YOLLAR VE ŞAHISLAR

29 Eylül 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 274 Görüntüleme

YOLLAR VE ŞAHISLAR

-Aziz hocam, ağabeyim, ülküdaşım Mehmet Durmaz’a sevgi ve saygılarımla…-

turk-buyukleri-illustraor

Varlığa ve hayata dair sırlar, gayelerin özünde saklı… Gayeler ise “ölümlü olanlar” ve “sonsuza uzananlar” olmak üzere iki kutupta toplanıyor. Sonsuza uzanan gayeleri olanlar, zamanın giriftliğinde boğulmayıp duygu ve düşünce âlemini ma’nâ ile âbâd etmiş şahıslardır. “Bu âbâd etme işi nasıl oluyormuş?” sorusuna da aşağıdaki örnekler cevap niteliğindedir.

Duygu ve düşünce âlemini ma’nâ ile âbâd etmek, “Sağ elime güneşi, sol elime ay’ı verseler davamdan vazgeçmem!”  hadis-i şerifindeki anlayışı yaşayabilmektir.

Duygu ve düşünce âlemini ma’nâ ile âbâd etmek: Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu gibi “Ol deyince olduranın” adı ile söze başlamak; Dede Korkut’un elinden ab-ı hayatı içmek; Kâşgarlı Mahmud’la Türkçenin zenginliği göstermek; Yusuf Has Hâcib’den mutluluk veren bilgiler öğrenmek; Ahmed Yesevî ruhuyla Türkistan’da dolup taşmak; Şeyh Edebali’nin gözüyle ötelere gülümsemek; Mevlânâ’nın gönlündeki ateşle gönlünü tutuşturup semağa yönelmek; Nasreddin Hoca fıkralarıyla tebessüm etmek ve cevap vermek; Hacı Bektaş-ı Veli misali ele, dile, bele sahip olmak; Yunus Emre derinliğiyle Yaratan’dan ötürü yaratılanı sevmek ve Anadolu’yu fethetmek; Akşemseddin’in duasından nasiplenip İstanbul’a koşmak; Fuzûlî kavrayışıyla sevgiliye ulaşmak için tüy gibi hafifleyip sabah yeliyle yola çıkmak; Mimar Sinan nizamıyla sonsuzu düşünmek; Karacaoğlan’ın incelik dolu rengârenk mısralarını ezberlemek; Evliyâ Çelebi’yle seyahat etmek; Itri’nin besteleriyle tılsımı keşfetmek; Şeyh Gâlib cesurluğuyla ateşten denizi mumdan kayık ile aşmak; Gaspıralı İsmail’in öncülüğünde yenilik ve “dilde, fikirde, işte birlik” için çalışmak; Mehmet Âkif duruşuyla İslâm’ın özünden bahsetmek ve “Korkma!” diye seslenmek; Ziya Gökalp aydınlığıyla Kızıl Elma’ya gitmek; Ömer Seyfettin şuuruyla pembe incili kaftanı yere sermek; Yahya Kemâl heyecanıyla Süleymaniye’de bayram namazını kılmak; milleti adına fikir sancısı çekip kurtuluş reçetesini Peyami Safa’nın Simerenya’sında yazmak; Tanpınar’ın eserleriyle kültürü ve zamanı kavramak; Arif Nihat Asya’nın sesi olup mısralarla dua etmek ve bayrağı dalgalandırmak; Necip Fazıl ümidiyle yarın ve ebed bizimdir diye haykırmak; Hüseyin Nihal Atsız’ın kahramanlığını saygıyla anmak; Cemil Meriç’in satırlarında “Bu Ülke”yi tanımak ve o satırlardan cesaret alıp tabuları yıkmak; hakikat uğruna Osman Yüksel misali serden geçmek; Tarık Buğra’yla şanlı maziyi hatırlamak; Cengiz Dağcı’yla birlikte “O topraklar bizim!” diyebilmek; Ahmet Kabaklı gibi fedakârlık ve çalışkanlıkla Türk edebiyatını anlatmak; Bahtiyar Vahapzade’yle Azerbaycan-Türkiye’yi konuşmak; Cengiz Aytmatov’un mankurtlaşma hakkındaki uyarısını dikkate almak; Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun romanlarında Türk tarihini yaşamak; Seyyid Ahmet Arvasî’nin ufkuyla kendini aramak; Abdürrahim Karakoç kalemiyle “Hak yol İslam” yazdırmak; Yavuz Bülent Bâkiler’in gönlünden yükselip cemre olarak toprağa düşmek ve Türkçeyi şah damar bilmek; Erol Güngör’ün kitaplarıyla Türklük bilincine erişmek; Turan Yazgan’dan ilham alıp Türk Dünyası’nı kucaklamak; Emine Işınsu’nun yazdıklarıyla töre ve davaya daha sıkı sarılmak; Dilaver Cebeci’yle Türkiye sevgisini aşılamak ve Türk topraklarında at koşturmak; Ömer Lütfi Mete’nin senaryolarında hikmet yollarını bulmak; Mehmet Başbuğ’un fırçasıyla kutlu ülküyü resmetmektir.

MUHAMMED TURAN ŞEHİTOĞLU

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum