Çırpınma
Çırpınma, verme kendini kayd-î esârete;
Çırpınma, yok tahammülüm artık muhabbete;
Çırpınma, bî-huzûr-ı garâm etme elverir;
Çırpınma, çünkü beyhûde lerze elem verir.
Çırpınma, ey elemli, felâketli uzv-ı ter;
Çırpınma, üzme çektiğim âlâm ü gam yeter.
Çırpınma, artık oof, usandım bu darbeden;
Bî-sûd darbeler yeter ey kalb-i nâle-zen!
Çırpınma, kesme hüzn ile tâb ü tevânımı,
Lezân-ı girye etme teessürle cânımı.
Bî-fâide bu râbıtalarla teessürât,
Mâdam ki sabit olmayacak ömr-i bî-sebât
Âgâh iken fikir bu mükedder hakikate
Ağreb ki müftekir yine ümmîd ü re’fete.
İnsan deyince ürperiyor tüylerim bütün!
İnsâna incizâbıma hayretteyim bugün.
İnsanlar olmasa evet olmazdı hüzn ü gam,
Dünyâ dönerdi mihveri üstünde bî-elem.
İnsâna bu mezâlimi ta’lîm eden zekâ
İnsâna karşı nefreti îcâd eder bana.
Aklım firârı emr eder olsa metânetim,
Kaanun-ı incizâba teneffürle tâatim.
İkbâl-i ömrü havf ü denâetle almadım,
Ben kimsesiz tevekkeli, metruk kalmadım…
Tâbi’ olunsa lâyık evet ekseriyyete.
Ger ekseriyyet olmasa düşkün denâete.
Ben başka hisle ömrü geçirdim yazık, yazık;
Re’y-î ekaarib olmadı re’yimle muttazık.
Hep aldanışlar ömrü harâb etti nâfile,
Alkışlarım bu zilleti ben zehr-hand ile!
Makhûr-i mihnet etse de ye’s-i muahharim,
Aczimle ben mezâlime karşı muvakkarim…
Bâzîçe ettiler seni ey uzv-ı zinde-dâr!
Sâfiyyetiyle müftehir ey kalb-i nâle-kâr,
Lâkin yine getirme halel intizâmına!..
Lâyık değil bile bu güruh intikaamına.
Çırpınma artık üzme beni, hem de kendini;
Hem-nev’ime temâyülü kes, kes şu bendini.
Çırpınma, kimise etmedi idrâk hâlini;
Îzâha etme sen de tenezzül meâlini!..
Çırpınma, kes bu nâlişi, lâyık sana sükût;
Evvel sükût, sonra yine, dâimâ sükût…
Nigâr Hanım
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.