İSRAF VE GERİ DÖNÜŞTÜREMEDİKLERİMİZ

8 Aralık 2010 0 yorum Denemeler-Makaleler 287 Görüntüleme

Çocuklarımızın israfın kötü bir alışkanlık olduğunu anlamaları, Türk mallarını kullanmanın her şeyden önce bir yurttaşlık görevi olduğunu bilmeleri anlamında her yıl 12-18 Aralık tarihleri ülkemizde Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak kutlanmaktadır. Çocuklarımızın birikim yapma alışkanlığı edinmeleri için onlara kumbara hediye etmek eskiden beri başvurulan bir yöntemdir. Kumbara, birikimin ve tutumlu olmanın sembolüdür adeta. “Damlaya damlaya göl olur” atasözünü makaraya alan ziyniyet türemeden önce “tutumlu olmak” dendiğinde akla gelen ilk söz bu olurdu. “Damlaya damlaya göl olur.”

Tut çocuğum ,

Elindeki, avucundakini tut.
Savurma öyle saçların gibi,
Bir o yana bir bu yana.
Uzak dur haramdan,
savurganlıktan

 

Helâl lokma yut!
                       Yaşar Vural

                Aşağıdaki video, tutumlu olmayı ve biriktirmeyi öğütleyen çocuk şarkısı “Kumbara” parçasıyla yapılmıştır. Miniklerin hoşuna gideceğini düşünüyoruz.

  {dmotion}xg0z8f{/dmotion}

 

(Videoyu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz)

http://rapidshare.com/files/435735323/kumbara.wmv

 

         GERİ DÖNÜŞTÜREMEDİKLERİMİZ VE İSRAF

 

Acaba insanoğlu kullandığı suyun, yaktığı kömürün, yazdığı kağıdın sınırsız olduğunu mu düşünmektedir? Eğer insanoğlu bu düşüncedeyse büyük bir aldanmışlığın içine düşmüştür. Çünkü dünyada hiçbir kaynak sınırsız değildir ve bu sebeple bizlerin hiçbir kaynağı, obur bir insanın önündeki bütün yemekleri yemesi gibi hesapsızca kullanma, tüketme hakkımız yoktur.

                Bilim adamları dünyadaki fosil yakıtların hızla tükenmekte olduğunu açıklıyor ve bilmem kaç yıl sonra bu yakıtların tükeneceğini söylüyor. Ben bu açıklamalardan oldukça endişe duyuyorum. Petrolün veya kömürün tükenmesi bana korkunç geliyor. Ama şöyle de düşünmek gerekmiyor mu: Dünyada hiçbir şey sonsuz değildir ve hiçbir şey sonsuza kadar yaşayamaz. Öyleyse elimizdeki kaynakların bir gün tükenecek olması çok normal. Fakat, nasılsa bitecek diye yaşam kaynaklarımızı har vurup harman savurmak da neyin nesidir? Aslında sanıldığı gibi çaresiz değiliz. Gelişen teknoloji ve bilim sayesinde tükenen enerji maddelerinin yerine yenilerini koymak, yenilerini koymak mümkün değilse bile benzerlerini üretip kullanmak mümkün. Bunun yanında geri kazanımı mümkün olan cam, kağıt, plastik, metal gibi maddeleri geri kazanarak çok kısa ömür biçilen fosil yakıtların ömrünü uzatmak mümkündür. Plastik ürünlerin petrolden elde edildiğini düşünürsek plastiği geri kazandırmanın petrole olan bağımlılığı biraz azaltacağını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca dünyada ormanlar da sonsuz ve sınırsız değildir. Plastik malzemelerin geri kazanımıyla nasıl ki petrole olan bağımlığı azaltıyorsak, kağıtların geri dönüşümünü sağlayarak da ormanlarımıza olan talebi azaltmış oluruz. Yazdığımız defterin, okuduğumuz kitap ve gazetelerin birer orman ürünü olduğunu düşünürsek ve kağıdın medeniyetin gelişiminde temel taşı vazifesini gördüğünü hatırımıza getirirsek kağıdı dönüştürmenin de ne kadar önemli olduğunu anlarız sanırım. Her yıl gerek ihmal neticesinde ve gerekse başka sebeplerle çıkan yangınlarda kaybettiğimiz ormanlarımıza, geri kazanamadığımız her bir kağıtla da zarar vermiş sayılmıyor muyuz?

                Geri dönüşüm başka bir açıdan bakıldığında israfı önlemek anlamına gelir. Kazandığımız her kuruşu nasıl hesaplı ve ihtiyatlı harcamamız gerekiyorsa, geri dönüşüme de o denli önem vermeliyiz. Devletimiz ister belediyeleri aracılığıyla ister diğer kurumları aracılığıyla geri dönüşümü hızlandıracak tedbirleri bir an önce almalıdır. Gerek ev atıkları gerekse iş yerlerinden, fabrikalardan çıkan atıkların değerlendirilmesi için gereken tesisler kurulmalı ve bu atıklar buralarda işlenerek yeniden kullanıma sunulmalıdır. Bizler, evlerimizde ve iş yerlerimizde çöpleri ayrıştırırken belediyeler de vatandaşın ayrıştırdığı çöpleri geri kazanım sistemine uygun olarak toplamalı ve bunları değerlendirmelidir.

                Küresel ısınma ve diğer çevre sorunlarının arttığı günümüzde, geleceğimiz kâbusa dönüşmeden bizler geleceğimizi dönüştürelim. İsrafı önlemek biraz da geri dönüştürmektir!

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum