SEVDALIK YERİNE, İZDİVA/Ç/IKMAK

16 Şubat 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler , Edebîce Yazılar 707 Görüntüleme

SEVDALIK YERİNE, İZDİVA/Ç/IKMAK

Sevdalandı mı insan gözü kör, kulağı sağır, karnı tok olurdu. Öyle ki sevdasından başka kimseyi görmez, onun söylediklerinin dışındakileri saymazdı bile. İştahı kesilir; yemek yiyemez, birşey içemezdi. Geceleri, onunla olacak günlerin düşleriyle uyur, kavuşma hayaliyle uyanırdı. Sevdalık zordu tabi imkansızlıklar bırakmazdı ardını. Buluşmalar kaçamak, görüşmeler anlık olurdu. Yan yana, el ele dolaşmayı bırakın, uzaktan da görsen mutlu olurdun. Yanına gidemesen de gördüğünü kâr sayardın kendine. Onunla yetinirdin. Uğruna kavgalar eder, herşeyi karşına alma cesaretine kavuşursun biranda. Kısacası dünya da ondan başka kimse yok gibi yaşardın.
Zamanla istemeye gelirler yârini, gözlerine bakamadığın, ellerini tutamadığına talip olurlar. Yıkılır, perişan olursun. Onlarca kurduğun hayaller, bir an da suya düşer, dünya başına yıkılırdı. Talip olana düşman olur, bir kaşık suda boğmak istersin. Sedece onu değil ailesini, akrabalarını da. Sabırsızlıkla ailesinin verdiği kararı öğrenmek için beklersin. Bütün ihtimalleri en ince ayrıntısına kadar düşünür, hepsi için ayrı ayrı senaryolar yazarsın. Eğer ailesi vermişlerse yârini, ne yapacaksın ? sorusuna yoğunlaşıp kaçırma ihtimallerini düşünmeden edemezsin. Vermemişlerse umuduyla bir an önce baş göz olmak için adım atmanın planları yapılırdı. Sevdalık bu, sevdana halel gelmesine razı olamazsın. Seversin; kavuşursan, SEVDALI YÂR’in, kavuşamazsan gönlüne yara gibi kazdığın SEVDAn olur, ahirete dek gelir seninle o YÂRa.
Şimdi ki zamanlarda bu sevdalara rastlanmıyor. Artık azaldı SEVDAlar. Çıkıyorlar şimdikiler, nereye çıkıyorlar, nasıl çıkıyorlar bilmiyorum. Gençlerde bir çıkma merakı var sormayın. Ama pek uzun sürmüyor bu çıkmalar anında iniyorlar geldikleri yerlere. Günlük görüşmeler sıradan artık, gelişen çağla birlikte her an her yerde anlık bilgi akışı yapıyor, görüntü sunuyorlar birbirlerine. Yaşamış oldukları kendi deyimleriyle, İLİŞKİ ve ya ÇIKMAK sıradanlaşıyor, alışkanlık haline geliyor bir zaman sonra. Bıkıyorlar bu sefer birbirlerinden tartışmalı, fırtınalı günlere giriyorlar. Uzun sürmeden çıktıkları yerden çabucak iniliyor, duygular sahteleşiyor, güven azalıyor, ihanetler artıyor. Sosyal medyadan bile çıkan kişiler varmış kısa zaman sonra birbirlerine aşık oluyor, deliler gibi sevdiklerini söylüyorlar. Hatta evlenenler bile oluyor sosyal medyadan. Maalesef bu evlilikler de kısa sürüyor. Hayaller yıkılıp, yuvalar dağılıyor. Yuvalarının dağılmasının da en büyük yükünü, faturasını çocuklar ödüyor, psikolojik sıkıntılar içinde hayatlarının baharını anne ve ya babadan yoksun bir şekilde geçiriyorlar. Aile kavramından, yuva sıcaklığından uzakta, eksik büyüyor “memleketimizin geleceği” dediğimiz çocuklar.

Tv kanallarında nirvana yapmış evlilik programları töremizi ve ahlakımızı bozmakla birlikte duygusal bağları yok etmektedir. İnsanlarımız bu programlarda mutluluk arıyor, eş arıyor kendilerine. Milyonlarınların önünde; pazarda meyve – sebze seçer gibi, bu satıcı da bulamadım diğer satıcıya da bi bakayım tarzında aynı program da başka biriyle görüşüyor, tanışıyor, kendilerince istikballerini arıyorlar. İlk sorular standart hale gelmiş, ev, iş, araba var olup olmadığı gibi maddiyata dayalı soruların akabinde tartışmalar yaşanıyor. Maddiyat kriterleri uyuyorsa bir üst klasmana çıkıyorlar. Yoksa zaten muhtemelen orada bitiyor olay.
Sonra sırada ki talip geliyor derken talipler birbirini kovalıyor.

Maddiyata dayalı bir ilişki düşünmemek gerekir. Maddiyat bizlerde emanet olan bir varlık olabilir. Bugün işleriniz iyi iken yarın kötüye doğru gider ve elimizde olan malımız kayıp gidiverir elimizden. Önemli olan ahlak, edep, adap, şuur ve hayadır, namustur. Bizi yaratan yüce Allah bize diyor ki ” Mal varlığını (zenginliği) istediğime, ilimi, bilimi isteyene veririm. ”

Gelip geçici olan zenginlik yerine sevda, saygı, sevgi üzerine kurulursa daha çok mutluluk, huzur içinde olur yuvalar.

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum