BELEŞKART

27 Nisan 2013 0 yorum Tiyatro 734 Görüntüleme

Birçoğumuzun başını fena halde ağrıtan kredi kartları ve bu kartların bilinçsiz kullanıldığında ne gibi sonuçları olabileceğini ele alan bir skeç. 2005 yılında yazıp okulumuzda sene sonu gecesinde oynatmıştık.

 

BELEŞKART

Köylü kıyafetli bir adam, söylene söylene sahneye girer.

KÖYLÜ: Ula şu böyük şeer de adamı amma yoruyo ha. Hele şurdan bi ayran içem de kendime gelem.(Ayrancıya doğru yönelir) Selamun eleyküm.

AYRANCI: Ve aleyküm selam. Buyrun.

KÖYLÜ: Ayranın tazedir?

AYRANCI: he, tazedir, ister misin?

 

 

KÖYLÜ: Hele ver bakalım, bizim oraların ayranına benzer mi?

(Ayranı alır, içer ve sonra)

KÖYLÜ: Kurban bu suyun içine ayran tozı mı kattın, bele gözel beyazlamış?

AYRANCI: Sen ne diyorsun dayı, buraların en meşhur ayranı bendedir.

KÖYLÜ: He, belli belli… ula kendisi gibi ayranı da bozuk bu şeerin. Borcumuz nedir lo?

AYRANCI: Kredi kartıynan mı ödeyeceksiniz yoksa peşin mi? Kredi kartıyla ödeme yaparsanız beş taksit yaparız.

KÖYLÜ: Gredi gartı nedir lo? Lo sen ne disen, ayranın da taksiti mi olır?

AYRANCI: Dayı artık her şey kredi kartıyla ve ödemelerde kolaylık olsun diye taksitle.

KÖYLÜ: Benim gredi gartım neyim yok. Al şu paranı da üstünü gredi gartsız taksit taksit ödersin.

( Oradan ayrılırkensöylene söylene yürür)

KÖYLÜ: La havle, herif bizimle eyi eğlendi. Bu şeerde herkes bi acayip yav. Ula çok sıkıştım, hele şurlarda bi helâ yok mıdır?

( Tuvalete girer gibi sahne dışına çıkar. Biraz bekler ve tuvalet bekçisi sahnenin girişindedir. Çıkarken tuvaleçi sorar)

TUVALETÇİ: Bi dakka hemşerim. Peşin mi ödeyeceksan yoksa taksitle mi?

KÖYLÜ: Lo nedirsen sen? Bu işn taksiti mi olr?

TUVALETÇİ: Yok hemşerim, peşin peşin yap, taksit taksit öde onun için yani. Eğer Beleşkart’ın varsa iki taksit daha yaparız. Bu sizin memnuniyetiniz için müessesemizin size bir hizmetidir.

KÖYLÜ: Peki, ben peşin peşin yapıp eski usul taksit taksit ödesem olmaz mı?

TUVALETÇİ: Olmaz!… Kredi kartsız taksit yapamayız.

KÖYLÜ: Hadi ordan benimle dalga mı geçisen? Lo bunun taksiti peşini mi olurmuş.(Parayı tuvaletçinin önüne atar ve söylenerek uzaklaşır)

KÖYLÜ: Hey Allah’ım, bu nedir yav. Ayrancı gredi gartı deyi, helacı gredi gartı deyi. Bu gredi gartı ne menem şeydir bele. Hele garnım acıktı şurdan bi simit alam da garnımın açlığını bastıram.

( Simitçiye doğru yönelir. Simitçi tuvaletçinin tam karşısındaki kapının önündedir.)

KÖYLÜ: Selamun eleyküm! Simitler gvrek mi gurban?

SİMİTÇİ: Hem gevrek, hem devrek bey amca.

KÖYLÜ: Vıyy, Devrek nedir lo? O da mı gredi gartıdır yoksam?

SİMİTÇİ: Yok bey amca. Simit ve bastonuyla meşhur yer.

KÖYLÜ: Hele ver bakak bi simit. Dediğin kadar var mıdır? ( Simiti alır) Kurban borcumuz nedir?

SİMİTÇİ: Elli yeni kuruş. Kredi kartına beş taksit yaparuz.

KÖYLÜ: Benim kartım neyim yok. Eski usul taksit yaparsın?

SİMİTÇİ: Yoook olmaz. Öyle yapamaruz.

KÖYLÜ: Hele al şu paranı da üstünü gredi gartıynan taksitle ödersin. Tövbe tövbe… anlaşıldı. Bu gredi gartı ekmek, su gibi ihtiyaçtır. Yav Devrek simitçi bu gredi gardı nerde satılıyor? Çok pahalı bişeydir?

SİMİTÇİ: Hayır bey amca parayla satılmaz. Bankaya müracaat et yeter.

KÖYLÜ: hele banka nerdedir?

SİMİTÇİ: Cumabank karşıdadır.

( simitçiden ayrılır. Banka sahnenin ortasındadır. Oraya yönelir)

KÖYLÜ: Selamın eleyküm.

MEMUR: Buyrun beyefendi.

KÖYLÜ: Vıy! Bana mı dediniz?

MEMUR: Evet buyrun.

KÖYLÜ: Şey… Sizin bir gartınız varmş, ondan bana da verirsiz?

MEMUR: Tabi beyefeni, yeter ki siz isteyin. ( kredi kartını hazırlar ve hemen verir) Buyrun efendim

KÖYLÜ: Şimdi bu gart ne işe yarayi? Yani bu para gibim gullanıyik öyle mi?

MEMUR: Evet beyefendi. Beleşkart’ı her ihtiyacınız için kullanabilirsiniz. Her şeyi satın alabilirsiniz.

KÖYLÜ: Şimdi bununla on baş tosun, davar, geçi neyin de verirler mi?

MEMUR: Satıcının bankayla anlaşmasına bağlı efendim.

KÖYLÜ: Eyi öyleyse. Bizim Abuzer Ağa da banka gibim adamdır vesselam. Bu garttan bizim Abuzer Ağa’da da var mıdır?

MEMUR: Cumabank’ın Beleşkart’ı Türkiye’nin her yerinde vardır efendim.

( sevinerek bankadan ayrılır, kendi kendine: )

KÖYLÜ: Sankim beşinci avradımı almış gib sevindim haa!

II. BÖLÜM

( Sahneden “bir yıl sonra” yazısı geçer. Arkadan kendim ettim kendim buldum türküsü duyulur. Sahneye iki jandarma arasında köylü ve önde bir haciz memuru çıkar. Sahnenin ortasına ilerleyip dururlar. Köylü öne doğru yaklaşarak seyirciye şu şiiri okur. )

KÖYLÜ:

Ne davar galdı ne duvar

Her işin sonunda akılsız baş var

Beleşkartnan alınca herşeyi beleş sandık

Nasılsa taksitle deyip taşıdık sandık sandık

Bir simidi beş taksitle yedik

Ayranı on taksitle içtik

Alış veriş delisi olduk ne bulduksa aldık

Var mı deyi heç düşünmedik, yoğu zaten görmedik.

Paramız yoğsa Beleşkart’ımız var dedik.

Bu işe sebep kim, kim kimden davacı?

Ah Beleşkart! Ocağıma diktin incir ağacı.

Ey millet, bu halım olsun size ibret.

Çok mal haramsız çok laf yalansız olmaz.

Yine meseldir ki, Akılsız eşek palansız olmaz.

(Bu şiirden sonra, köylü jandarmaların arasında sahneyi terkeder.)

 

BİTTİ

 

Yaşar Vural

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum