DOĞUM GÜNÜ

19 Mayıs 2011 0 yorum Denemeler-Makaleler 301 Görüntüleme

 

DOĞUM GÜNÜ

Bu topraklar çok bereketlidir. Her yerinden su, bolluk, bereket fışkırır. Toprağı bereketli, suyu bol memlekettin insanı da çok olur. Çalışkanı da olur tembeli de. Dürüstü de olur hırsızı da. Onurlusu da olur arsızı da. Çünkü bu topraklar bereketli her şeyi yetiştiriyor.

Yalnız, onurlu ve dürüst insanlar yetişiyor yetişmesine de onları yetiştirmekte biraz zorlanıyoruz. Niye mi? Şöyle izah edeyim: Tarımla uğraşanlar bilirler. Toprağa ürünü dikmek ya da ekmek ürünü almak için bir başlangıçtır. Ancak yeterli değildir. Ürün için toprağa serptiğiniz ilaç ve gübreden, yaptığınız sulamadan; istenmeyen otlar, ürün ve tarla için zararlı olacak olan otlar da istifade eder. Hem de üründen çok daha fazla yetişir ve ürünün alması gereken gıdayı onlar alır. Eğer çitçi, haşere ve yabancı otlarla mücadele etmezse, tarlasında ürün yerine ayrık otları, diken gibi yabanıl otlar alır. Çitçinin tarlasından beklediği mahsul bunca yabancı otun içinde kaybolur gider, yetişemez, büyüyemez. İşte böyle memlekette yetişen insan tipleri de böyledir. Herkes bu toprağın havasını teneffüs eder, ekmeğini yer, suyunu içer; ancak onurlu ve namuslu insanlardan çok onursuzların, hainlerin, hırsız ve arsızların daha fazla türediğini görürüz. Bunlar, dürüst ve şerefli insanlardan daha çok ve daha baskındırlar. Her köşeyi kapmış, her yeri zaptetmişlerdir. Tıpkı 90 yıl önce olduğu gibi.

 

Memleketin işgal edilmesinde herhangi bir sakınca görmeyen, düşman askeri kutsal vatan topraklarını çiğnediğinde neredeyse bayram edecek olan hainler cümle matbuatı ele geçirmişler; milleti sakin olmaya, vatanın selameti için gelenlere direnmemeye çağırıyorlardı vatandaşı. Milletin aklı bulansın ki kolay işgal edilsin vatan toprakları. Millî mücadele davasını verenleri hain ilan eden bu alçaklar, din ve manevi değerleri kullanmaktan da geri kalmıyorlardı. Çünkü milletin en zayıf karnı manevi değerleridir. Milletin bu vesileyle aklını çelmek, Mustafa Kemal’in davasından milleti caydırmak daha kolaydır. Binbir zorluk ve yoksullukla kurulan Ankara Hükûmeti bir taraftan cephede düşmana galip gelmeye çalışırken bir yandan da isyan eden gerici ve hilafetçi takımıyla mücadele ediyordu. Mayasında ahde vefa ve vatanseverlik bulunan Anadolu’nun namuslu ve onurlu insanları da Mustafa Kemal’in yanında saf tutmuş; kendi toprağında kendi vatanında hür ve onurlu bir yaşam sürebilmenin kavgasını veriyordu binbir yoksulluk ve zorluk içinde. Peki ne oldu sonra? Vatan için çocuğunu, çoluğunu cephede bırakanlar kadar, düşmana bırakın kurşun sıkmayı kutsal davaya engel olanlar da bağımsız bir yaşama kavuştular. Onlar da bu topraklarda iş kurdu, eş buldu, aş buldu. Hatta onlar vatan uğruna hiçbir şeylerini harcamadıkları için memleketin yine en zengini, en semizi oldular. Burada bir ters orantı var ama galiba dünyanın adaleti bu.

Çok şükür memleketimizde her türlü insan yetişiyor. Dün olduğu gibi bugün de onurlularımız kadar onursuzlarımız var. Doksan yıl öncesi gibi en çok onların sesi çıkıyor. Çünkü her köşeyi, her sütunu onlar kapmış. Yine kirli ağızlarından zehir saçıyorlar. Sadece erkeği değil, bunların dişisi de hain… Hem de daha azılı. Çok seslilik bu olsa gerek: herkes konuşacak ama sadece onursuz ve satılmışların sesi çıkacak. Diğerleri, kaderine razı olacak. Kim bilir, bir gün yine bir On Dokuz Mayıs ruhu yeniden diriliverir ve Samsun’dan güneş gibi doğuverir.

Bugün 19 Mayıs. Memleketimin doğum günü. Doğum günün kutlu olsun aziz vatan!…

19 Mayıs 2011

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum