Mersiye-yi Reşîd Pâşâ

8 Mayıs 2015 0 yorum Ziya Paşa 307 Görüntüleme

Mersiye-yi Reşîd Pâşâ

Felektir ol ki bulunca vücûd her eşyâ

Vesâil -î adem ü mahvını eder peydâ

Felektir ol ki dahî gelmeden bu eşbâha

Verir meşimede tıfl-î cenîne hûnu gıdâ

 

Felektir ol ki eder bir sabî-yi ma’sûmu

Pelâs pûşî mihen gâhvâre-bend-i anâ

Felektir ol ki eder behr-i terbiye tıflı

Zebûn-i sîli-yi üstâd ü pençe-yî lâlâ

Felektir ol ki eder akl-i hikmet-âmûzu

İkaal-bend-i habâyâ-yi fikr-i derd ü belâ

Felektir ol ki hezâr imtinanla katre verip

Alır usâre-yi hûn-î ciğer ile deryâ

Felektir ol ki verir derd-i ser zamanlarca

Verirse her kime bir lâhza cür’ayî sahbâ

Felektir ol felek-î bî-aman ki çeşmesine

Gelen attâşı eder hûn-i dil ebed-irvâ

Felek bir öyle felektir ki cân alır yerine

Ederse her kime nân-pâre-yî hayât i’tâ

Bir âsiyâb-ı felâkettir âsiyâb-ı felek

İçinde gendüm-i gerdanıdır semâ vü semek

 

Bu âlem-î aceb-efzâ acîb âlemdir

Ukûlün anda bedîhîsi ayn-i mübhemdir

Hayât addedilen hem-nejâdıdır mevtin

Sürür vehm olunan fikr olunsa mâtemdir

Ne rütbe mertebe bulsa kişi bu âlemde

Yine zebûn-i ecel olması musammemdir

Nice Sikender ü Cemşîdler ne Dârâlar

Defîn-i hâk-i meğâk olduğu müsellemdir

Yazık ki tu’me-yi mûrân-ı lâhd-i zillet ola

O ten ki bister-i i’zâzda mükerremdir

Dirîğ kim ola bâzîçe-yî kilâb âhir

O  ser ki bâliş-i zer-kâr üzre mükremdir

Ne nâm ü şâm olan ehl-i iştihâr geçti

Ki nâmı mensi-yi idrâk-i nev’-i âdemdir

Şükûh ü satvet-i iclâli mahv eder fî’l-hâl

Ecel ecel denilen bir belâ-yı mübremdir

Kanî ol âsaf-ı devran Reşîd Pâşâ kim

Fezâil-î selefe fazl-ı zâtı akdemdir

Dirîğ dîdeden ol nûr-i dîde oldu nihân

Sezâ kıyâmete dek matem etse halk-ı cihân

 

Vücûdü âlem-i ihsânın âf-tâbı idi

Fütâde-gân der-i lûtfunda kâm-tâbı idi

Mehâm-ı kârda hallâl-i müşkilât-ı ümem

Ya re’y-i sâibi yâ hükm-i bâ-sevâbı idi

O  şeh-süvâr-ı fehâmet ki binse âlâya

Celâl tevsen-i iclâlinin rikâbı idi

Nihâl-i ravza-yı irfân idi elinde kalem

Midâdı bâğ-ı kemâlâtın âb-ü-tâbı idi

Bir ehl-i âcz suâl-î terahhum etse eğer

Kabül-i hâcet anın evvel-î cevâbı idi

Havâs şâkir idi hüsn-i iltifâtından

Avâm bende-yi halka-begûş-i bâbı idi

Meded-res-i zuafâ dest-gîr-i mazlûmân

O ma’den-i keremin lûtf-ı bî-hisâbı idi

Garîb ü âciz ü dil-rîş ü derd-mendânın

Melâzı bâr-geh-i âtıfet-meâbı idi

Fakîr ü bây ü sigaar ü kibâr el-hâsıl

Umûm müftehir-î bâb-ı intisabı idi

O şem’ gitti hezârân çerâğ söndü diriğ

Ne hanedanlara ye’s ü kesel göründü diriğ

 

Sipihre yûf edip izhâr vaz’-ı gaddârı

Nazardan etti nihân ol sütûde-girdârı

Sipihre yûf o belîğ-ül mekaali kıldı hamûş

Eder iken fusahâyı hamûş güftârı

Sipihre yûf ki o mihr-i münevver etti ufûl

Cihâna şâmil iken iltimâ-ı âsârı

Sipihre yûf ki o bedr-i münîre erdi husûf

Münevver eyler iken kâinâtı envârı

Sipihre yuf ki makaam etti bister-i hâki

O zâta kim eser-i hayr idi bütün kârı

Sipihre yuf felek-i zâlime hezâran yûf

Ki gaaib etti bir öyle güzîde-etvârı

Ol  âsaf-î hikem-âmûz ü fazl-pîrâ kim

Karîn-i hikmet, idi cümle tarz ü mişvârı

Edîb ü kâmil ü hayr-âzmâ ki şâyandır

Olursa zikri zebanlarda haşre dek câri

Sitâre-yî şeref-efşan ki r’ey ü hikmette

O sâbit ü vükelâ olmuş idi seyyârı

Hülâsa akl ile olmuştu müsteşâr-ı düvel

Misâli âleme gelmez ve gelmedi evvel

 

Fenâdan eyleyip ol âsaf-i yegâne güzer

Bıraktı âleme hicri ile gumûm ü keder

Berâber aldı götürdü ulûm ü irfânı

Anınla gitti fünun-î kemâl ü fazl ü hüner

Hüner-verâm yetîm etti ol sühan-pîrâ

Sühan-verânı garîb etti ol hüner-perver

Fakîre yâver ü nâsır zelîle yâr ü muîn

Garibe müşfik ü hâmî idi yetîme peder

Sehâda Hâtem idi ma’delette Nûşirevân

Atâda Ma’n idi ihsân ü lûtfda Ca’fer

Ne hâcet eylemek evsâf-ı hasletin ta’dâd

Kemâl-î fazlı için işte bu delîl yeter

Ki câh-ı Sadra gelip altı def’a verdi şeref

Yine o mesned-i âlîde kıldı adne sefer

Hüdâ o sadr-ı felek-câha dâr-ı ukbâda

Serîr-i sadr-ı muallâ-yı adni ide makar

Civâr-ı türbede bu can-güdâz mersiyyem

Teessüf üzre okunsun zamân-ı haşre kadar

Sezâ verir ise târîhi hüzn-i bî-gaaye

Cinânı Hak kıla melce’ Reşîd Pâşâ’ye

                                   Ziya Paşa (1858)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

Marş

322 Görüntüleme

0 yorum