Dört İnsan Tipi

14 Aralık 2014 0 yorum Peyami Safa 302 Görüntüleme

(Yazarın orijinal diline dokunulmamıştır)

DÖRT İNSAN TİPİ

Hayata verdikleri mâna bakımından insanları dört tipe ayırmak mümkündür:

1.     Keyif adamı,

2.  Rahat adamı,

3.  İş adamı,

4.     ideal (mefkûre) adamı.

 

Keyif adamı hayatın mânasını hayatın kendisin­de arar: Yaşamak için yaşar. Maddî ve manevî zevk­lerin peşindedir. Manevî zevkleri güzelliğe, iyiliğe, hakikate götürdükleri için değil, zevk için reddetmez. Keyif verici musikiyi, kaba heyecanlar verici mâcerâ edebiyatını, güldürücü ve dalak şişirici tiyatroyu ter­cih eder. İçki, curcuna saz, kaba espri, sohbet, fıkra ve hikâye anlatmak zevki, kumar, dedikodu, otomobil ve kotra gezintileri, seyahatler ve ziyafetler hayatı­nı doldurur. Keyif adamı (epiküryen) tipi, ölçüsünü kendisinde arayan insanın bu ölçü dışında herhangi bir yüksek değere inanmasına mâni olan antroposantrik (insan – merkezli) tabiatçı ve maddeci görüşün yaygın bir hâle gelmesinden doğmuştur.

Rahat adamı tenbel tipidir. Çok defa keyif adamı tipiyle karışır. Etliye sütlüye karışmamak ve hiç bir ideal için hiç bir mücadeleye katılmamak onun miza­cıdır. Az kazanç ve bol rahat. “Azıcık aşım, ağrısız başım…”

İş adamı tipi yalnız başarı peşindedir. Bu hedef uğruna her türlü yüksek değeri fedâ eder. Kazanmak, kazanmak, daima kazanmak… Gayesi kazanmak ol­duğu için, kazandığını yemez, daha fazla kazanma­ğa sarf eder.

Mefkure (ideal) adamı tipi, bütün güzellikleri, iyilikleri ve hakikatleri içine alan yüce bir hayır için yaşar. Gökayımıza göre, sosyal hayatın canlı bir ser­gisi olan tarih mefkure hârikalariyle doludur: Termopül’de üç yüz Ispartalının yüz binlerce İranlıyı mağlûp etmesi bir ideal hârikasıdır. Jeanne D’Arc adındaki câhil çoban kızının İngilizleri Fransız vata­nından koğması bir ideal hârikasıdır. Bağımsızlığını ve birliğini kaybeden Almanya, İtalya, Polonya, Çe­koslovakya, Yugoslavya ideal sayesinde yeniden doğmuşlardır. İstiklâl Savaşımızda bütün silâhları elin­den alınmış Türk mîlletinin cannı ideale feda et­mesi sayesinde sürüklemesi mümkün olmuştur. İs­lâm ve Türk fatihleri ideal hârikalarının binlercesini yaratmışlardır.

Türk milletinin mefkûreci (idealist) bir millet olduğunun misalleri pek çoktur.

Fakat son devirlerde idealsiz bırakılan gençlik, halk ve sosyete denilen gruplarda keyif ve rahat adamlarının gittikçe arttığı ve iş adamlarının da kısım kısım bir vurguncu tipine dönmeğe başladığı göze çarpmaktadır.

Devletin bu tehlikeye karşı canlı tedbirlerini bekleyenlerin sabırsızlıkları artıyor.

Milliyet,1 Ağustos 1957

(Alıntılanan Eser: Peyami safa, Seçmeler, MEB yay. İst. 1970, s. 13)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum