FENER
Sen her gece o yalçın kayalığın üstünden
Dumanlara kırmızı alevini saçarsın.
O canavar ağızlı girdapların önünden
Gemilere selâmet yollarını açarsın!…
Demezsin ki: «Bunların içlerinde kimler var?»
Felâkete düşenler, senin için hep insan;
Tehlikeler önünde: «Yardım!» diye haykıran
Herkes senin o büyük yüreğini yaralar.
Senin asil bir aşktan doğmuş olan alevin
Vicdan kadar güzeldir,
Garip kalan ruhlara uzanıcı bir eldir;
Sen bu elle hayatlar kurtarmaklık istersin.
Demir zırhlı üstünde, alnı yanık bir asker,
Dalgalardan rızkını isteyen bir balıkçı.
Kürekleri kırılmış bir ihtiyar kayıkçı…
Hepsi senin o aziz yıldızınla gülümser;
Dudaklarda necatın ümidini titretir.
Birçok yaslı ufuklar,
Birçok zayıf kadınlar, birçok sefil çocuklar,
Göz yaşları, rüyalar ve dualar şenindir.
Sen her gece, o yalçın kayalığın üstünden
Dumanlara kırmızı alevini saçarsın,’
O canavar ağızlı girdapların önünden
Gemilere selâmet yollarım açarsın!…
(Türk Sazı)
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.