CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI

27 Nisan 2013 0 yorum Cumhuriyet Dönemi 488 Görüntüleme

Cumhuriyet’in ilanından günümüze değin uzanan dönemin ürünlerini içine alan bir edebiyattır. Çağdaş Türk Edebiyatı olarak da adlandırılan bu edebiyat, birçok açıdan Cumhuriyet’in getirdiği değerler sistemini yansıtır.

Cumhuriyet’in ilanıyla çok hızlı bir şekilde yapılan yenilikler, Türkiye’nin siyasal, toplumsal ve kültürel yaşamında köklü değişimlere yol açmıştır. Cumhuriyet’le başlayan bu değişim ve yenilikler her alanda olduğu gibi edebiyatta da etkisini göstermiş ve edebiyatımızda bazı önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Toplumun her kesiminden edebiyatçılar yetişmeye başlamış ve bunlar eliyle edebiyat konuları çeşitlenmiştir. Roman ve öyküde toplum sorunları gerçekçi bir anlayışla ele alınmış, Kurtuluş Savaşı yılları ve toplumsal yaşam edebiyata yansımıştır. Edebiyat topluma mal olmuştur. Çağdaş düşünce sistemlerinin ve iletişim olanaklarının genişlemesinin etkisiyle sanatçılar arasında yeni eğilimler, farklılaşmalar görülmüş; edebiyat dünyamız genişleyip zenginleşmeye başlamıştır. Bu dönemin özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:

Cumhuriyet’in ilk yıllarında ölen bazı sanatçılar dışında Millî Edebiyatçılar, Beş Hececiler ve Bağımsızlar olarak ele aldığımız sanatçılar sanat hayatlarına Cumhuriyet döneminde de devam etmişlerdir.

1923’ten 1940’a kadar devam eden dönemde Kurtuluş Savaşı’nı yarattığı birliğin, yapılan inkîlap ve reformların etkisiyle sanatçılar, yerli ve halka doğru bir “memleket edebiyatı” anlayışıyla Anadolu’yu ve Anadolu halkını konu edinmişlerdir.

 Milleti oluşturan değerler (müzik, edebiyat, mimari, oyunlar, masallar vb.) farklı yönleriyle edebî metinlerde yer almışlardır.

Memleket edebiyatı zevkiyle Batı edebiyatı sentezlenmeye çalışılmıştır.

Batı Kültür ve medeniyeti örnek alınmakla birlikte, Tanzimat’ta da olduğu gibi yanlış Batılılaşma eleştiri konusu olmuştur.

Anadolu; doğal güzellikleri, insanı, sosyal hayatı ve folkloruyla edebî eserlere yansımıştır. 1923’ten 1940’a kadar Türk tarihi ve Atatürk’le ilgili konular ağırlık kazanmış, 1940’lı yıllardan sonra ise bireysel duygu ve sorunlar da ele alınmıştır. Milletleşmeye verilen önemin bir yansıması olarak “birey”e, “bireysel bilinç”e önem verilmiştir.

Roman, hikâye, tiyatro, deneme gibi Batı’dan alınan düz yazı türlerinde, teknik bakımdan daha olgunlaşmış eserler ortaya konulmuştur.

Cumhuriyet dönemi edebî ürünleri, dil ve zevk bakımından gelenekten ayrılmıştır.

Cumhuriyet dönemi eserlerinde öz Türkçecilik anlayışını da etkisiyle genel olarak açık ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.

Dünyaya açılma ve çağdaşlaşma çabaları edebiyatı da etkilemiş, dünya edebiyatı daha yakından takip edilmiştir.

Dünya edebiyatıyla kurulan bağlantılar sonucunda; toplumcu gerçekçilik, sezgicilik, varoluşçuluk, gerçeküstücülük, dadacılık gibi edebiyat ve felsefe akımlarından yararlanılmıştır.

Bireyin iç dünyasını anlatmaya çalışan edebiyatçılar, psikoloji ve psikiyatri alanındaki gelişmelerden yararlanmışlardır.

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum