Ersin Bayram

PAZARTESİ YAZILARI/ Fehim-i Kadim’in Bir Beyti

Fehim-i Kadim 17. asrın önemli şairlerindendir. Gerek asrında gerekse daha sonraları etkisi devam etmiştir. Genç yaşta vefat etmesine rağmen oldukça hacimli ve mürettep bir dîvân tertip etmesi, nazire yazılacak şiirler yazması, kıt’alar ve diğer şiirleri ile şairlik kudretini ispat etmesi Üzgör’ün tabiri ile “hârika çocuk” denecek derecede zeki olmasına bağlanabilir[1] Fehim-i Kadim, Sebk-i Hindi’nin edebiyatımızdaki […]

Devamını Oku
Ersin Bayram

Behiştî’nin Dîvân’ını Okurken III / Tenkit İçerikli Bir Beyit mi Hakikatin İlâmı mı?

Behiştî 16. asır şairlerindendir. Onun divanını okuduğunuz vakit hemen dikkatinizi çekiveren şey tenkit özelliği taşıyan şiirlerdir. Bunlar bazen bir gazelin tamamını kaplarken bazen birkaç beyti de içine alacak şekilde daha sınırlı kalır. Öyle ki Behiştî’nin gazelleri içinde yek-avaz özellik gösterenlerin sayısı azımsanmayacak seviyededir. Tenkitleri sosyal konular ve fertler üzerinedir. 16. asır içinde toplumda meydana gelen […]

Devamını Oku
Ersin Bayram Genel

BEHİŞTÎ’NİN DÎVÂN’INI OKURKEN I / Hayatı ve Sanatı Etrafında

Behiştî’nin asıl ismi Ramazan olup Abdulmuhsin isimli bir şahsın oğlu olarak Vize’de dünyaya gelmiştir.[1] Şu beyit Vize doğumlu olduğunda bir şüphe bırakmaz. Felekde âdeme hergiz vatandan özge yer olmaz Behiştî bâğ-ı cennetden alâmetdür bana Vize G 458/5[2] Kaynaklarda “Vizeli Behşitî, Behiştî-i Sânî, Vâiz Behiştî gibi isimlerle anılır. Bunun sebebi kendisi gibi Behiştî mahlasına sahip şairlerle […]

Devamını Oku
36. Sayı

100 Yıllık Edebiyat Dergiciliğimiz Açısından Mevcut Kanonun Görmediği Dergi: Divan – Selçuk Küpçük

Türkiye’deki dergicilik araştırmaları bakımından bu zamana dek mevcut kanonun görmek istemediği ve yok saydığı, ancak kendi mahfili içerisinde belli bir edebi pratik ve birikim inşa eden kimi süreli yayınların olduğunu pekâlâ söylemek mümkün. Kasım 1978-Ekim 1979 tarihleri arasında toplam 12 sayı kadar yayınlanabilen ve kendi düşünce geleneği içerisinde önemli bir yer işgal eden Divan Kültür […]

Devamını Oku
36. Sayı

Cumhuriyet Dönemi’nde Aruzu Kullanan Şairlere Dair Bir Değerlendirme – Ersin Bayram

  Aruzun Arap edebiyatında doğduğu, bir sisteme sokularak geliştirildiği ve oradan da Farslara ve Türklere geçtiği kabul edilir. İslamiyet’ten önceki Türk şiirinde hece ölçüsü kullanılmaktadır. Türkler, İslamiyet’le beraber aruzu hem Arap hem de Fars edebiyatından etkilenmek suretiyle almışlardır. Fakat bu tevarüste millî nazım şeklimiz heceye yakın aruz kalıpları tercih edilmiştir.[1] Etkileşim sahasının yakınlığı, uzun süre […]

Devamını Oku