Korku Dünyasında Yaşamak

6 Mart 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 334 Görüntüleme

Korku kanca gibidir. Bu kancaya bir kere tutuldun mu bir daha zor bırakırsın. Korkuya kapıldıkça kurtulman her geçen gün biraz daha zorlanır. Kurtulmak istiyorsanız eğer kendinizden bir parça bırakmak zorunda kalacaksınız.

Korkunun birçok çeşidi vardır. Ben bunlardan en yaygın olanı, aslında bir eksiklik olarak gözükmeyen ama bence bir hastalık olan; gezmekten korkma hastalığına değineceğim.

Bizler maalesef korku içerisinde büyütülüyoruz. “Aman kızım dikkat et” , “Aman çocuğum oraya gitme” bunu yapma, şunu yapma şeklinde birçok cümleye maruz kalarak büyüyoruz. Bir yere gezmeye gitmek istediğinizde ailenizden genel olarak alacağınız tepki “olmaz” , “gitme” , “başına bir şey gelir” ve “ortalık karışık” gibi tepkiler alıyoruz.

Ülkemizde kamp yapan, gezen çok insan var. Ama bunların sayıları ülke toplamına bakarsanız çok az. Hayatında kamp yapmayan -bende buna dahilim şuan maalesef-, çadır kurup dışarıda uyumayan insanlar var. Doğadan yeşillikten bahsetmek çok kolay ama o yeşilliğin içinde hayat sürmek var olmak çok zor geliyor insana.

Aslında zor gelmesinin sebebi küçük yaşta ailemiz tarafından sürekli olarak engellenmemiz bence. Bir şey olacak korkusu ile çocuklarını dışarıda oyun oynamaya bile göndermeyenler var. Kaldı ki gezmek o çocuklar için hayal oluyor.

Küçük yaşta sürekli olarak gezme arzusu ötelendiği için ileride de yapamam korkusunu doğuruyor. İnsanlar bisikletlerine atlayıp dünyayı gezerken bizler bisiklete izinle biniyoruz. Bisiklet bizde “şeytan icadı” olarak bakıyorlar.

Birde gezme duygusunu aşılama durumu var. Aileler çocuklarını alıp gezmeye, tatile gitmiyor. Çoğunun bahanesi “para” ama çok ucuza yapacağınız güzel tatil imkânları var. Mesela alın ailenizi gidin kamp yapın. Türkiye’de kamp yapılacak çok güzel yerler var. Çocuğunuza bu duyguyu aşılamak kadar güzel bir şey olamaz.

Belli bir kesim var çok güzel bir şekilde geziyor. Yurt dışına çıkıyor yeni yerler görüyor. Bu sayı azımsanmayacak kadar var ama diğer bir kesimin hiç gezmekle alakası yok.

Bence insanlar gezerek öğrenir ve kültür sahibi olur. Gezmenin size tek zararı maddi olacaktır. Ama bu zarara karşılık inanın çok güzel yerler, lezzetler tadacaksınız. Gezmekten korkmayın, elinizden geldiği kadar gezin. Mesela ilk başta bulunduğunuz çevreden başlayın. Sonra yavaş yavaş açılın ve bu denizde liman liman dolaşın.

Son olarak “Ayşe Teyze” olarak bilinen biraz yaşlıca bir teyzemiz, turlara katılarak dünyayı geziyor. Sosyal medya ya atılan birkaç fotoğrafla bir anda sosyal medya fenomeni oldu. Bence insanlar bu teyzeyi bu kadar sevmelerinin, imrenmelerinin sebebi kendilerinin bunları yapamadıklarından dolayı oldu. İnsanlar gezen insanlara imrenerek bakıyorlar, etrafımda sıklıkla “oh ne güzel geziyor” kelimesini duyuyorum. Sizde o imrendiğiniz insanlar gibi gönlünüzce gezebilirsiniz yeter ki şu içinize hapsolmuş korkularınızdan kurtulun.

Korkularınızdan kurtulup dilediğinizce gezmeniz umuduyla…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum