SARIKAMIŞ’TA KAHRAMAN BİR ERBAA’LI

4 Ocak 2018 0 yorum Genel 31 Görüntüleme

SARIKAMIŞ’TA KAHRAMAN BİR ERBAA’LI
İki günlük yavrusunu Allah’a emanet eden Allah için cepheye giden ve ŞEHADET ŞERBETİNİ içen bir yiğittir o.
Erbaa’lı; KURUDEDE’lerden ABDÜLKERİM…
Her memleketin bir yiğidi vardır. Onları herkes tanır bilir mesela bir Nene Hatun, Seyit onbaşı veya Zenci Musa’sı vardır. Ya bizim yiğitlerimiz kim tanıyor, kim biliyor. Sizlere bugün bizim yiğitlerimizden sadece bir tanesinden bahsedeceğim.
Seferberlik ilan edilir belki seferberlikte belki de cihat ilan edilince Abdülkerim’in içine ateş düşer. Her şeyini bir kenara bırakıp gitmeyi hesap eder fakat düşünmesi gereken bir de ailesi vardır. Kimdir bunlar; en büyüğü 4 yaşında üç çocuk, hamile bir eş üç kardeş ve onların yavruları. Bunların hepsi onun eline bakmaktadır ve onların haricinde anasının karnında bir de bebek vardır. Doğum yaklaşmış sancılar artmıştır. Artan sancı sadece anne de yoktur o sancılar yurdun her tarafını sarmış vatan dört yandan düşman ateşinin verdiği sancıyla kıvranmaya başlamıştır. Abdülkerim bir seçim yapmak zorundadır ya gidecek veya nefsini düşünüp bazı köylüleri gibi sadece ailesine bakacak düşman kapıya dayanana kadar sadece ambarındaki darıyı ve koynundaki karıyı düşünecektir.
Zaman daralmakta ve ateş yurdun dört bir tarafını sarmaktayken Allah için ölmeyi şeref sayan bir insan nefsini düşünemezdi. Artık kararını vermiştir ve gitmek için hazırlıklarına başlamıştır. Ona kardeşi Recep’te katılınca geride iki kardeş kalmıştır.
Onlar zorlu yolculuğa çıktıkları andan kısa bir zaman sonra Abdülkerim bir kez daha baba olmuş ve cepheye gitmeden önce elleri minnacık parmakları ufacık bir yavrusu daha olmuştur. Dünyaya yeni teşrif eden bu yavru dünyaya gözlerini açtığı anda babasını başucunda bulamasa da amcasının babasına haber vermesiyle yarı yoldan dönen. Babasına gülümseme numarası yapmış babası ise onun kulağına eğilip ‘‘adından dolayı benim gitmem Rıza göster, söz seni yalnız bırakmıycam en kısa zamanda yanında olacağım’’ diyerek, o anlamasa da onunla vedalaşmıştır.
Evet, Abdülkerim iki günlük bebeğini ve dünyalar kadar sevdiği biricik eşini bırakıp dünyalardan çok sevdiği vatanı için cepheye gitmiş bu defa yanında bir küçük kardeşini daha götürmüştür. Şimdi üç kardeş vatan için yola düşmüş üçü de nefeslerin buz tuttuğu dağlarında kurtların ulurken donduğu Sarıkamış’a doğru yol almışlardır.
Onlar artık aramızda olmasa da onların bıraktığı vatan topraklarında yaşıyoruz.
Üç yiğit; Abdülkerim, Recep ve Ömer…
Sonra ne mi olmuştur. Ne olduğunu ilerleyen zamanlarda açıklayacağız ve ilerleyen günlerde Abdülkerim’in evladına yazdığı mektuba yer verip onun torununun mektubunu yayınlayacağız. Abdülkerim’in mektubunu yarın, torunun mektubunu pazartesi yayınlayacağız inşallah.
Fatih KAPLAN 04.01.2018

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum