Düşünmek Üzerine

23 Mart 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 403 Görüntüleme

IMG_20170113_154829

Neden düşünmüyoruz hiç düşündünüz mü? Hayatımızın kalabalıklığı arasında hızla ilerleyen saatler, karmaşık duygu halleri, farkında olmadan yüklendiğimiz sorumluluklar arasında hele ki yalnız kaldığımız bir anda hiç düşünmediğimizi düşünmek aklınıza geldi mi? Sanki birileri gelmiş, kafa tasımızın içinden düşünme yetimizi almış ve bizi büyük bir düşüncesizliğin içine hapsedip gitmiş gibi. “Her eylemin atası düşüncedir.” der Emerson. Oysa biz düşünceyi bir kenara koymuş ve dönüşte onu almayı unutmuş gibi düşünmeden hareket ederiz ve düşünmeden yaptığımız her eylem başımıza türlü türlü çoraplar örer. “Dil düşüncenin aynasıdır.” düşüncelerimizi dille ifade ederiz bu herkesin bildiği doğanın da kabul ettiği bir gerçektir. Peki ya düşünmeden konuşuyorsak? O zaman dilimiz düşüncesizliğimizin aynası olur. Konuşmak bir kenara iki çift söz söyleyecek takatimiz olmaz. Kendimiz düşünmediğimiz gibi başkalarının bizim yerimize de düşünmesini isteriz. Sonra bizim yerimize düşünen kişiler bizim yerimize de konuşmaya başlar biz hepten bir suskunlugun içine bürünürüz de neden düşünmediğimizi bile düşünmez oluruz. Sonra bir gün birileri yaratıcı düşünme diye bir şeyden bahseder. Ya hu düşünmeyi bilmeyen bir milletten yaratıcı düşünmesini beklemek mümkün müdür? Eğer insanları, düşündüklerine inandırırsanız, sizi severler. Gerçekten düşündürürseniz, sizden nefret ederler der Don Marquis. Okulda, sokakta, otobüste, iş yerlerinde, bankalarda, lokantalarda hatta ekmek kuyruklarında düşünceli bir insanla karşılaştığımızda elmas bulmuş kadar mutlu oluruz.Şaşkınlığımız da cabası…

Peki her düşünen insan düşünceli insan mıdır? Sizi yormadan cevabı ben vereyim: Hayır! Düşünen insan ile düşünceli insan arasında deyim yerinde ise dağlar kadar fark vardır. Ama düşünceli insan olmanın da altında düşünen insan olmak yatar. Shakespeare, “Aslında hiçbir şey, iyi ya da kötü değildir. Her şey, bizim onlar hakkında düşündüklerimize bağlıdır.” demiştir. Peki düşünmüyor isek? İyi ya da kötü olarak nitelendirdiğimiz değer yargılarımızın doğruluğu tartışılabilir mi? Elbette! Kime göre iyi ya da kötü? kime göre doğru ya da yanlış? Benim için doğru olan bir davranış toplumun farklı bir bireyi için yanlış olabilir ya da bir toplum için yanlış olan bir davranış bir başka toplum için doğru olabilir. Elbette evrensel olarak doğru kabul edilen değer yargıları da vardır. Tüm bu yargıları oluşturan da yaşantılar ve düşüncelerdir. Düşünmek kainatın hem en zor hem de en kolay eylemidir. Düşünmek uçsuz bucaksız bir coğrafyada bir sınır aramaktır. Sonu, sonsuzu…Düşünmek insana “varlığı” aratır. Tanrının varlığını, evrenin varlığını, kendi varlığını…İnsanı diğer varlıklardan ayıran yegâne güç düşünmektir. O halde düşünelim: neden düşünmüyoruz?

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum