HAYATIMIZ DİZİ

24 Nisan 2013 0 yorum Tiyatro 583 Görüntüleme

Televizyonun ve özellikle de televizyon dizilerinin hayatımızı ne denli etkilediğini, günlük yaşantımıza ne kadar girdiklerini eleştiren bir skeç.

 

HAYATIMIZ DİZİ

Sevgili seyirciler, televizyon dizileriyle öylesine haşır neşir olduk ki, işimizi aşımızı, eşimizi dostumuzu, yapılacak planımızı dizilere göre ayarlamış durumdayız. Evimize eşya alırken artık kataloklara değil dizilerdeki modellere bakıyoruz. Kendimize alacağımız giysi ya da takıların dizi oyuncularındakilerle aynı olmasını istiyoruz. Aşağıda Toplumun bu durumunu eleştiren bir skeç okuyacaksınız.

(Sahneye önce iki kız çıkar. Akşam için plan yapmaktadırlar.)

GÜLAY: Ay şekerim, bu gün çok yoruldum. Şöyle bir yere oturup dinlenelim biraz.

ARZU: Tamam tatlım, oturalım. Bu akşam… Aaa olmaz.

GÜLAY: Olmaz mı? Neden olmaz?

 

ARZU: Unuttun galiba, bu akşam Aşk-ı Memnuniyetsizlik var. Bihter’le Dehlül’ün aşkı ortaya çakacak.

GÜLAY: Aa, evet nasıl da unutmuşum. Çabuk eve yetişelim o zaman. Kaçırırsak affetmemkendimi.

(Koşar adım sahneden çıkarlar)

 

(Şimdi bir ev. Anne, televizyonun karşısında kumanda elinde pür dikkat televizyon izlemektedir.)

BABA: Şadımankarnım çok aç. Bugün hiçbir şey yemedim. Hadi sofrayı kur.

ANNE: Bugün ne Şakir?

BABA: Ne o Şadıman, kutlanacak yeni bir gün mü icat oldu. Bildiğim kadarıyla bütün önemli gün ve haftaları kutladık. Unuttuklarım için kafama yediğim sumsukları unutmadım. Ne o, kabotaj bayramı mı bugün yoksa?

ANNE: Hayır Şakir, bugün Çarşamba.

BABA: Eee, ne olmuş Çarşambaysa?

ANNE: Şakir, sinirlendirme beni.

BABA: Allah Allah. Sevgiller günü geçen gündü. Unuttum diye, iki gün işe aç gittim. Analar gününe daha çok var. Babalar gününün zaten bir hükmü yok. Evlilik yıl dönümü desen o artık ay dönümü oldu, iki hafta önceydi. Tanışma yıl dönümü yok o da değil, çıkma yıl dönümü onu geçen günü çıkardık aradan.Yahu Allah aşkına bugün ne dönümü Şadıman?

ANNE: Yaprak Dönümü şakir, Yaprak Dönümü… Bugün Yaprak dönümü var. Mutfakta doyur karnını ya da reklam arasını bekle.

BABA: Aaa, Evet bu daha iyi bir fikir. Reklam arası bana bir ekmek arası yaparsın artık. (Baba çıkar)

KIZ: Anneee, üstümü çıkarır mısın, boya döküldü kirlettim önümü.

ANNE: Yaprak dönümü kızım yaprak dönümü… Reklam arasını bekle.

KIZ ÇOCUĞU: Off anne yaaa… (Söylenerek sahneden çıkar)

ERKEK ÇOCUK: Anne, eşofmanım yırtıldı, ne zaman dikersin söküğümü.

ANNE: En sevdiğim dizi var oğlum şimdi, yaprak dönümü.Reklam arasında getir söküğünü.

ERKEK ÇOCUK: Aman anne. Her şeye reklam arası. Merak ediyorum, bizi ne ara yaptın sen, reklam arsındamı?

