Tercî-i bend – Ziya Paşa

11 Mayıs 2015 0 yorum Ziya Paşa 461 Görüntüleme

Tercî’-i bend

I

Bu kâr-gâh-i sun’ aceb ders-hânedir

Her nakş bir kitâb-ı ledünden nişânedir

 

 

Gerdun bir âsiyâb-ı felâket-medârdır

Gûyâ içinde âdem-i âvâre dânedir

 

Mânend-i dîv beççelerin iltikaam eder

Köhne rıbât-ı dehr aceb âşiyânedir

 

Tahkik olunsa nakş-i temâsîl-i kâinât

Yâ hâb ü yâ hayâl ü yahut bir fesânedir

 

Müncer olur umûr-i cihan bir nihâyete

Sayfın şitâya meyli bahârın hazânedir

 

Kesb-i yakîne âdem için yoktur ihtimâl

Her i’tikaad akla göre gaaibânedir

 

Yâ Rab nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâc

İnsânın ihtiyâcı ki bir lokma nânedir

 

Yoktur siper bu kubbe-yi fîrûze-fâmda

Zerrât cümle tîr-i kazâya nişânedir

 

Asl-i murâd hükm-i ezel bulmadır vücûd

Zâhirdeki sevâb ü hatâ hep bahânedir

 

Bir fâilin meâsiridir cümle hâdisât

Ne iktizâ-yı çerh ü ne hükm-i zamânedir

 

Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l ukuûl

Subhâne men bi kudretihî ya’cizi’l fuhûl

 

                   II

Ecrâm-ı bî-nihâye ile pürdür âsumân

Nisbet olunsa zerre değildir bu hâk-dân

 

Bin şems-i tâb-dâr ü hezâran meh-î münîr

Yüz bin sevâbit ü nice seyyâre-yî ¡yân

 

Her şems eder tevâbi’-i mahsûsasıyle seyr

Her tâbie tevâbi-i uhrâ eder kırân

 

Her şems eder levâhikine neşr-i feyz-i hâs

Her lâhikin tabîati emsâline nihân

 

Her cümle merkezinde eder seyr-i bî-vukuf

Her kıt’a mihverinde bulur feyz-i câvidân

 

Her cümle-yi vesîada mebsût bin vücûd

Her kıt’a-yî fesîhada meşhûd bin cihân

 

Her bir vücûd masdar olur bin vücûd için

Her bir cihan hezâr cihandan verir nişân

 

Her zerrede tarîka-yı mahsûsa üzre feyz

Her cismde tabîat-i mahsûsa üzre cân

 

Her âlemin sinîn ü tevârîhi muhtelif

Her bir zeminde başka hisâb üzredir zaman

 

Peyvestedir sevâhili gird-âb-ı hayrete

Bir bahrdır ki hâsılı bu bahr-ı bî-kerân

 

Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l ukuûl

Subhâne men bi kudretihî ya’cizi’l fuhûl

 

V

Geh âf-tâb ü gâh kevâkib gehî cemâd

Oldu ilâh-ı mu’tekad-î ziimre-yî ibâd

 

Geh icl ü gâh âteş ü Yezdân ü Ehrimen

Geh nûr ü zulmet oldu kazâyâ-yi i’tikaad

 

Akl ü cemâl ü âşk ilâh oldu bir zaman

Bütlerle doldu bir nice yıl cümle-yi bilâd

 

Encâm erdi nevbet-i tevhîd-i Zât-ı Hak

Geldi zuhûra bunda da bin fitne bin fesâd

 

Geh ayn ü gâh gayr sanıp halk u Hâlik’i

Geh cem’e gâh farka ukuûl etti i’timâd

 

Oldu hezâr zât denip geh sıfâta ayn

Bir aslda gehi nice asi etti ittihâd

 

Her şahs nefs unsuruna nisbet eyleyip

Aklınca bir ilâh-ı müşahhas eder murâd

 

Yek-dîgere ne rütbe muhâlifse şahs ü akl

Âlemde ol kadar mütehâliftir i’tikaad

 

Hikmet budur ki âharına hasm olur bilip

Her kavm kendi mesleğini menhec-i sedâd

 

Ammâ bu ihtilâf ile maksûdu cümlenin

Bir Hâlika hulûs ile etmektir inkıyâd

 

Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l ukuûl

Subhâne men bi kudretihî ya’cizi’l fuhûl

 

VII

Yâ Rab nedir bu dehrde her merd-i zü-fünûn

Olmuş belâ-yı akl ile ârâmdan masûn

 

Yâ Rab niçin bu arsada her şahs-ı ârifin

Mikdâr-ı fazlına göre derdi olur füzûn

 

Her kangı sûya atf-ı nigâh etse bî-huzûr

Her kangı şey’e sarf-ı hayâl etse aklı dûn

 

Mümkün müdür hakîkat-i eşyâyı vezn ü derk

Mîzân-ı akle dirhem i ta’dîl iken zünûn

 

Küncîde-yî basiret olur mu bu acz ile

Haysiyyet-i havâdis ü keyfiyyet-i şuûn

 

Gûyâ ki bunca mihnet ü gam az gelip olur

Bir de tahakküm-i cühelâ ile bağrı hûn

 

Bilmem ki muktezâ-yı nizâm-i cihan mıdır

Dâim cihanda câhil olur mes’adet-nümûn

 

Cârî cihan cihân olalıdır bu kaaide

Bir ahmak-i denîye olur ehl-i dil zebûn

 

Nâ-dân ferâz-ı izz ü saâdette ser-firâz

Dânâ hazîz-i acz ü mezellette ser-nigûn

 

Nâ-dânı kâm-perver eder tâli’-î bülend

Ehl-î kemâli sâil eder baht-ı vâj-gûn

 

Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l ukuûl

Subhâne men bi kudretihî ya’cizi’l fuhûl

 

XII

Eyler sabâh şâmı vü leyli nehâr eder

Sayfı kılar şitâ vü hazânı bahâr eder

 

Nez-i hayât-ı hayy eder emvâta cân verir

Eyler gubârı âdem ü cismi gubâr eder

 

Cism-î Halil’e nârı eder nûr kudreti

Nûru Kelîm’e hikmeti hem-reng-i nâr eder

 

Leylî-yi hüsnü çeşmine şîrîn gösterip

Ferhâd’ı derd-i aşk ile mecnûn ü zâr eder

 

Demlerce bir tama’la kılar kalbi bî-huzûr

Yıllarca bir emelle dili bî-karâr eder

 

Bir mülkü bir harîs-i sitem-kâr için yıkar

Bir kavmi bir münâfık ile târümâr eder

 

Bir cismi izz ü nâz ile sad sâl besleyip

Encâm-ı kâr pençe-yi merke şikâr eder

 

Yüz yılda bir vücûdü kılıp genc-i ma’rifet

Âhir yerin nişîmen-i hâk-î mezâr eder

 

Ârif odur ki mu’terif-î acz olup Ziyâ

Bu hâdisât-ı câriyeden i’tibâr eder

 

Mülkünde Hak tasarruf eder keyfe mâ yeşâ

İsterse kevni yok eder isterse vâr eder

 

Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l ukuûl

Subhâne men bi kudretihî ya’cizi’I fuhûl

Ziya Paşa (1859)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Marş

322 Görüntüleme

0 yorum