Temâşâ-yı Leyâl

9 Temmuz 2015 0 yorum Cenap Şahabettin 1586 Görüntüleme

Temâşâ-yı Leyâl

Hâlid Ziyâ Bey’e —

Gel bu akşam da ser-be-ser güzelim

Levha-i kâinâtı seyr edelim :

 

Gölge, hep gölge, her taraf gölge,

Gölgelerle bütün zemin mestûr;

Âsumân yalınızca nîm manzûr,

 

Görülen başlıyor görülmemeğe;

Bir dumandan kefenle cism-i cihân,

Kalıyor ka’r-ı leyl içinde nihân…

 

Şimdi her gûşe ebkem ü câmid:

Ne ağaçlarda zemzemât-ı riyâh,

Ne hadâyikte ihtizâz-ı cenâh…

 

Her taraf hufte, her taraf râkid;

Sanki engüşt-ber-dehân, melekût

Bütün eşyâya der: Sükût, sükût!

 

Bu hiyâbân-ı târ ü nâimde,

Camlar üstünde resm eder ancak

Dest-i şeb şu’leden birer zambak..

 

Gelir ancak bu bâğ-ı muzlimde,

Gelir enfâs-ı zâr uzaklardan,

Tâ uzaklardaki dudaklardan…

 

Bu temâşâya karşı göz yorulur:

Hiss eder, seyr edenlerin nazarı

En kavi dalda bir elem tavrı!

 

Her şey artık bu dem tanınmaz olur:

Rû-yı eşyâya gölgeler, sisler

Bir tecâhül nikâbı ferş eyler.

 

Gecenin tûde-yi buhârından

Süzülen bir sükût-ı tenhâyî

Doldurur hep hayât-ı eşyâyı…

 

Seyr eder bir bulut kenârından

Bir hilâlin nigâh-ı tannâzı

Kalb-i zulmette titreyen râzı.

 

Âh, bak sevgilim bu zulmette

Ne kadar cüssesiz kalır insân,

Bizi gûyâ ezer bu leyl-i girân.

 

Bu karanlık leyâl-i kasvette

Öyle hiss eyleriz ki gûyâ biz

Ebediyyetle rû-be-rû geliriz.

 

Bu zalâm-i hamûş içinde hayâl

– Mütekallis, melûl ü zucret-ver, –

Varlığından da iştibâh eyler.

 

Bu rükûdet, bu samt ü cevf-i leyâl

Rûhu bir sekte-yi tereddüdle

Habs eder bir azâb-ı seyyâle…

 

Sevgilim… gölge, her taraf gölge;

Sana da düştü reng-i ye’si şebin,

Gölgelendi senin de reng-i lebin;

 

Sen bile başladın görülmemeğe…

                   Cenap Şahabettin

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum