Soyut Zamanlar..

27 Kasım 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 268 Görüntüleme

olum

“Mezarlıktan korkanın sevdiği ölmemiştir.”
Bu söz aklıma annemi getirdi…
Bir keresinde demiştiki:” Babam ölene kadar, ölüden, ölümden korkardım.. Ondan sonra korkmaz oldum..” Madde ve mana sanıyorum ölümle birbirinden ayrılırken, bir dirilişin kapısı aralanıyor… Şöyle ki, manaya erişebilmek için maddeyi öldürmek gerekiyor… Madde faniyim, fanisin, fani.. derken, mana sonsuzsun , sonsuzum, sonsuz.. türküsü söylüyor… İnsan ancak maddeden vazgeçmişse manaya erebiliyor ki, madde bedenin tatmini, duyunun zevki olunca, ey ruh, ey mana sen şurada bekle diye bir tarafa itiliyor mana…Sonsuz olana insan vazgeçince erişirken..vazgeçmek her zaman isteyerek olmuyor… İnsan bilmediğine düşmanken, bilmek bazen barışa giden yol olabiliyor. Bunun için de sanıyorum, bilgi her devirde kutsal kabul ediliyor. Biliyorsan dost oluyorsun barışla, sevgiye varışla…Bilgisizlik her yolun engeli olarak çıkıyor er kişi karşısına… Madde ve mana metafizik, maneviyyat, bu gibi konuların özünü anlamak bazen bir bilişle olamıyor sanıyorum…Ten ve can ayrı, ayrı sınavlardan geçip, somutun cazibesini itip, soyutun ruhuna bağlayınca özünü, o zaman erebiliyor sonsuzun ruhuna ve ancak o zaman, diyebiliyor ki : ” Ey insan ölmeden evvel, ölmelisin..” Evet öyle sanıyorum ki mezarlıklardan korkmayanlar.. bir maddeyi manaya fedadan sonra, manayı bulanlar.. Bir sevdiğini mana için maddeye kurban etmiş olmalılar…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum