ALKIŞ ALKIŞ ALKIŞ

31 Temmuz 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 50 Görüntüleme

ALKIŞ ALKIŞ ALKIŞ
Lütfen alkışlamayın!
Önceden hükümdarlar yardımcılarını seçerken veya kendine göre bir teşkilat kuracağı zaman yanında ona doğru yolu gösterecek devlet adamları, yanlışa düştüğü zaman ikaz edecek insanları bulundururlarmış. Bu uygulamanın en son örneklerini Osmanlı padişahları yapmış, Cuma selamlığından çıkarken halk padişaha; ‘mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var’ diye bağırır ve padişah da büyüklenmeden kibre kapılmadan yoluna devam edermiş. Ölümü unutmamak ve her an hazır olduğunu belli etmek için de kavuklarına kefenlerini sardırıp hizmet eder, Allah’ın nizamını dünyaya yaymak için de canını dişine takar çalışırmış.

Tabi ki değişen dünya nizamına yani şimdiki süslü adıyla ‘küreselleşme’ oyuncağına bizimkiler de takılmaya başlayınca önce kafadan kavuk çıkmış, sonra yerine gelen festen sallanan püskülle beraber divan heyetleri de sallanmaya başlayınca göstermelik Cuma selamlıklarının yerini şu bizim meşhur ALKIŞ almış.
Alkış üstüne alkış yapılmaya başlanmış, yanlışa alkış, doğruya alkış, kalk, otur, salla, sürü, harca ne yaparsan yap alkış almış başını gitmiş. Topluma da öyle bir yayılmış ki bu artık her törenin, her uygulamanın vazgeçilmezi olmuş. Öyle bir adapte edilmişiz ki önümüze gelene alkış çalar olmuşuz. Bize yalan söyleyene alkış, soyana, soyulana, soyunana, konuşana, konuşmayana, övene, sövene hemen hemen herkesi alkışlamak bir gelenek olmuş. Yöneticiler de bakmışlar ki ne yapsalar bir alkışlayan var Allah’tan başka her şeyden korkmaya ve alkışlanmamak korkusuyla yaşamaya başlamışlar. Alkışlanan meseleyi ve alkışlananı görünce bu kadarına da pes dememek elde bile değil.
Artık öyle bir hale geldik ki tüm yanlış yapanlar alkışlanır, doğruyu söyleyen veya yapmak isteyenler taşlanır olmaya başladı. Şimdi alkışlamayı bir kenara bırakıp, yanlışa yanlış, doğruya doğru deme zamanı geldi. Alkışlananlar da etraflarını saran şakşakçılardan kafalarını kaldırıp eğriyi doğruyu görmeli ve şakşak yapana değil Allah’tan korkana görev vermelidir. Unutulmamalı ki, ilk yumruk en yakından, ilk hançer arkanda durandan, ilk sitem önüne geçmek isteyenden, ilk ihanet yanında duran şakşakçıdan gelir.
Bilge kağan Tonyukuk’la, Selçuklu Nizamülmülk’le, Osmanlı Edebali’yle, Fatih Akşemsettin’le dünyaya yön ve nizam verdi. Bunların hiçbirisi şakşakçı değildi.
Unutmayın ki;
MAĞRURLANMAYIN SİZDEN BÜYÜK ALLAH VAR…
Fatih KAPLAN 31.07.2017

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum