Turan ve İslam

15 Eylül 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler , Genel 287 Görüntüleme

Türklük bu duygu, bu ideoloji bana göre sana göre değişen bir şey değildir… Türksen önce kimliğini ve meziyetlerini bilmen gerekiyor…
Türklerin İslamiyeti kabul etmesinin nedenleri olarak, kendi hayat anlayışlarına, dinsel inançlarına uyan ve yaşam tarzlarına çok uygun olduğu için, İslamiyet’e en yakın inanç sistemine sahip oldukları için kabul gördükleri, ve hızlıca girdikleri bir din olması gösterilebilir. Yani bağdaşması ve birbirini tamamlaması meselesi söz konusu. Türklük, Türk olmak sadece kan veya ırk ile de ölçülen bir duygu değildir. Türk olmak, ait olmak ve hissetmektir. Belki ben de soyum, kanım araştırılsa, Türk olmaya bilirim. Sevmediğim kansız diye nitelendirile bilecek özelliklere sahip bir millete, yada şuanki kardeşlik ve dostlukları bitirilmeye çalışılan-ki asla başarılı olunamayacak-millete de mensup olabilirim. Velekin bu benim Türklüğünden bana bir şey kaybettirmez. Denilebilir ki o zaman, Turanda da olamazsın, olurum.Türk kanı taşımasam da, Türk milletindenim derim, ortak kültür ve değerlerin birleştirdiği bağlarla, altında yaşadığım bayrağa olan minnet, saygı ve vefa adına, Türk’ün taşıdığı değerli vasıflar varsa içimde olurum…

Türk beklenendir.. neden beklenendir ?Çünkü adaletlidir, adalet İslamın en değer verdiği unsurlardandır. İslam derki; “mazluma iyilik et..” Türk nerede bir muhtaç görse, varsa yarım ekmeği paylaşacak kadar mazlumu gözetendir. Türk mazlumum yanındadır. İslam derki; “bütün insanlar kardeştir…” Türk birleştirici bütünleştiricidir… Evet ben Türküm, İslam olmadan düşünemem ki Türklüğün zaferi sonuçlansın, bir nihayet bulsun. Ne Türklük ülküsünü İslam’a değişirim ne de İslamcılık diye bir ideolojinin çatısı altına girerim… Dinin Turana karışmasının sakıncalı olduğu gibi bir anlayışı,bir müslüman olarak, asla kabul edemem. Evet din kendi değişmez dogmalarını içinde barındırır. Yani benim dinimin emri; “dinini mukaddes tut, yüceltmek için çalış, kardeşlik ve barışı yay” diyorsa, ben o emri unutupta, Turan için Turan diye mücadele edemem. Ancak Turan’ı ülkü eder, İslam için dostluk ve kardeşlik için Turana canımı, başımı koyarım. Ben müslüman Turancı böyle düşünüyorsam, elbette Turan ülküsünü dava edinen başka dine mensup kardeşim de benim gibi düşünebilir. Bu düşünce ne Turana zarar verir, ne de küçültür.Ülkü aynı, bu ikisi ayrı olmakla birlikte aynı, velekin aynı da değildir…
Eğer “İslamcılık ideolojisi” diye bir şey olsaydı, veya hayata geçirilecek bilinci taşıyan, gerçekten inanıp mücadele edilen bir ülkü olsaydı -ki bu mümkün olmadığı için- şu an Filistin, Suriye ve daha birçok İslam ülkesi bu halde olmazdı.. 1942 yılında adı yerin dibine girsin Balfour, deklarasyonu yayınlandığında bütün İslam ülkeleri bir olur, karşı çıkardı. Üç kuruş çıkar için susmazdı…
İslam ve Turan, bu ikisi bir ülkü.. fakat anlayamayanlara asla gönlünü açmayacak bir ülküdür… Turan uğruna her cefaya katlanırız biz.. Neden? Soruyorum, neden? Kardeşlik için, bir olmak ,diri olmak, güçlü olmak, ve bütün cihana adaleti getirmek için değil mi? Allah kitabında da bunu buyurmadı mı? Buyurdu…
Benim kardeşliğim tek yönlü olamaz.. Türk kardeşlerim için istediğim birleşmeyi ve bütünleşmeyi, din kardeşlerim için de isterim, ve “zulüm bizdense, ben bizden değilim..” diyen her insan için, aynı kültür ve değerler etrafında, veya değerlere saygı etrafında, birleşen bir duygu, hissiyat, maneviyat için isterim… En nihayetinde Turan yolum ise Kur’an elbette rehberimdir…

