Yokluğuna

7 Eylül 2017 0 yorum Şiir , Sizden Gelenler 101 Görüntüleme
yad-abdulkadir-karatas

Fotoğraf Adülkadir Karataş

 

Gider, gelir yoklar hasretin her sabahın şafağında…

Sabahın ilk ışıkları pencereme vuran
Ve yokluğun
Isıtmıyor bedenimi bu güneş, ey ömrüme eş
Çok mu gelinmez, yeter o ellerde durduğun
Baharı görmeden solduğum
Her nefeste ciğerlerime dolduğun
Beni bir özleme sürgün koyduğun
Yeter….

Ellerim bir boşluk arar
Anlamsız gelir duygular
Yüreğim hep darda
Yokluğun bedeni sarar
Gitmek, gitmek bu kadar mı kolay?
Akşam olur sıkıntılar düşer yüreğime
Zamanı olmayan yokluğun çöker üzerime
Kafatasımda oynar derin sızılar
Sol yanımdan vurur ağrın
Sızlar
Ah, yokluğuna varlık adadığım derdi güzel
Gel, gel de bitsin bu dertli gazel…

Kaybolmuşsam gözlerinde
Gözlerin ki sonu olmayan birer facia
Bul kurtar beni, bırak sonra sözlerinde
Deniz üzerinde süzülen martılar gibi iniyorum şehrin üstüne
Sonra koşuyorum sana doğru
Durmaksızın
Belki bu son yürüyüşüm doruklarına
Bul ve sar, tutmazsan eğer düşecek ayaklarına…

Ah, bu benim dertli başım
Her giden de kuruyup, dolan
Cefakâr yaşım
Olmazlara meyilli yürek vurgunum
Kanıyorum
Her günün sonunda saran
Yokluğunla…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Nazmi Sancar Yıldırım

Hiç birşey değil, bir garip divâne desinler...

İlginizi Çekebilir

0 yorum