DÜŞLERLE BİLİYORUZ “ŞİİR KILICINI”

13 Eylül 2017 1 yorum Genel 277 Görüntüleme

pexels-photo-279467

– Merhum Dilaver Cebeci’nin ‘Hamayıl Kuşandım Şiir Kılıncını’ şiirine nazire –

 

Yirmi birinci yüzyılı on üç geçe

Gün eğiriyoruz ömür kirmenesinde

Çağ zulmet perdesi saatler zehirli iğne

Acılarını emziriyoruz görklü mazinin

Düşlerimiz büyüyor coğrafyaya tarihe inat

Tozlu sayfalarından kadim kitabın

Bir vatan sevgisi taşıyor yüreğimize

Üç kıtayı aşıyor hudutları

Durduramıyor Seyhun Ceyhun, Tuna, Nil

Salkım saçak dolaşıyor Ayasofya’ya

Ucunu bulup çözemiyoruz

Kördüğüm oluyor gözlerimiz

Şam Halep ateş içinde

 

Yirmi birinci yüzyılı on üç geçe

Hangi yana baksak akan kan bizim

Durmuyor kanaması Doğu Türkistan’ın

Kapanmıyor yarası Arakan’ın, Gazze’nin

Kaç kere kendinden geçiyor Bağdat

Gün yüzüne hasret Afgan şehirleri

Kaç kere bombalanıyor “Kandehar Dağları”

Gelip oturuyor içimize köklü bir acı

Karabağ’ın bir türlü bitmiyor esareti

Dinmiyor kanlı gözyaşı “Bakülü Karanfil”in

Ucuz ağlamalar dolaşıyor dudaklarda

Gam denizine çeviriyor gönlümüzü keder

Ümidimiz korkumuz savaş içinde

 

Yirmi birinci yüz yılı on üç geçe

Kendimize dönsek taşıtlarla kaynıyor şehir

Dev binalarla cüceleşiyor âdemoğlu

Kontrolünü kaybediyor jet hızında

Korunaklı değil evler eskisi kadar

Eskisi kadar sıcak değil dostluklar

Bakıyoruz selamsız bir tanımazlık 

Değersizleşiyor kıymetlendikçe eşya

Piyasaları alevlendiren tacirlerin

Öngördüğü çarşı pazar koşturmacası

Elden ele dolaştırıyor çok bildik metaı

Öldürüyor dilden dile dolaşanları

Masallar türküler telaş içinde

 

Yirmi birinci yüz yılı on üç geçe

Cebimize sığıyor koskoca dünya

Dört bir tarafa saniyede yetiyor ses

Gururla geriliyor mağrur tuşlar

Algısı değişen aydınlanmanın huzmesi

Alabildiğine parlatıyor renkleri

Gözümüzü boyuyor elvan renkli ışıklar

Değişen ekranların kandırdığı bakışla

Göremiyoruz Babil’in gözdesi Zühre’yi

Duyamıyoruz Harut’la Marut’un dinlediği şarkıyı

Göğün en yüce katında şaşkın Zuhal

Dağa çıkıyor mehtap sus pus

Yıldızlar tuhaf bir uğraş içinde

 

Yirmi birinci yüzyılı on üç geçe

Şehrin sokaklarında soylu bir yalnızlıkla

Varıp camilerde arıyoruz görklü maziyi

Gece yarılarına dayanan gözlerimiz

Söyleşmeye başlıyor taş duvarlarla:

Sizleri yontan ellerin hayranıyız

Yontan yücelten mabetlere çeviren

O mübarek ustaların hâk-i pâyi…

Düşlerle biliyoruz “şiir kılıcını”

Işıklarını doğruyoruz yalancı fecirlerin

Bilal’i andıran sedalar taşıyor kubbelerden

Suskun kalmıyor bizim gibi duvarlar

Kıymetler koparıyor her taş içinde

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

ELLER

466 Görüntüleme

1 yorum

  1. NSY Eylül 14, at 15:06

    Şâiri tebrik ediyorum.

    Reply

Yorum Yapabilirsiniz