Mehmet Hayati Özkaya: Türk’çe Düşünüp Türkçe Yazan Bir Adam…

8 Şubat 2020 0 yorum Edebice Dergisi 199 Görüntüleme

Biz hep onu hikâyeciliği ile tanırız ya da o bizim karşımıza hep hikâyeleriyle çıktı sanırız. Oysa “Ben Gönen’de doğdum,”  diyen bu adam, aynı zamanda bulunduğu devrin en üretken fikir adamlarından biridir.  Hikâyelerinin dışında şiirleri, çevirileri, günlükleri, çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan makaleleri de vardır.

Her şeyin alt üst olduğu koca bir devletin çöküş sancıları yaşadığı bir dönemin en bahtsız asker, şair ve fikir adamlarından biridir. Ömür defterini 36 yılda tamamlamış, Türk’çe düşünüp Türkçe yazmıştır. Kısa ömrüne 120’den fazla hikâyeyi, 200’e yakın makaleyi sığdıran bu müthiş kalem, Türk hikâyeciliğinde olay hikâyesi denilen türün de öncüsü olmuştur.

Edebiyat otoriteleri onun hikâyelerini konuları bakımından altı grupta incelerler:

a) Çocukluğunu dile getirdiği And, Falaka, Kaşağı gibi hikâyeler…

b) Balkanlarda askerlik yaptığı döneme ait, Bomba, Beyaz Lâle, Tuhaf Bir Zulüm gibi hikâyeler…

c) Türk tarihinden ilham alarak yazdığı kahramanlığın ve cesaretin öne çıkarıldığı “Eski Kahramanlar” başlığı altında yayımlanan Forsa, Başını Vermeyen Şehit, Pembe İncili Kaftan gibi hikâyeler…

d) Anadolu efsanelerinden yola çıkarak yazdığı Yüz Akı, Kurumuş Ağaçlar, Yalnız Efe gibi hikâyeler…

e) Bir fikri, bir tezi ortaya koyduğu Efruz Bey, Câbî Efendi serisi, Fon Sadriştayn’ın Karısı, Kızıl Elma Neresi? Primo-Türk Çocuğu gibi hikâyeler…

f) Günlük hayatı konu edinen Mahçupluk İmtihanı, Perili Köşk, Bahar ve Kelebekler gibi hikâyeler…

Devamı 21. sayımızda…

Dergimizi temin etmek için mağazamızı ziyaret edebilirisiniz.

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum