BİR KAHKAHA PEŞİNDEN
-Necati Topçuoğlu’na-
Güneşi sarp, korkulu
Bir dağda unutarak;
Ayı, kurbağa dolu,
Suları yosun tutmuş,
Göllerde uyutarak
Barlara sürüklendim.
Bir kahkaha peşinden..
Nehirler gibi taşkın,
Çobanlar gibi şaşkın
Sürükledi barlara
Beni şen bir kahkaha..
Artık yanık türkü yok
Benim dertli sazımda.
Bilinmez bir neşe var
Yıllarca boğazımda
Biriken hıçkırıklar
Birer kahkaha oldu;
Şarap testilerinden
Boşalan şarapları
Andıran bir kahkaha..
Ruhumu pek derinden
Kendi iklimlerinden
Ayıran bir kahkaha,
Çekti beni barlara..
Kim bilir, döner miyim
Ben kendime bir daha?…
Benim rüzgârım nerde?
Duymuyor kulaklarım,
Serin gölgeliklerde
Kurudu kaynaklarım..
Unuttum cana yakın
Alev almış çamları,
Unuttum saz damları..
Dans eden bacakların
Arasından görüyor
Gözlerim akşamları
İstanbul 1931
Ömer Bedrettin Uşaklı– Sarıkız Mermerleri
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.