Turan ideolojidir, deyip, içi doldurulan bir dava diyemeyeceğim gibi, asla bir dinin de ideolojiye hizmetini kabul edemem… Elbette diğer Türk milletleri ve bizim ideolojik görüşlerimiz, hayat anlayışımız ve vazgeçilmez değerlerimiz karşılaştırılamaz.. biz Türküz müslüman Türküz …
Her insan, millet için değerler değişiklik göstere bilir.Saygı duyuyorum. Fakat sadede gelecek olursak,
bu gün yaşanılan ideoloji anlayışlarının çeşitliliği, tartışmaları benim aklıma, iki önemli lideri getirdi.. Sayın Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu.. Allah mekanlarını cennet eylesin her ikisininde. İkisi de vatan millet dedi devlet yaşasın istedi… Şimdi görüyorum ki, zamanında bu iki liderin yolunu ayıran ideolojik ayrılık hala canlı ve aramızda…Bir çizgi ve iki taraf…
İki ayrı taraftan yolumuz ve inandığımız ideallerin bir ülkü de birleşeceğini ümit ediyorum.. kardeşlik…

“Türk müslüman olduktan sonra Türk” ifadesini, ilk defa bir vesile ile duydup çok şaşırdım..Bu çok saçma bir görüş diye düşünüyorum. Türk inanç sistemi ve İslamiyet inanç sistemi birbirine çok benzediği ve Türklerin daha önce girmiş oldukları bütün dinlerden, daha üstün olduğu ve son ilahi din olduğu -yani mükemmel bir inanç başkası, üstünde bir inanç olmayan- için Türkler başka bir dini benimsemedi ve girmedi. Girmeyenler Türklüklerinden bir şey elbette kaybetmedi.Fakat İslam ve evrensel bütün ahlak kurallarından daha üstün, evrenselin üstünde evrensel bir ahlak yasasını benimsemekten mahrum kaldılar… Ve maneviyat…

“Türklük” gerçekten ben bunun anlamının bilinmediğini düşünüyorum.Vicdan, inanç, adalet, özgürlük. Türk bunlar için yaşar ve İslamiyetten sonra Allah’ın dinini yüceltmek için bütün cihana hakim olma anlayışı -bu saydıklarıma eklenen vazgeçilmesi mümkün olmayan temel oldu- vardır. Neden ? Çünkü Türklük bir kılıç ise zülmü kesip biçmek adına kınından çıkar. Yıkıp bölüp, ayırmak için değil…
İnanç, kul ve Allah arasında olan bir şey fakat, kulun Allah’a karşı görevleri dinini muzaffer kılmak için çalışmaktır. Evet, bütün dinler, aynı evrensel ahlakı emreder. Mesela bütün kutsal kitaplarda derki; “öldürme” fakat bütün dinleri ve Peygamberleri, sadece İslamiyet kabul eder ve onları tamamlayıcı olarak kendi, hepsinden üstündür. Bizim kitabımızda da bu yazar yani Kur’an da… Benim din diye, öyle bir davam yok demek, bir müslüman için doğru bulduğum bir söylem olmamakla birlikte, efendimizin dediği gibi “benim dinim bana, senin dinin sana” sözü ile İslamı nasıl yaşayacağım, imanım, ibadetim beni ilgilendirir. Fakat eğer dine bir kast bir tehdit varsa bu bütün müslümanların ortak sorunudur…
Herkes kendi dindarlığından mesul evet. Ama din milletin en önemli, vazgeçilmez değeridir. Ona karşı yapılabilecek bütün suç ve tehditlerde
elbette dinin taşıyıcılarının, inananlarını ilgilendirir.
Peki din olmasaydı ne olurdu? Değişen bir şey olurmuydu? Bence olurdu. Kutsal olmayan inanç sistemleri yine Türk toplumlarının aralarına ayrılık koyardı ve bir şekilde, yine birlik, bütünlük bozulurdu.. Fakat şimdi ve sonra ben bozulan birliğin şu veya bu nedenle neden bozuldu gibi bir çıkmaz soru yerine -ki bu birliğin bozulmasındaki önemli etkenin sadece din olmadığı da bir gerçektir- nasıl düzelir? düzelse kime ne faydası olur? noktasında kafa yormak gerek diye düşünüyorum.. Fakat bunun için dini bir kenera bırakmak yerine, ortak paydalara sığınıp, saygı ve bağlılık, değerlere saygı, ilmekleriyle bütün Türk milletlerinin bir birlik ve bütünlük ekseni ile huzur barış ve adalet adına, dünya nizamı ve kendi kültür ve değerlerini, inançlarını yüceltmelerini, canı gönülden istiyorum…
Belki aynı tarihi geçmişimiz ve ortak kültürlerimiz var. Fakat her birimizin kendi içinde bir başka dünyası var… Türklük muazzam güzel, lakin İslamla hamuruna katkı yapılan Türklük bir başka güzel… Elbette bu sıfatı taşıyan ırklara ayrı bir sevgim var.. Bütün insanlar, İslam dininde kardeştir. Lâkin bazen insan kendine engel olamaz ve bir kardeşini ötekinden daha çok sever. Ahlakını sever, huyunu sever, insanlığını sever.. Türkler’in birbirine karşı kardeşliği, sevgisi de böyledir diye düşünüyorum… Vesselam…

Turan yaşasın, dinim yücelsin,kardeşlik ve barış tüm yurtlarda vücut bulsun diye, bir gün Turan gerçek olsun…İslam-Turan, Turan-İslam VAROLSUN…

images

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum