12.
[19] Aydemir, age, s.497


Leave feedback about this