AYAĞA KALKAN YÜCE MİLLET

28 Eylül 2017 0 yorum Denemeler-Makaleler 116 Görüntüleme

ayaga-kalkan-yuce-millet

AYAĞA KALKAN YÜCE MİLLET
Ülkemizde yaşanan son olaylar ve etrafımıza örülen ateş çemberinden sonra vatanımızı korumak için atacağımız adımları araştırmaya başladık. Devlet ve millet olarak bakıyor ve görüyoruz ki bizleri bu ateş çemberinden kurtaracak yegâne kuvvet Atatürk’ün de söylediği gibi ‘damarlarımızdaki asil kuvvet’ten başkası değil.
Bir zamanlar ülkemizde yasaklanan hatta savunan insanların cezalar almasına sebep olan milliyetçilik kavramımız bugün geldiğimiz noktada sığınacağımız tek liman olarak görünüyor. Ülkemizde milliyetçiliğin çıkış noktasında ve devletimizin karanlık günler geçirdiği zamanlarda ilkelerini ve ülkülerini satmayan dava adamları tarafından savunan ‘milliyetçilik hareketi’ bugün de aynı misyonu sürdüren insanların elinde yükselmeye ve parlamaya devam ettiği görülmektedir.
Devletimiz kurulduğu ilk günlerden bugüne kadar kime güvendi, mevki ve makam verdi ise onlar devletimizi arkasından vurmakta tereddüt göstermemiştir. Hangi kişi ve kuruluş olursa olsun gücü eline alınca devletimizin onlara sunmuş olduğu imkânlarını önce milliyetçi kesim üzerine bir baskı aracı olarak kullandı. Daha sonra milliyetçiliği İslam kimliğinden arındırmak için onu ırkçılıkla ayını kefeye koymaya çalıştılar ve bakan ama görmeyen gözleriyle, dünyada ve ülkemizde savunulan ‘Türk milliyetçiliği’nde İslam’ın etle tırnak olduğunu görmezlikten geldiler. Hatta Türk milliyetçiliğinin kurucularına göre Türk-İslam sentezi vazgeçilmezdir. ‘Bedenimiz Türk, ruhumuz İslam’ sloganıyla bütünleşen ve devleşen bir hareket bugün bizlerin kurtarıcısı ve devletimizin yeniden yapılanmasında kurucu aktör olarak görev almaktadır. Türk-İslam sentezine karşı çıkanlara da, 1995 yılında Bosna’da kan akıtmak isteyen Sırp kasap kadar Türk-İslam çizgisini anlayın yeter diyoruz. Ne diyordu Sırp kasap; ‘ Türkleri Avrupa’dan atacak ve İslam’ı yok edeceğiz.’ Dünyada hiçbir şey rastlantı sonucu olmuyor, 28 Haziran 1389 ile 28 Haziran 1914 arasında bir bağ kurun ve düşünün dünya genelinde ulus devletleri yok etmek ve küresel imparatorluklarını kurmak için harekete geçen dünya egemen devletlerini gözden geçirin. I. Dünya savaşından sonra neler kaybettiğimizin hesabını yapın.
15 Temmuz hainliğinden bu yana da devletimiz tamamen ‘milli olmak’ hedefine yönelmiş bu gayede gerekli tüm adımları atmak için seferber edilmiştir. Hatta dünya genelinde Türkiye’deki milliyetçi şuura göre yeniden yapılanma ve yönelmeler görülmeye başlanmış son Almanya seçimleri de buna örnek gösterilmiştir.
Milliyetçiliğin bu yükselişine ve onlarca yıldır uğradığı sektelere rağmen yoluna engeller çıkmamış mıdır? Tabi ki ufak tefek engeller çıkmıştır ama yaptığı işin ve üstlendiği misyonun farkında olan milliyetçi kadrolar tüm bu engellere rağmen gerekli tedbirleri almış ve vatanımızda milliyetçiliği en güzel şekilde milletimize anlatmaya çalışmışlardır. Milletimizde engel çıkaranlarla, köstek olmaya çalışanlara sandıklarda gereken dersi vermiş devleti ve milleti için her an ölmeye hazır olan vatan evlatlarına sahip çıkmışlardır. İnşallah başka bir yazımızda son yüzyılda milliyetçiliğin engellenmesi için yapılan operasyonları incelemeye çalışacağız.
Bu vesileyle geçmişe dair bir söze atıfta bulunmak istiyoruz; ‘milliyetçilik, ancak sömürge ülkelerinde suç olarak görülmektedir.’ Bugün suç sayılmıyor ise devletimiz bu yönde tüm adımları atmaya başlamıştır diyebiliriz.
Allah devletimize milletimize güç kuvvet versin…
Fatih KAPLAN 28.09.2017

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum