‘Hamdoş’un Aşık Olduğu Parti

1 Şubat 2015 0 yorum Kitaplar Dünyası 404 Görüntüleme

Hamdi Doğan (Hamdoş), “Türkiye İşçi Partisi’ne Âşık Oldum”, 426 s., İstanbul, 2014, İletişim Yayınevi.

         Hamdi Doğan, nam-ı diğer “Hamdoş”, Türkiye İşçi Partisi’nin sembol isimlerinden birisidir. Gazianteplidir. İlk mektep diplomasını dışarıdan almış, ama kendisi alanında iyi yetiştirmiştir.

 

 

Hamdoş Bey, kitabın yazılma süreciyle ilgili başta Tanıl Bora olmak üzere 10 kişiye teşekkür eder. Bu isimlerin ısrarla hatıralarını yazmalarını istediğini beyan eder. Yıllar önce, Fakir Baykurt’un kendisine söylediği, “Bak Hamdoş, insanın beyni yanan bir kor gibidir. Kullanmazsan üzeri küllenir, karıştırırsan çığlanır, çıngılar saçılır. Yeter ki sen beynini çalıştır. Bir yerden başlarsan çorap söküğü gibi gelir, çözülmeye başlar” sözü ve yine aynı dönemde Yaşar Kemal’in bir dost meclisinde “Biz Hamdoş’la yüksek okullarda okumadık. Hamdoş köy ağalarından çektiklerini anlatır. Ben de Irgat Yaşar’ın çeltik tarlalarında yaşadıklarını anlatırım size.” söylediği sözlerin kitap yazmaya tetiklediğini ifade eder yazar.

 

 Kitabı kabaca iki bölüme ayırabiliriz: Yazarın sosyalist olana kadar ki yaşamı ve sosyalist, partici olduğu yıllar. Gerek sol gerek sağ fikriyatına sahip olanlar olsun, -en azından benim okuduğum hatıratlar üzerinden bunu söyleyeyim- hatıralarda köy hayatına dair bölümler hem az, hem geçiştirilerek anlatılmıştır. 30’lu,40’lı, 50’li yılların köy hayatı, yoksulların, köyde arazisi olmayanların, ortalama köylülerin durumu, ağaların ahlaksızlıkları konusunda -bildiğim kadarıyla hatırat anlamında kastediyorum- yazılmış en güzel bu eserdir.

 

Yazarın babası Azap Ali’dir, Kilis ile Antep arasındaki köylerde ağaların yanında geçmiştir. 95 yaşında vefat etmiştir. Bu ömrün belki de 70 yılı azaplık, civeleklik vs. ile geçmiştir. Dönemin birçok ağası hakkında rafine bilgiye Azap Ali vakıftır.

Yazarın ağalar hakkındaki çizdiği portreler yerli yerinde filmlerdeki olumsuz ağa tiplerinin hepsi var, ama vicdanlı, merhametli ve hatta sosyalist ağalar bile var.

 

Hamdoş Bey, köy hayatına dair canlı tasvirler yerli yerindedir. 1949 yılında abisinin düğününde vurulma anı, akabindeki günleri öyle güzel anlatmış ki, bu adam ne güzel anlatmış. İnsanın buna inanası gelmiyor neredeyse.

 

Kitabın ikinci bölümüne gelince kendisini sosyalist olmaya götüren süreç, Türkiye İşçi Partili ve Türkiye Sosyalist Devrim Partili yıllar ayrıntılı bir şekilde anlatılır.

 

Yazarın bir köylü olarak partinin en renkli bir simasıdır. Ankara Yeni Mahalle’de partinin kongresinde ve seçim konuşmalarına Radyoda konuşmak için Antep’ten çağrılır. Adanmış bir sosyalist olarak çalışmaları, partinin çalışma düzeni, propaganda çalışmaları, partinin kanaat önderleri hakkında yazdıkları oldukça ilginçtir. TİP’in heyecanı 70’li yıllara ulaşmadan azalır. Kendisinin “kırkımız kırk parçaya bölündük” şeklinde ifade eder.

 

Yazarın ağalar hakkındaki düşüncelerini anlatırken salt tek pencereden bakmaz. Vicdanlı ağalardan bahseder. Kendisinin sosyalist olmasına vesile olan köyün ağası Hasan Bayaz oldukça ilginç bir karakterdir. Fransa 40lı yıllarda kimyager olarak memlekete döner. Köye şarap fabrikası kurar. Oldukça cömert biridir. Türkiye Sosyalist Emekçi Köylü Partisi’nin kurucularındandır. Yazarın ideolojisinin yeşermesine bu yazar vesile olur. Çapalı köyünde 1953’te büyük bir dolu köyü vurur, ekinleri mahsulü yerle yeksan eder. “Hasan Bey, Köylüyü toplar: “Bu tür felaketler olur üzülmeyin! Ambarımız tahıl dolu, herkesin ihtiyacını karşılar, merak etmeyin. Hamdoş, şu aşiretleri çağır gelsinler, şu Allahın kinine bir hafta davul çaldırıp düğün edelim de Allahın gözü dolu vurgunu görsün “ der arkasından üç gün üç gece eğlenip fasıl yaptıkları 4 kurban keser.

TİP’in Antep teşkilatı hakkında doyurucu bilgi vardır. Özellikle partinin etkili ve yetkili adamları üzerine yoğun bilgi verir. Partinin yönetiminden üyesine kadar terzilerin ağırlığı olması dikkat çeker. 30 civarında sosyalist terzi olduğunu belirtir. Yine şehirde 7 doktorun partinin yükünü çekmesi ilginçtir.

 

Kitaptan Bazı İlginç Bilgiler:

 

*Ankara’da partinin bir programına Yaşar Kemal ile Hamdoş’un elele tutuşarak çıkması.

* Onat Kutlar’ın babası da köy ağasıdır. 

* 40’lı yıllarda Çapalı köyüne şarap fabrikası kurulup, şehrin en çok satılan şarabıdır Çapalı şarapları. 

*TİP Radyo konuşmasına çıkmadan önce Y.kemal ve F. Baykurt’un Hamdoş’a muhtelif yardımda bulunması.

* Yazar, Ağaların köylerinde okul ve cami hiç olmaz, ifadesi. 

* 67 TİP’in 65 seçimlerinde 15 vekil çıkarması hep vurgulanır. 67 Mahalli seçimlerinde Gaziantep Belediyesi belediye meclis üyeliğinde parti 2 üye kazanır.

* Şehirde bulunan terzilerin ezici bir çoğunluğunun terzi olması, (bu kitabı bizlere öneren Ökkeş Orhan Saygılı amcamızda terzidir)

*Sosyalist Devrim Partisi’nin kurucularından 9 kişinin Antepli olması. 

        *Sosyalist Devrim Partisi’nin Genel sekreteri Cenan Bıçakcı aynı zamanda Ağaç İş Sendikası Başkanlığını yapmaktadır.

*70’li yıllarda Çapalı köyünde Mahsuni Şerif’in konser vermesi, Mahsuni’nin cenazesine köyden büyük bir heyetle katılma. 

*Türkiye İşçi Partisi Gaziantep Teşkilatının beyin kadrosundan olan Abdülbaki Çelikel çocuğu Avukat Filiz Çelikel’in ifadesine göre, darbelerdeki birçok kitabının yakılmasına rağmen, kitap ve dergilerden oluşan yedi bin koleksiyondan oluşan bir kütüphane bıraktığını belirtir. Öldüğünde, Haldun Taner’in “Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil” eseri başucunda yarım kaldığını beyan eder. (s.410)

*Gavur Hüseyin Çeliksöz’ün mahalledeki imama ölmeden önce “ölümümden önce gitmediğim camiye, öldükten sonra getirirlerse, beni camiye kabul etmeyeceksin, namazımı kılmayacaksın..” dediğini, cenaze namazının kılınmadığını oğlu Prof. Ali Çeliksöz söylüyor. (s.415)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum