BEKLEMENİN ÇEKİMLERİ

21 Haziran 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler , Genel , Sizden Gelenler 426 Görüntüleme

gülce

Bekledim.

Gurbetlik konağına düştüm düşeli, dünya denilen misafirhanede ilk özlem çığlığımı attım atalı bekledim. Bekledim güneşli günlerce ve yıldızlı gecelerce. Bekledim menzili olmayan yollarca. Bekledim muhtaç kaldıkça kah umutla kah umutsuzlukla, kah sabır içre kah isyan üzre bekledim… Bekledim elest bezminde söz veren sesini. Seni bekledim ben beni bileli. seni bildim yeryüzü sürgünümün sebebi. Bekledim bir Atsız romanı kahramanının ismiyle, cisminin olmadığı hayallerle. Bekledim; özlemle, çileyle,azimle, sebatla ve aşkla. Avuçlarımda bekledim seni dualarca. Altaylardan Tunaya ılgıt ılgıt esen yeller gibi bir gün çıkar gelirsin diye bekledim göğe bakarak… Usta bir kemankeşin yayından fırlayan ok gibi aşk temrenini yüreğimin süveyda adlı noktasına düşürürsün birden diye bekledim ben.  Hasretinin her gününü basamak yapıp 7562. Basamakta uçurumun kenarında bekledim seni şiirlerce…

Bekliyorum…

Uçurumdan atlayanda beni ak kanatlarına alıp yedi kat semavatın üstüne çıkardın çıkaralı bekliyorum. Bekliyorum rüzgarlarla taşınan kokunu, göçmen kuşlarla selamını, şehrin gürültüsünde ayak sesini… Bekliyorum gözlerinden gözlerime akan hayat nehrini… Gönlünden gönlüme süzülen ışık huzmesini… 21. Yüzyılda kızılelma belledim, bekliyorum seni… Bekliyorum; yüreğime Kürşad’ın ihtilali gibi ansızın girdin gireli, gönül mülküme ak tuğunu diktin dikeli, en nadide cevherlerle bezenmiş kalp otağımın tahtına geçtin geçeli… Bekliyorum… Bekliyorum Ankara ayazına göğsümü siper edip ey bahtımın aydınlığı, kaderimin en güzel tarafı… Bekliyorum seni, adın yazılı yüzük parmağımda… Bekliyorum bir sabah erken Rauf Denktaş Meydanında…

Bekleyeceğim…

Sevda sokağı 408 kilometre olsa da, hasretinden akıttığım yaşlar göz pınarlarımda yol yol olsa da, şartlar ayaklarımıza demir prangalar vursa da, gönlümün koru büyüyüp arzı alsa da, canözümde sel gizli gizli aksa da adının adımsız anılmayacağı günleri bekleyeceğim. Bekleyeceğim kuru bozkır topraklarının kırkikindi yağmurlarını beklediği gibi. Bekleyeceğim demli çayın buğusuna tutup kalbimi Neşet Ertaş’ın türküye girmesini beklediğim gibi. Bekleyeceğim seni… Turan gibi. Şafaktan doğan güneşe, günden sırasını devralanda hükmünü icra eden geceye, bilmediğimizi bildiren söze, kılıçtan keskin kaleme, kandan mübarek mürekkebe, yere ve göğe ant olsun ki bekleyeceğim seni… Ellerinde bir top mavi çiçekle geleceğin günü mesela bir öğlen üzeri Ankara Garında… Bekleyeceğim seni…

 

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum