CAN VERMEK VE ANNELERİMİZ

12 Mayıs 2013 0 yorum Denemeler-Makaleler 354 Görüntüleme

 

“Can vermek” deyince iki şey gelir benim aklıma, iki elleri ayakları öpülesi gelir; şehitlerimiz ve annelerimiz… İkisine de varlığımız borçluyuz. Birisine maddi varlığımız diğerine manevi varlığımızı. Şehidim cümle canlar yaşasın, huzur bulsun diye canından geçer. O, ölerek ölümsüzlüğü seçer. Bir de insanlığa can veren, canında can taşıyan annelerimiz var. Hani cennetin ayakları altına serilmiş olduğu annelerimiz.

Hayatımızı tehlikeden kurtarana söylediğimiz bir söz vardır “sana can borçluyum” diye. Daha birilerine borçlanmadan önce, asıl borçlu olduğun birisi bekler, yanı başında. Kıymetini hiç bilmediğin, belki de arayıp sormadığın, borcunu unuttuğun biri. O senin annen. Seni var eden, varlığını kuşatan, kanından, canından bir parça. Her şeyden önce eğer dünyada birine borçluysan önce ona “borçlusun!”

Türlü türlü sevgiler söyleriz, ama inanın karşılığı olmayan tek sevgi budur: Anne sevgisi ya da annemizin sevgisi. Çünkü o, hiçbir maddi çıkar beklemeden, karşılık ummadan bakar, yetiştirir, büyütür. Dile kolay, bir çocuğun ya da birçok çocuğun yetişmesi için harcanan bir ömür. Ömrünün sonuna kadar evlatlarının ikbali, mutluluğu, huzuru için çalışıp didinen, kaygılanan bir tek insan vardır hayatınızda. O yüzden “anne” baş tacı, o yüzden anne yüce ve kutsal. Biz belli bir yaşa gelsek, evden ocaktan ayrılsak hatta ayrı bir yuva kursak bile hâlâ bizim için çarpan, kaygılanan, yanıp tutuşan bir yürek var. Biz çoluk çocuk sahibi olsak da hâlâ onun gözünde hâlâ küçücük bir çocuğuz… O, yaşadığı müddetçe ben inanıyorum ki, bizler bir dua kalkanıyla korunuyoruz. Annelerimizin bizler için yüce Allah’tan dilediği hayır duaları. Biz unutsak ya da bilmesek bile onun duaları bizleri sarıp sarmalıyor, birçok kötülüğe karşı koruyor. Ben şimdi dahi kötü bir iş yapacak olsam, acaba annem ne derdi sorusunu aklıma getiririm. Onun çocukluğumuzda kötülüklere, yaramazlıklara karşı bizleri uyaran tembih sözleri hâlâ aklımdadır. Belleğime öyle işlemiş ki, ömrümün sonuna kadar bu tembihleri unutmayacağım. Onun için bizim ilk öğretmenimiz annemizdir. İlk pedagoğumuz, ilk öğretmenimiz, ilk doktorumuz, ilk din adamımız ve daha nice meslek erbabının ilk örneğini biz annemizde gördük. O yüzden aslında annelerimiz birçok ilme vakıftırlar. Yoksa bunca şeyi aynı anda olmak mümkün mü?

Ne söylesek annemiz için kifayetsiz, az ve eksik… Siz bizim her şeyimiz, sebebimiz, gerçek sevgilimizsiniz. Ne kadar vefasız olsak da emin olun sizleri çok seviyoruz. Varlığınızla gönüllerimiz sükûn ve huzur buluyor. Sizlere binlerce can feda olsun bizlere can veren, kıymetli annelerimiz…

 Yaşar Vural

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum