Azapay’a Sesleniş

6 Mart 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler , Genel 815 Görüntüleme

azapaygibi

Bir kız çocuğu bekliyorum zalimlerin sesini kesecek gürlük ve güzellikte. Bir ceylanı canından edecek bakışlarıyla cevval bir kız… Şimdi ve henüz gelmeden ona sesleniyorum bir Dilaver Cebeci satırından “Nerdesin Azapay, kara yerde misin, mavi gökte misin, yerle gök arasında bir kızıl çilede misin?” Beni duyuyor belki de gelemiyorsun sen de. Sen gel diye bir de ben sesleniyorum sana ve geleceğin güne bir mektup bırakıyorum.

Azapay,

İçine doğduğun bu dünya senin değil. Ataların burada doğmadı. Sen Kâlû Belâ’da sürüldün vatanından. Uyan, silkelen, farkına var. Sen bir peygamber övgüsüne mazhar olmuş kandasın,hatırla. Tek bir amacın olacak ve milletini çok seveceksin. Çünkü yaşamak için damarlarında, omuzlarında ve parmak uçlarına kadar bir güç bulacaksın ki… Gözlerinde al bayraklar dalgalanacak,  kulaklarında marşlar çınlayacak, yokuşları daha bir nefes nefese daha bir hırsla çıkacaksın. Attığın adımları ensende hissedeceksin, sanacaksın yer titreyecek, sen yürürken yağılar sinecek, acun inleyecek, sırtında ağır bir yük olacak, terleyeceksin. Sen soğuma, sinme, usanma Azapay. Bir dağ gölgesi arama, Kızılkum’dan Tuna’ya yürümek var payında,yürüyeceksin. Her kapıda biz saz çalacaksın Türk’çe nameler eşliğinde, uyuyan sineleri uyandıracaksın. Atalarının önünde taş duvarlar örüldü, demir dağlar dizildi, o çağlar geride kaldı,silah çıktı mertlik bozuldu Azapay, şaşıracaksın. Yolunun üstünde nice gözyaşı ve elem var,zulüm var. Bir ulu dağın eteklerinden sesleneceksin, gözyaşları boyunca ilerleyecek ve ırmaklar gibi çağlayacaksın. And iç, kaçanlardan olmayacak, satanlardan olmayacaksın.

Ve nihayetinde çöllerin, hanların, Vey’in Baykal’ın Hazar’ın Aras’ın Fırat’ın Karadeniz’in, gözleri al bayraktan bir bala karşılayacak seni. Ellerinden tutacaksın, gözlerinden ışık damlayacak, Mete’yi Kür Şad’ı Cengiz Han’ı ve cümle atalarını göreceksin. Onları senin olmayan topraklarda tutamazsan Turan denen bir yurda varacaksınız. Bozkırda atlar kişneyecek,  nalların ve toynakların sesini göğsünde duyacaksın. Ak saçlı anaların elinden ekmek, al yanaklı, gür belikli kızların elinden kımız içeceksin. Acun denilen kara yerde öyle bir hazza varacaksın ki gözlerin toy arayacak, bir kutlu otağda şen olacaksın Azapay. Zafer kapında yatacak, gürz ile, kılıç ile koyun koyuna uyuyacaksın. Türk’ün sesi gelecek uzak akınlardan, okların ıslığına Ötüken’de uyanacaksın. Demir dağlar delen ataların yurdunda avlanacaksın. Fakat unutma! Yolun uzun durmayacaksın, aldanmayacaksın Çin ipeğinden günlere. Güzel ellerin nasırlanacak Azapay, yorulmak bilmeyecek, fırtınalardan evvel dinmeyeceksin. Yorulma,kırılma Azapay. Beşikte başlayan davanda ancak mezarda dinleneceksin. Ötüken’e sığmasın için,öyle bir çalımla kalk ki… Gök bayrağı görecek ve hatırlayacaksın, sen onu ezelde gördün. Azapay zulmün Ergenekon’undan çık, çıkar. Var  Osman Batur’u ipten al. Biz Al Bayrağı kaldıralım,sen Gök Bayrağı kaldır Azapay.

Dilaver Cebeci ile Kahraman Osman Batur’un aziz ruhlarına…

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum