Hoşgörü Çemberi: Anadolu

4 Aralık 2016 0 yorum Veysi Toktaş , Yazarlarımız 843 Görüntüleme

Mevlana der ki:
“Testi, içinde ne varsa onu sızdırır.”Mevlana gibi büyük bir ulviyete sahip,kuşaktan kuşağa gönül bağı ile yaşayan ve hala dillerde pelesenk olan bir düşünürün bu sözü insana bulunduğu kadim toprağı-Anadolu’yu, Anadolu insanını- düşündürür.
Hele ki şefkat ve hoşgörü perdesinin üstünü ördüğü yüreklerin demlendiği bu yedi iklim ve asırlarca medeniyetin eşiği olmuş;içinde renk cümbüşü oluşturan farklı ırkları,dinleri ve kültürleri barındıran güzel Anadolu’m. Ne pervasızca döner durur,biricik gönüller,sevgiyle keşmekeş olduğu semaların altında. Gök kubbeyi dolduran sözlerin kıyafetli huşusu selam buyurur; öteden,beriden… Gel,gel der gibi. Çehresinde eriyen bakışların ne manalı Anadolu İnsanı’m. Yüzyıllar boyunca kültürü,hoşgörüsü ve medeniyetiyle Anadolu İnsanı hep hürmetkâr ve sevgi tomurcuğu olmuştur. Yıllar yılı ve özellikle son yıllarda bu hoşgörü ve sevginin az biraz perçinlendiğini,yıprandığını görüyoruz. Adeta ateş çemberine girmiş gibi kuyuya düşmüş insana uzatılan ipi sadece biz tutalım istiyoruz. Açgözlülük ve bu doyumsuz insanoğlu her geçen gün biraz daha kaybediyor; şuurunu, aklı selimini…
Bu zarar ziyanlar bir tek insana zarar verse; hayvanlara,doğaya verdiğimiz zararlar had safhada. Zaman zaman öyle şeylere sahne oluyor ki bu güzel memleket! Eğitimden yoksun insanlar mı, çağ dışı uygulamalar mı,rezil rüsva insanlık namı mı? Hangisi yok? Bu sorunların bir çoğu gözümüzün önünde. Toprakları,dağları ve göğü çınlatan bu haykırışları duyamıyoruz. “Akıp giden denizde yol alan gemidekiler,kamışlık gidiyor sanırlar. Biz de şu dünyadan geçip gidiyoruz da, giderken,dünya yürüyor gidiyor sanıyoruz.” diye bir sözü daha var Mevlâna’nın; sanıyoruz ki sadece biz yaşıyoruz bu gezegende,bir tek bizim için yaratılmış her şey. Sanki hiç etki etmeden,iz bırakmadan gidiyoruz. İşte neden güzel izler bırakıp bu güzel renklere karışmıyorsun.
Ey Anadolu İnsanı’m ! Uyan bu uykulu,cahil esaretinden! Seyre dursun seni yedi iklim,asırlarca bu gök kubbeye uzanan insanlığın. Bir karış toprağı değil yedi kuşak nesilden nesle aksın şanın.

Avucunun içinde dünyanın izi;
rengarenk uçurumlara düşüyor başın,
bir çocuk gör ki yedi nesilden;
gelmiş konmuş gönül yuvana.

hosgoru-anadolu mevlana-hosgoru

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum