ERKEKLERİN SESİ

27 Nisan 2013 0 yorum Tiyatro 1624 Görüntüleme

Televizyonlarda Kadın programı istilasını eleştiren bir skeç.

 

ERKEKLERİN SESİ

 

SUNUCU: Değerli seyirciler, alışılmış kadın programlarının aksine bugün sizlere toplumun başka bir yarasından bahsedeceğiz. Biz şunu çok iyi anladık ki, toplumda ezilen sadece kadınlar değil. Kadınların hışmına uğrayan erkekler de var. İşte bunlardan dört tanesi şu an stüdyomuzda. Hoş geldiniz!

ERKEKLERDEN BİRİ: Hoş gelmeyi çok isterdik ama durumumuz çok nahoş.

SUNUCU: Neden böyle söylediniz?

ERKEK: Efendim ben söylemesem bile şu halimi gören , durumu gayet iyi anlar.

SEYİRCİ: Yuh ulan size! Erkekleri madara ettiniz aleme!

 

 

(Bunu söyleyen adamın yanında karısı oturmaktadır. Karısı , kocasından çok korkan ve mağdur bir kadındır.)

SUNUCU: Anlaşılan epeyce hırpalanmışsınız.Kavga mı ettiniz?

MAĞDUR: Aslında kavga sayılmaz.

SUNUCU: Neden efendim, kavga etmeyen insan nasıl bu hale gelir?

MAĞDUR: Şöyle efendim: Kavgada iki taraf da vurur. Bizim vakada karım vurdu ben kaçtım, ben kaçtım karım vurdu. En sonunda bu hale geldim.

SUNUCU: Sevgili izleyiciler, şu telefonumuzun diğer ucunda mağdurun eşi Döndü Karıncaezmez var.Alo, Döndü Hanım, eşinize ne yaptınız böyle? Kocanızın dedikleri doğru mu?

DÖNDÜ: Doğru, doğru ama eksiği var. Bacağını ben kırmadım efendim, yalan söylüyor.Ocakta yemeği unutmuş, böreği yakmış. Sonra biz konken oynarken arkadaşlarıma iyi hizmet edemedi. Beni rezil rüsva etti. Bunları neden yapamadığını sorunca bana kızmaya kalktı. Onun ne haddine karşımda sesini yükseltmek. Merdaneyi kaptığım gibi peşine düştüm. O arada benden kaçarken merdivenlerden yuvarlanmış. Gitsin merdivenlerden davacı olsun, benden değil.

SUNUCU: Yani siz kırmadığınızı iddia ediyorsunuz.

DÖNDÜ: Ne münasebet efendim. ben o kadar beceriksiz miyim? Ben o kadarla bırakmazdım. Şayet ben yapsaydım, oraya geleceksağlam kemik bulamazdı.

SUNUCU:Muhterem Bey, buradan da anlaşılıyor ki bu kadarla kurtardığınıza şükretmelisiniz.

MAĞDUR: Ediyom, ediyom ve bi daha o eve gitmek istemiyom. Bohçamı kaptığım gibi anamın evine gidiyom. Yetti gayrı.

DÖNDÜ: Hadi ordan sümsük. Sen gidemezsin. Ancak benkovarım, bir daha gelme bu eve.

(Seyirciler Döndü Hanım’ı alkışlar ve bravo sesleri yükselir. Bu arada seyirciler arasında kocasının yanında oturan kadıncağız da alkışlamak ister. Ancak kocasının sert tepkisi ile karşılaşır.)

SUNUCU: Muhterem Bey hala yaşadığına şükretsin diyerek sözü diğer mağdurumuza verelim. Mülayim Bey, ismiyle müsemma bir kişiye benziyorsunuz. Ancak durumunuz mülayimliğinizden oldukça şikayetçi olsa gerek.

MÜLAYİM BEY: Sürüm sürüm sürünsün. Boynu altında kalsın inşallah. Anan olacak o cadalozla konuşurken kontörün bitsin inşallah. Bonus kartın world kartın, cart kartın, curt kartın faizi çok gelsin de faizleri başını yesin. Allah sana Semra Hamın gibi kaynana versin de benim anamı arar ol emi?

SUNUCU: Mülayim Bey, Mülayim Bey. Ne oldu mülayimliğinize. Bu ne hiddet, bu ne şiddet?

MÜLAYİM BEY: Ömrümü verdim ben ona. Saçımı süpürge ettim. Aslan gibi iki evlat büyüttüm. Bir dediğini iki etmedim. (Burada ağlamaya başlar.) Beni kapı dışarı etti. Bu benim gibi bir adama yapılır mı? Ellerimle yedirdim içirdim. Kuş sütü ile besledim onu.

SUNUCU: Sevgili seyirciler. Hattımızın diğer ucunda bir izleyicimiz var. Alo…

İZLEYİCİ: Aloooo! Yasemin Hanım. O adam kırmalarını niye çıkarttınız oraya? Kılıbıklık ne zamandan beri mağduriyet oldu? Söyleyin oradaki kılıbıklara, elalem içinde erkeğim diye dolaşmasınlar. Şov yapmayın erkek bozuntuları. Tüm Türkiye’nin önünde karılar gibi ağlayıp sızlamayın. Bütün feministler dört köşe olmuş sizi izliyor, pısırık kekler. Yasemin Hanım, feministlere pirim yaptırmayın.

SUNUCU: Beyefendi, bizim kimseyi yücelttiğimiz falan yok. Lütfen Türkiye’nin gözleri önünde feministleri tahrik etmeyin.

İZLEYİCİ: Ya siz maçoların tahrik edilmesine izin veriyorsunuz ya! Erkekliğin bütün şerefini oradaki kılıbık, pısırıklar yüzünden ayaklar altına aldınız be! Yazıklar olsun ya! Bu memlekette maçoların hakkını savunacak kimse yo mu kardeşim!

(Stüdyodaki maço ayağa kalkar.)

MAÇO: Var kardeşim, Allah’ın izniyle dimdik ayaktayız.

SUNUCU: Beyefendi lütefen sakin olun. Arkadaşlar beyefendiyi hattan alın. Burası Dingo’nun ahırı değil. Herkes her istediği gibi bağırıp çağıramaz. Evet değerli seyirciler hattımızda bir izleyicimiz daha var. Alo, alo. Kiminle görüşüyorum?

TELEFONDAKİ SES: Aloooooo! Alooo! Yasemin Hanım sizi tebrik ediyorum şekerim ve sizi sevgi ve şükranla öpüyorum. Ayol, bu maço denen gaddar heriflerden bu zavallı kadınların çektikleri nedir böyle. Onu anladık, bir de başımıza domino mu dominant mı nedir maço kadınlar çıktı. Ayol oradaki erkeklerin hali ne öyle? Suratları Çarşamba pazarına dönmüş. Ay kız çok yazık ya. Vallahi içim acıdı zavallılara.

SUNUCU: Hanımefendi bizi nereden arıyorsunuz?

TELEFONDAKİ SES: Ay Yasemin Hanım, efendisi doğru da hanımı yanlış oldu galiba. Ekranda adımı yanlış yazmışsınız. Adım Fikri Yeşilay olacak. Fikriye Şilay değil. Ay kız çok kötüsün valla.

SUNUCU: Çok özür dilerim Fikri Hanım. Şey. Af edersiniz Fikri Bey.

TELEFONDAKİ SES: Önemli değil şekerim. Bütün Türkiye’ye selamlarımı gönderiyorum. Oradaki herkesi, tabi maço kılıklı herifler hariç kucak dolusu öpüyorum. İyi yayınlar şekerim.

SUNUCU: Teşekkür ediyoruz Fikri Bey’e. Küçük bir yanlışlık oldu, kendisinden özür diliyoruz. Değerli konuklar ve ekranları başında bizi izleyen sevgili izleyiciler: Yasemin’in Tenceresi programında Türkiye’nin önemli bir sorununu tartıştık. “Ne olacak bu kılıbıkların hali?” sorusuna cevap aramaya çalıştık. Gerçi bu sorunun cevabını sizler bu programda gördünüz. Buradan yetkili ve etkililerimize sesleniyorum: Lütfen kadınların hışmına uğrayan zavallı erkeklerimize sahip çıkalım. Onları sokağa terk etmeyelim. Hepinize iyi akşamlar.

YAŞAR VURAL

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum