Oğuzlama

16 Eylül 2017 0 yorum Sizden Gelenler 180 Görüntüleme

Oğuzlar

Yine mübârek bir “Kurban Bayramı” zamanı, Kânûnî Sultân Süleyman Hân’ın, Mohaç’a yürümesi, Kral Layoş ile karşı karşıya gelmesi; Kral Layoş’a meydânları dar etmesi, Mohaç’ın düşmesi ve ceñg sonrası ordugâh içre Hayâtî’nin Oğuzlamasıdır.

Şehîd oldum ceñg içre, al kanlara boyandım.
Niğbolu’da, Mohaç’da; “Allah!” dedim dayandım.
Oğuz Kağan dizinde huzûr ile uyandım,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Şölen olur, toy olur… Dirse Hân’a bir oğul,
Hanlar Hânı Bayındır, der ki, cengaver oğul,
Korkut Ata’m ad versin, soy soylasın dur oğul,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Salur Kazan, at üzre ormanlarda avlanır,
Gürbüz Oğuz beğleri kengeşlerde tavlanır,
Daldığı rüyâ ile kederlenir, kavlanır,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Kam Büre Beğ… kelâm et, pas tutmasın yüreğin,
Sen oğul mu istersin bu mu bre dileğin?
Tanrı, oğul versin de olsun senin süreğin,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Uruz’um kan dökmemiş ey Tanrı’m üzülürüm,
Esîr düşmüş düşmana ter olur süzülürüm,
Gayrı düşman döşüne kılıñçla yazılırım,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Bütün cihân işitsin ben ki Deli Dumrul’um,
Kansu yalçın dağlarda şol kanatlı Tuğrul’um,
Al Kanatlı Azrâil, ceñg ile yoğrulurum,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Oğuz obalarında başka Selcen var mıdır?
Selcen Hâtun bakışı, deler Gökçen var mıdır?
Kan Turalı, er gibi serdengeçen var mıdır?

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Hanlar Hânı Bayındır! Ata’m esîr düşmüştür,
Bana derler: Yiğenek… Öfkem dağlar aşmıştır,
Elde zağlı kılıcım, ne bedenler deşmiştir,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Oğuzlar’ın göçünde Uruz Oğlu Basat’ım,
Gök ile yer üzre de Türk Irkı’na Pusat’ım,
Tepegöz’e göveren, tuğ kaldıran Murat’ım,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Gürcistan’dan: Bir kılıç, bir çomak, bir at gelir;
Sen söyle Korkut Ata’m, Bayındır Hân ne bilir?
Emren Alp’e verirsen, Gök Tanrı’dan kut alır,

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Bre, Eğrek! Töre’de, saygısızlık var mıdır?
Beğ’den akın isteyip esîr düşmek ar mıdır?
Kardeş dediğin zor gün, mukâddes bir yâr mıdır?

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Kazan Beğ nâra atar: “Kâfirler övülür mü?”,
Canımızı alsalar er kişi dövünür mü?
Uruz’um! Bu kavatlar köteksiz savulur mu?

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Hey!… Aruz Beğ, Aruz Beğ! Beyrek’e mi kıydın sen?
Hak Teâlâ var iken, Albız’a mı uydun sen?
Oğuz Hân’ı, Töre’yi… Türk’ü, yok mu saydın sen?

İmdi Tanrı Dağı’nda tan attığı çağ idi;
Yirmi dört boy “Oğuzlar” cihân üzre buğ idi!

Mert ÖZTAŞ

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

Mert Öztaş

Meçhûle yolcu...

İlginizi Çekebilir

0 yorum