 

(Şimdi de başka bir ev. Bu sefer, çoluk çocuk pür dikkat televizyon izlemektedirler. Bu durumu fırsat bilen hırsızlar da, hırsızlık için bir eve girerler)

1.HIRSIZ:Ya, Dursun şu Herifin Çiftliği dizisi ne zaman başlayacak? Geçen Herifin Çiftliği dizisinden bu yana hiç iş yapamadık.

2.HIRSIZ: Sorma Durdu, geçen hafta, bir herifin çiftliğine yine “Herifin Çiftliği” dizisinde girmiş idik. Yolumuzu ancak Herifin Çiftliği dizisinde buluyoz Durdu.

1. HIRSIZ: Bu akşam hangi çiftliğe girelim Dursun?

2. HIRSIZ: Alıştın tabi köftehor, her tarafta babanın çiftliği var ya…

1. HIRSIZ: Herifin çiftliği değil miydi o, Dursun?

2. HIRSIZ: lafın gelişi söyledim onu salak. Şu ilerde bir Hanım var, onun çiftliği varmış. Herifin Çiftliği dizisi saatinde girelim içeri. Nasılsa kimsenin gözü diziden başka bir şey görmüyor.

1. HIRSIZ: Dursun…

2. HIRSIZ: Efendim Durdu.

1. HIRSIZ: Diziden başka bir şey görmüyorlar dedin, peki ya bizi de mi görmüyorlar?

2. HIRSIZ: Aptal aptal konuşma durdu, tabiî ki görmüyorlar.

1. HIRSIZ: Dursun,

2. HIRSIZ: Efendim Durdu.

1. HIRSIZ: Şimdi ben anlamadım. Biz görünmez adam mıyız? Bizi neden görmüyorlar?

2. HIRSIZ: Ulan sığır, seni bana parayla mı verdiler. Millet çoluk çocuk sanki hipnoz olmuşçasına Herifin çiftliği izliyor. Kimsenin seni görecek hali yok.

1. HIRSIZ: Dursun, Hipnoz nedir?

2. HIRSIZ: Elinin körüdür. Yürü Durdu yürü.

 

(Sahne hafif karartılmış. Ev halkı pür dikkat televizyon izlemektedir. Hırsızlar sahneye girer.)

1.HIRSIZ: (Alçak sesle) Dursun.

2. HIRSIZ: Ne var Durdu?

1. HIRSIZ: Sahiden de bunların bir şey göreceği yok. Baksana o kadar gürültü yaptık, hala uyanmadılar.

2. HIRSIZ: Evet, Allahtan ki “Herifin Çiftliği” var. Yoksa, en beceriksiz hırsızlar olarak tarihe geçerdik seninle. (Bu arada 1. Hırsız elinden bir şey düşürür.)

KADIN: Bir ses duydunuz mu?

ÇOCUKLAR: Yooo…

ADAM: Kedidir kedi. Kedidir…

 

(Şimdi de, sokaktayız, işportacılar, mağazalar ve alışveriş merkezlerini canlandıracağız. İşportacılar, tv dizilerindeki karakterlerin, giydiklerini, taktıklarını satmaktadırlar.)

 

1.İşbortacı:Gel vatandaş gel, mona liza mona lizaolalı hiç böyle olmamıştı. Asya Yakası Dizisinin kahramanı burhanın mona lizalı tablosu burada. Aşk-ı memnuniyetsizlikteki Dehlül’ün Eyfel kuleli tablosu burada. Yeni geldi bunlar. Gel vatandaş gell….

2.İşportacı ( yanına genç bir kız yaklaşır. Tezgahta takılar vardır.) Buyur abla gel, en güzel küpeler,kolyeler burada.

KIZ : Ayyy, Firdevs kolyesi var mı?

2.işportacı: Var abla, olmaz mı? Firdevs’in takısı, kokusu, zımbırtısı hepsi burada.

3. işportacı: Gel vatandaş gel! Dayının elması burdaaa!

 

Yaşar Vural

 

 

 

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum