An’sızın

30 Ocak 2017 0 yorum Serap Demir , Yazarlarımız 754 Görüntüleme

İçindeki hardan, harcanan bir candan payına düşeni alır, ertelediğin yarınlar ve sen ‘yoksun’ sınırını çoktan aşmış bir gidene yeltenmekten, yek duramazsın kapı aralığında…

Aralık’ta…

Ocağın yanmayan tarafı ısıtıyorsa di’li geçmiş bir vakti, Kasım kadar uzaksan Temmuz’a; dargınsanız üstelik, gün biteli yıllar olmadı mı?

Ansızın susar, kan kusar diye yutkundugun bir anı, sızlar. Eş anlamı da yoktur bu işin, eşeleme izlerini. Leş bir andır, anıdır; odada unuttuğu kokusunun yüzüne bir tokat gibi inişi. Arada bir kanayan yaranda, Tanyeri maviligi aramanı hangi lehçe duyar da susar şimdi?

İste, bu işte bir tükenmişlik var deme; güzel iste… Uğruna, cesedini yaktığın bir fotoğrafın olay mahalline uğramamış gibisin. Bir küldeki iki silik siluet gibi yabancılaşmadan, sabırla, sükutla bekle. En hasta gecen bile çıktı sabaha. Kalem de yorgun değil kelam etmekten ve halihazırda, adına ithaf edilecek satırlara. Şükrettiğini duyar gibiyim…

Bir alaz sancı kilometrelerce ötede can çekişiyor desem inanır mıydın, kanı donar mıydı ya da tuz bastığın yaranın? Can kenarı bir yalnızlığın kötürüm yanıdır, solundan men edilen baharların…

Uyan!

Heybende, heybetli avunuşların yok artık. Seni düştüğün yerden kaldıracak gücü var, satırların. Düşü var, yarına düşüveren bir katre hüznün girdaptan çıkacağı… İste, işte bu yuzden, uzak olunan o yüzden korkmadan, güzel iste. En yorgun sesin bile avaz avaz susmadı mı?

Bak, ateşi suyla boğdular ve sordular; bir sözü ikiletmeyenin, o hissi kirletmeyenin hatrına, adı hatırda adiye çıkan dünde kalmadı mi?

ve soğudular, ısıtarak tenlerini…

Uyan, düşgüzar savunmaların da yitirdi eşkalini. Saat diye sorduğun ne varsa, durdu. Bir deniz sudan korktu bu sabah. İş çığrından çıkınca, çığlık bozması bir sessizliğin üzerine düştü, çığ.

Kar, kâr etmez buralarda; örtüsünü yırtar güneş beyazın, an’sızın…

Kış, kıskanmadan yazı,

Bir el kalem sesi susmadan uçta,

‘Bugün’ diyebildigin her ne varsa

Yaz kızım!

O gün yarın olduğunda, ‘dün’ diye bildigin bir ânı unuttuğunda anlarsın.

 

 

 

 

 

 

Serap Demir

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum