YAKINLARIMA EN ÇOK HEDİYE ETTİĞİM KİTAPLARDAN BİRİ: “GİTTİLER”

1 Ağustos 2018 1 yorum Denemeler-Makaleler 457 Görüntüleme

YAKINLARIMA EN ÇOK HEDİYE ETTİĞİM KİTAPLARDAN BİRİ: “GİTTİLER”

Çoktan beri yazamıyordum. Yazamayışım; belki tembelliğimden, belki güzel yazamama tedirgimliğinden, belki de vect hâlini yakalayamamamdan kaynaklanıyordu.

Ama bugün yazabilme kuvvetini kendimde buldum. Zaten o kitap hakkında yazmasam kitaba ve kitabın yazarına haksızlık etmiş olurdum galiba. O kitap, benim yakınlarıma en çok hediye ettiğim kitaplardan biri: Yağmur Tunalı’nın “Gittiler” adlı eserinden bahsediyorum.

“Gittiler”i iki kez okudum. İlk okuyuşum, aylar öncesine dayanıyor. Dalgın bir kafayla okumuştum. Kitabın kıymetini fark etmekle beraber kitabın derinliğine erişememiştim. Dalgın kafayla okumak içime sinmediğinden geçenlerde “Gittiler”i ikinci kez okudum. Okuduktan sonra ise duygu ve düşünce âlemimin daha aydınlık duruma geldiğini gördüm. İçimde çiçekler açmıştı. Bunu, kitabın dil ve üslûp güzelliği ile kitaptaki kişilerle hemhâl olmamın sağladığını düşünüyorum.

“Gittiler”de büyük gönül insanları ve çok önemli düşünürler yer alıyor. Eserleri ve hayatlarıyla Türk milletinin hafızasında olumlu izler, gökkubemizde hoş sada bırakanlardan söz ediyorum. Bu kişiler: yazar, şair, hoca, müzik erbabı, devlet görevlisi, araştırmacı, tüccar. Onların isimlerini belirtmezsem söylemek istediklerimi tam olarak söyleyemeyeceğimdir. İşte o isimler: Tarık Buğra, Necip Fazıl Kısakürek, Samiha Ayverdi, Cemil Meriç, Ârif Nihat Asya, Halide Nusret Zorlutuna, Tahsin Banguoğlu, Hafız Tahir Karagöz, İlhan Ayverdi, Müjgân Cunbur, İsmet Yayla, Ali Postallı, Münir Nurettin Selçuk, Ahmet Hatipoğlu, Mehmet Nuri Özşahin, CinuçenTanrıkorur, Erol Güngör, Bahtiyar Vahapzade, Turan Yazgan, Cengiz Aytmatov, Rauf Denktaş, Yılmaz Öztuna, Cengiz Dağcı, Leyla Elburuz, Servet Somuncuoğlu, Ali Özaydın.

Yağmur Tunalı, yukarıda zikrettiğim isimlerin her biri için ayrı bir bölüm oluşturmuş. Ancak bu bölümlerde kişileri sadece “Bu kişi; şu yılında şurada doğdu, şu yılında şurada öldü. Eserleri de şunlardır.” şeklinde ele almamış. Ârif Nihat Asya’nın istediği tarzda ele almıştır diyebilirim.

Ârif Nihat Asya nasıl bir anlatım bekliyordu, ona da açıklık getireyim. Üstadım Yavuz Bülent Bâkiler’den öğrendiğime göre bir gün Arif Hoca’nın bulunduğu şehirde “Ziya Gökalp” konulu bir konferans yapılır. Fakat Arif Nihat Asya, bu konferansa dinleyici olarak katılmaz. Yavuz Bülent Bâkiler bu duruma şaşırır. Çünkü Arif Nihat Asya, Ziya Gökalp’ı seven biridir. Bâkiler, Arif Hoca’ya neden konferansa katılmadığını sorar. Arif Nihat Asya şöyle cevap verir: “Konferansta ‘Gökalp, şu yılında şurada doğdu. Şu yılında şurada vefat etti. Görüşleri ve eserleri şunlar.’ denilecektir. Ben, bunları biliyorum zaten. Bu bilgilere birçok kaynaktan da ulaşabilirim. Ancak mesela Ziya Gökalp nasıl konuşurdu, nasıl? Nasıl oturur, nasıl sinirlenir, nasıl sevinir, eserlerini nasıl yazardı? Bu tür şeyleri merak ediyorum. Bu tür hususları da anlatmalarını bekliyorum.” der. Yağmur Tunalı da bunun bilincinde olmalı ki isimleri birçok özelliğiyle, asıl noktaları gözardı etmeden okuyucuya sunabilmiş.

Tunalı, “Gittiler”deki yazıları deneme-söyleşi şeklinde yazarken hatıralarını da bu yazılarda yoğurmuştur. Yani, Tunalı’nın hakkında bilgi verdiği isimlerle olan hatıralarına da satırlarda rastlamaktayız.

Yazar, o büyük isimlerin özüne dair tespitlerini okuyucuya akıcılık içinde yansıtmıştır. Yazarın tespitlerini şu kavramlarla özetleyebilirim: estetik, dâhilik, çile, hikmet, fikir işçiliği, kuşatıcılık, anlayış, tevazu, rintlik, azim, kararlılık, çalışkanlık, masumiyet, kutlu dava ve sevda.

“Gittiler”de dikkatimi çeken başka bir özellik ise yazarın “ölüm” karşısındaki farklı hâlleridir. Yazar, “ölüm”ü farklı yaklaşımlarla duyuruyor okuyucuya. Yağmur Tunalı; bazen gidenin ardında bıraktığı eserlerden ötürü gururlu, bazen öksüz, bazen yıkılmış, bazen çaresiz, bazen de gidenin maneviyatının etkisiyle çok sabırlı bir derviştir. Hepsinde de hüzünlü ve inanmış bir ruh var.

Tunalı, eserinde zaman zaman özeleştirmizi de yapmıştır. Kanaatimce haklı bir özeleştiri… Yazar, yeterince kadirşinas olmamamıza temas etmiştir.

“Gittiler”e dair bir de itirafımı paylaşayım: Eseri okurken Yağmur Tunalı’yı kıskandım. Masum bir kıskançlık tabii… O isimlerin hepsiyle tanışmayı ve onlarla uzun uzun sohbet etmeyi çok isterdim. Allah, Tunalı’ya bunu nasip etmiş; ne güzel… Ama en azından o isimlerden biriyle tanışma ve sohbet etme şerefine eriştim çok şükür. Değerli kültür-sanat adamı Muhittin Arar’ın sayesinde 2012 yılında büyük dava adamı Turan Yazgan’la görüştüm. O görüşmeyi ömrüm boyunca unutmayacağım…

Yağmur Tunalı, zarif ve zengin bir Türkçeyle kaleme aldığı “Gittiler”in ön sözünde “İyi ki yazmışım” diyor. Evet, iyi ki yazmış. İyi ki “Gittiler”i okumuşum.

 

MUHAMMED TURAN ŞEHİTOĞLU

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

1 yorum

  1. yusufcuk. Ağustos 16, at 10:23

    yazılarınızı okurken, ses tonunuz halen kulaklarımda üstad.maşallah.

    Reply

Yorum Yapabilirsiniz