Sonsuzluğa Selam

25 Temmuz 2018 0 yorum Genel 294 Görüntüleme

 

 

Screenshot_20180725-111328~3

 

Ve içimden düşen kelimeler,
yokluğun dalga dalga okyanusuna…
Koştukça arkasından sürükleyen bir umut,
ne yolların, ne yolculukların tadı var artık…

Duyamıyorum bir şeylerin sesini,
eski çocuk neşeleri gibi…
“Eski çocuk, neşeleri”…

Bir tek, sabah namazlarında kuşların sesi…
“Kuş dili”…

Ve sadece bazen
duyuyorum anı’msı bir şeylerin sesini,
ahraz duvarlarda;
Bazen bir deniz kıyısında buluyorum kendimi…
Kap kara, sevda gibi duruyor önümde,
içimden koşup sarılmak geliyor…
Gidip kavuşsam diyorum,
açıyorum kollarımı,
olmuyor…
Koştukça kaçıyor deniz…
Kollarım çaresiz kala kalıyor bir boşlukta…

Ve bir dağ başında bazen…
Dağın en yüksek noktasında…
Öyle tutsak bir sevgiye,
öyle özgür bir ölüm tasarlıyorum…
Açıyorum kollarımı, bir nefes dağ havası dolduruyorum ciğerlerime…
Bakıyorum derin derin dağın eteklerine…
Bir “dağ rüzgarı” esip geçiyor içimden…
Rüzgarla birlikte esiveriyor ansızın aklım…
Ellerim çaresiz kala kalıyor, içim gibi derin bir boşlukta…

Sonsuzluğa selam veriyor
hüznüm…

Sonra susuyor duvarlar…
Öpüyorum alnından öfkemi…

Ve içimden düşen kelimeler,
yokluğun dalga dalga okyanusuna…
Koştukça arkasından sürükleyen bir umut,
ne yolların, ne yolculukların tadı var artık…

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum