İnsanı Anlamanın Tarihi

18 Temmuz 2019 0 yorum Kitap Eleştiri 4279 Görüntüleme

İNSANI ANLAMANIN TARİHİ

Musa Ebrar Çetindil

insani-anlamanin-tarihi-kitap

İnsanı anlamak; eylem, duygu ve davranışlarının arkasında yatan nedenleri, süreçleri ortaya koymak, medeniyet geliştikçe eşsiz bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Görece genç bir araştırma dalı olan psikoterapi ve psikodinamik teorilerin zaman içinde gelişimini, on altı büyük teorisyenin bakışı üzerinden inceleyen bir kitap İnsanı Anlamanın Tarihi…

Elinizdeki eser Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiştir. Tüm teorileri özetleyen kitaplar her zaman listemin başlarında yer alır. “Psikoterapi denen uygulamalar nasıl başladı?”, “Bunları inşa eden insanlar kimlerdi?” “Tarihsel süreçte sıralanışları nedir?”, “Özellikleri neler?”, “Teorisyenler birbirlerini tanıyorlar mıydı?” gibi birçok soruya cevap arıyordum. Mesela günün birinde kitapların arasında kendilik teriminin psikoterapi tarihindeki gelişimini merkeze konu alan bir kitap bulduğumda hemen satın almış ve saatlerce üzerinde inceleme yapmıştım. Elinize aldığınız bu kıymetli eserin Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıması bu nedenledir. Özellikle psikodinamik kuramın tarihsel gelişimine ışık tutan kuram ve kuramcıları müteselsil olarak bize bütün yönleri ile özetleyen bu eser gözümde nadide bir inci tanesidir. Yazarlarımız Fatih Pulat ve Mehmet E. Sarıkaya inanılmaz bir işi başarmışlar. On altı bölümden oluşan kitaplarını yazabilmek için on altı kuramcıyı olabildiğince incelemeye, anlamaya, okumaya ve sizler için enfes bir özet sunmaya gayret etmişler.

Kitapta kimler yok ki; Freud ile başlayan hikâye, ‘Haset ve Şükran’ın kahramanı, yansıtmalı özdeşimin banisi Melanie Klein’a, bebek araştırmacılarının piri Mahler’den, Mahler’in de hayranlığını celbeden ve bir devrim yaratan Daniel Stern’e, diğer bir tarafta Kernberg, Masterson ve Kohut üçlüsünün tatlı rekabetine, ülkemizin gururu Volkan’dan, zihinselleştirmenin babası Fonagy’e, grup terapilerinin ve varoluşçuluğun yaşayan efsanesi Yalom’a, nörobilimle psikoterapiyi barıştıran Allan Schore’dan, bütüncül psikoterapinin efsane ismi Paul Watchel’e kadar uzamakta olup, Leslie Greenberg, Hanna Levenson ve Joe Lichtenberg gibi aziz dostlarımızın da dâhil olmasıyla sanki tüm psikoterapi üstatları önümüzden geçiş yapmaktadır.

Kitabın Sonsözü’nde yazarlarımız : “Bilişsel Davranışçı Terapi’nin dünyadaki en önemli temsilcilerinden biri olan Frank Dattilio 2012 yılında Türkiye’de yapmış olduğu atölye çalışmasında şöyle demişti:  “Ustalar çeşitli konularda tamirat için eve geldiklerinde hep yanlarında bir alet çantası vardır kocaman. Terapistler olarak bizim de büyük bir alet çantasına ihtiyacımız vardır. Çünkü kapımızdan içeri gelen kişiye bağlı olarak, kişi belki bilişsel davranışçı terapiden, belki içgörü odaklı bir yaklaşımdan ya da duygu odaklı kısa süreli bir müdahaleden daha fazla yararlanacaktır.” Frank Dattilio’ nun bu değerli paylaşımı kitabı yazma amacımızı özetleyen çok güzel bir parçaydı. Dünya üzerinde 800’den fazla terapi ekolü bulunmaktadır. Ve bu ekollerin hepsinde insana dair çok kıymetli araştırmalar, değerlendirmeler ve bakış açıları bulunmaktadır. Biz bir ekolün peşinden gitmek yerine daha bütüncül perspektifte tüm kuramları kucaklamanın günümüz psikoterapisinde daha değerli olduğunu düşünmekteyiz.  Çünkü tüm kuramcıların tek bir derdi bulunmaktadır: İnsanı Anlamak. Bu yüzden birbirinden farklı birçok kuramcının görüşlerine, çalışmalarına kitabımızda yer verip, alet çantanızı olabildiğince değişik aletlerle doldurmanıza yardımcı olabilmeyi amaçladık. Kitabımızda ağırlıklı olarak semptomlarla değil arkadaki dinamik yapılar ve döngülerle ilgilenen kuramları sizlere aktarmayı tercih ettik. Bunun nedeni ise Amerika’da J. Gunderson tarafından yönetilen bir çalışmada ulaşılan bulguların bizi oldukça etkilemesidir.  Terapi seanslarında semptomların iyileştiği fakat kişinin genel işlevsellik değerlendirmesinin o kadar iyileşmediği gözlemlenmiştir. İnsanlar eyleme vurmayı durdurabiliyorlar ama mutlu ve tatmin olmuş hissetmiyorlar. Bu sonuç, semptoma odaklı terapi ekollerinin bireyi sonuca götürdüğünü, yani semptomu ortadan kaldırdığını fakat hayatını mutlu ya da işlevsel bir şekilde devam etmesi için yeterli olmadığını göstermektedir.” demektedirler.

Alanın önemli isimlerinin, kuramları ve kitapları üzerinden tanıtıldığı, psikoterapi ve psikodinamik alanlarının başucu kitabı olacak bu eşsiz çalışmayı, hem alanın profesyonelleri hem de meraklısı okurlar için titizlikle hazırlanmış…

 

 

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum