
I.
Hamza Ağam mavzerini sırtladı
Bir sıçradı kır atına atladı
Anam dedi “kırk bir kere maşallah
Boy posuna nazar olmaz inşallah”
Yol uzaktı gün batmadan varmalı
Kör Haydar’dan gayri hesap sormalı
El salladı kapıdaki eşine
Bir testi su serpti anam peşine
“Deh” dedi kır ata yollar yürüdü
Nal sesleri dağı taşı bürüdü
II.
Bu dünyada iyi olan kalmalı
Kötü kalacaksa iyi ölmeli
Şu Kör Haydar Meydanı boş bulunca
Hak hukuk dememiş çiğnemiş anca
Hakk demeli hak demeli korkmadan
Bir yiğit çıkmalı meydan okuyan
Yiğitlik bir nara sert bilenmeli
Duysa düşman korkudan dört dönmeli
“Deh” dedi kır ata gökler gürledi
Narasını yıldırımlar biledi
III.
Şimşek oldu kulağına “deh” sesi
Kesiliyor sandı bir an nefesi
Dehşetle fırladı yer yatağından
Bildi yiğit çıkmış er otağından
Telaştan bilemez ne etsin şimdi
El ayağı tutmaz inmeler indi
Merdivenin koptu kaç basamağı
Bir top gibi yuvarlandı aşağı
Kan gölüne döndü alt kat girişi
Hamza’ya kalmadı öldürme işi
IV.
Dargeçit’e geldi hava bulandı
Gök delindi yağmur yola belendi
Amma yaman bir geçitti Dargeçit
Bir yanı uçurum bir yanı geçit
Kır at yorgun güneş batmış akşamdı
Bu ne sinsi bu ne kalleş akşamdı
Başı döndü bir an için kır atın
Dağlar yiğit Hamza düşmesin tutun
Ağam düştü uçurumdan aşağı
Haber geldi gün sarmadan şafağı
V.
Gavurdağı verdin bizi ağıda
Kıyılır mı fidan gibi yiğide
Ne insafsız ne vicdansız bir dağsın
Üzerine lanet yağsın şer yağsın
Yıkacağım söz yeminle… yeminle
Gavurdağı güreşelim seninle
Çıkarım da Gavurdağı başına
Aman vermem zerre kadar taşına
Hamza Ağam bedel ister kanına
Ölürüm de koymam bunu yanına
Ahmet DOĞRU
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.