Yakacık’ta Bir Mezarlık Âlemi

7 Temmuz 2015 0 yorum Recaizade Mahmut Ekrem 1655 Görüntüleme

Yakacık’ta Bir Mezarlık Âlemi

Bir şebti köyde âzim-i geşt ü güzâr idim

Ahyâya dûr-geşte vü emvâta câr idim.

 

Metrük bir mezarlık idi meskenim benim

Yalnızca anda hâk-nişîn-i mezâr idim.

Topraktı her mezâr-ı fakîrâne bî-ruhâm  

Fakrımla ben de zâir-i zî-ibtisâr idim.

Cismimle çun alâmet-i makber sükûn-nümâ

Fikrimle lîk muztarib ü bî-karâr idim.

Vahşetle hâzirûn nazar-endâz idi bana

Zîrâ ki içlerinde garîb-üd-diyâr idim.         

Etrâf pürdü nâle-yi guûk ü hezâr ile

Lâkin sükût-i mevkie ben gûş-dâr idim!

Giryân idim; fakat gözüm âzâde-yî dümû’

Yoktu lebimde nâle.. fakat nâle-kâr idim!

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım         

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Ârîydi gök nümâyiş-i reng-î sehâbtan

Envâr akardı her tarafa mâh-tâbtan.

Samt ü sükûn o mertebe hâkimdi mevkie

Kim muztaribti bende olan ıztırâbtan!      

Benzerdi gâh o ses ki gelirdi baîdten

Ol savta kim tahassul eder âsiyâbtan.

Leylin rutûbeti geçerek tâ zemîne dek

Bir bû-yi uhrevî duyulurdu türâbtan!

Dehşet bulurdu dil müteharrik zılâlden    

Emvât kaldırırdı serin sanki hâbtan!

Atfeyledim derûna nigâh-i tahassürü

Duydum şu gizli nâleyi kalb-i harâbtan :

“Var mıydı kimse bende olan derde uğramış

Şunda huzûr içinde yatan şeyh ü şâbtan?

Ammâ yine bu derd iledir zevk u lezzetim

Kurtarma ey Hüdâ beni bu iktirâbtan!”

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Bir ucbe ses gelirdi derinden şebîh-i âh!

Vahdet teneffüs eyler idi sanki gâh gâh!

Eşcârdan zemine düşen sâye-yî kesif

Çekmişti pîş-gâhıma bir perde-yî siyâh.

Ol zulmet-i amîka-yı hîçî-nümûdta

Pervâz ederdi dehşet ile tâir-î nigâh.

Ta’mîk ede ede o zalâm-i şedîdeyi

Fikrimde hâsıl oldu biraz nûr-i intibâh.

Bir hayrın olmadan -dedim – eyvâh masdarı

Gitti hevâ yolunda hayâtım, yazık!.. Günâh!..

Kasriyyet-i fiâlimi söylerdi lîk hep

Feryâd edip ayaklarım altında her giyâh!

Kandım bu hikmete – dedim – olmuş demek ezel

Didâr-ı aşk ile mütecellî bana İlâh!

Ömrüm ki yandı âteş-i aşka bu âna dek

Sevda yolunda isterim olsun bütün tebâh.

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Semtin sükûn ü zulmeti artardı dem-be-dem

Gûyâ çekerdi ka’rına doğru bizi adem!

Dehşetle doldu hâne-yi kalbim fakat yine

Asla hayâl ü hâtırıma gelmedi nedem.

Nâ-geh tecessüm eyledi karşımda bir vücûd

Bir kahramân-ı işve, mehâbetli bir sanemi

Emvâc-ı nûr vâri vücûd-i lâtifini

Örterdi nîm sütre-yi beyzâsı ham-be-ham

Müdhişti gözleri, deheni lerze-dâr-ı hışm

Giysûsu târumâr idi, ebrûları be-hem.

Nûr-ı nigâhı berk-i belâdan nişân idi

Seyyîr bir alevdi lebinden çıkan sitem!

Ref eyleyip hevâya tehevvürle bir elin

Takrîb ederdi nezdime kendin kadem kadem.

Ettim kıyâm düşmek içün pây-i kahrına Eyvâh!..

Uçtugitti o nûr-î semâ-harem.

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dîde-yi giryâne ağladım!

 

Daldım yine zeminine deryâ-yı fikretin

Oldum duçâr-ı hevli nehengân-ı mihnetin.

Yâ Rab! -dedim- tükendi hayâtım o bitmedi
Pâyânı yok mu derd ü belâ-yî muhabbetin?

Âzâdî-yi dili bana rûzî mi kılmadın             

Her dem esiri olmadayım ben bir âfetin?

Gönlümde olmasa karasevdâ-yı çeşm-i yâr

Neydi işim içinde şu deryâ-yı zulmetin?

Tebdîl-i ayş, nakl-i mekân, hepsi bî-eser

Yok mu Hüdâ cihanda devâsı bu illetin?   

Yok çünki pençesinden ümîd-i halâs-ı dil

Ver bâri rahm kalbine ol bî-mürüvvetin.

Bir kerrecik daha görün ey nûr-i çeşm-i cân!

Öldürdü hasretin beni, öldürdü hasretin!

Hayfâ! Diriğ!.. Yollu bir âvâze duydum âh              

Hâlim dokundu gönlüne sahrâ-yi vahşetin!

 

Andım o bî-vefâyı garîbâne ağladım

Geldi hayâli dide-yi giryâne ağladım!

                      Recaizade M. Ekrem (Zemzeme III)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Gazel

274 Görüntüleme

Gazel

277 Görüntüleme

0 yorum