Beşikten Mezara

9 Şubat 2014 0 yorum Çetin Altan 451 Görüntüleme

Kundak çocuğu ağlar da ağlar, ağlar da ağlar. Altını kirletir ağlar, karnı acıkır ağlar, sancısı tutar ağlar.
Annesinde her önüne gelene iniltili bir şikâyet:
– Sağ olsun, geceleri hiç uyutmuyor. Biraz fazlaca huysuz… Meme saatlerine bir türlü alıştıramadık.
*
Sonra ninniler arasında hafiften azarlamalar başlar.
– Dandini dandini dastana, danalar girmiş bostana, uyu bakayım, kov bostancı danayı, yemesin lahanayı, kapa gözlerini dandini dandini dastana… Aman be evladım, aman be evladım, uyu artık, öf yoruldum.
Bir zaman sonra bebekte ağlamalar bir aralık kesilir. Annede bir telaş:
– A, hiç ağlamıyor bu, halsiz mi düştü acaba? Sesi sedası çıkmıyor, çok merak ediyorum.
Daha kundaktayken bile insanoğlunun annesine dahi yaranması zordur.
*
Çocuk iki üç karış büyür, evde uslu uslu oturmaya kalksa:
– Haydi, derler, çık dışarıya, biraz oyna. Miskin miskin ne dolaşıyorsun öyle; çocuk dediğin azıcık hareketli, azıcık yaramaz olur.
*
Dışarı çıkıp da kendini oyuna kaptırdı mı, akşama papara hazırdır:
– Bütün gün evden içeri adımını atmadı. Bir azgınlık, bir azgınlık… Üstelik komşuların da camını kırmış, şikâyet ediyorlar.
Hayatla ilk yüz yüze geliştir bu; oynasan da kızarlar, oynamasan da…
*
Okulda kafayı kitaplarla defterlerin üzerine fazla eğdin mi; arkadaşlar birbirine dirsek vururlar:
– Görüyor musun enayiyi, gene inekliyor.
Kitaba, deftere boş verirsin:
– Yuh, sen de amma havyarcısın, bu gidişle çaka çaka beynin döner senin, derler.
Çalışsan da beğenilmezsin, çalışmasan da…
*
Kız seversin:
– Kulun kurbanın kölen olayım, sultanım üzme beni, dersin.
Burun kıvırır.
Bir gün tepen atar:
– Ee, be dersin, canın cehenneme, seninle mi uğraşacağım?
*
Bir ağlama boşanır ve yüzüne ıslak kirpikli iki mahzun göz dikilir:
– Kalpsiz.
Sevsen üzülürsün, sevmesen üzülürsün.
*
Gerçekleri konuşursun. Cevap:
– Küstah, kendini beğenmiş, marifet yaptığını zannediyor.
Gerçekleri konuşmazsın. İtham:
– Korkak, eyyamcı, dümen suyu sandalı.
Haykırsan da, sussan da yaranamazsın.
*
Azıcık para kazanırsın:
– Şımardı, derler.
İşin bozulur.
– Kabiliyetsizliği çıktı ortaya, derler.
*
Muvaffak olmuşsan mutlaka dalkavukluk sayesindedir. Muvaffak olmamışsan sebebini gene o ağızlar sıralar:
– Ahmak, cahil, kaz kafalı.
Şaşırırsın, ortadan gitmeyi denersin; tükürür gibi bakarlar:
– Sinameki, tavşan pisliği, sünepe…
*
Ve nihayet ölürsün. Hoca sorar:
– Merhumu nasıl bilirdiniz?
Cemaat cevap verir:
– İyi bilirdik.
*
Kabil olsa da insan o esnada diriliverip, bir ömürlük çekişmenin intikamını üç kelimeyle alıverse:
– Haydi ordan, köpoğlular…
(Milliyet/ 29.01.2014)

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum