Tarihimizdeki Muhteşem Mektuplar – Necdet Bayraktaroğlu

29 Aralık 2016 0 yorum Kitap Eleştiri 1054 Görüntüleme

 

tarihimizdeki-muhtesem-mektuplar-necdet-bayraktaroglu

Türk çocuğu ecdâdını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Necdet Bayraktaroğlu, Türk çocuğuna ecdadını tanıtacak, onların hem siyasi, hem de edebi kabiliyetini günümüz gençliği ve yetişkinlerine anlatacak güzel bir eser hazırladı: Tarihimizdeki Muhteşem Mektuplar.

Necdet Bayraktaroğlu kitapla ilgili şunları söylüyor:

Türk tarihinin ilk çıkış yeri Orta Asya’dan Cumhuriyetimize kadar Han, Hakan, Padişahlarımızın diğer İmparator, Kral, Dük ve Şahlara yazdığı 150 yi aşkın mektuplar, kaynaklardan toplanarak bu kitabım içinde hazırlanmış bulunmaktadır. Mektuplarda Türk tarih sayfalarındaki atalarımızın kahramanlıklarını, inancını, asaletini, adaletini, merhametini, siyasetini ve diplomasi dilini göreceksiniz. Bu mektupları okuduğunuzda, milletlerin kültür anlayışlarını, manevi hayatlarını, inançlarını, ahlaki ve vicdani değerlerini öğrenmiş olacaksınız. Bu mektuplar, neslimizi maziden istikbale taşıyan birer kaynak ve ışık olacaktır. Genci yaşlısı herkes Türk milletinin tarihi hatıralarıyla dolu bu mektupları okumalı, tarih-kültür bilgilerini artırmalıdır. Kitabımda yer alan mektuplardan bazı örnekler incelemeniz ve kitap hakkında fikir edinmeniz için aşağıda yer almaktadır.

  • Mete Han’ın Çin İmparatoruna yazdığı mektup
  • Selçuklu Sultanı Sencer’in Bizans İmparatoruna yazdığı mektup
  • Sultan Yıldırım Bayezıd Han’ın Timur Han’la karşılıklı mektupları
  • Sultan II. Murad’a oğlu Sultan II. Mehmed’in (Fatih) tahta davet için yazdığı mektup
  • Fatih Sultan Mehmed’e hocası Akşemseddin’in yazdığı mektuplar
  • Fatih Sultan Mehmed’in Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’a mektubu
  • Sultan Iı. Bayezıd’ın kardeşi Şehzade Cem Sultan’la karşılıklı mektupları
  • Yavuz Sultan Selim’in Şah İsmail’e mektubu
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa Kralı Fransuva’ya mektubu
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Alman İmparatoru Şarlken’e mektubu
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın İran Şahı Şah Tahmasp’a mektubu
  • Sultan III. Murad’ın İngiliz Kraliçesi Elizabeth’e yazdığı mektup
  • Sultan IV. Murad’ın İran Şahı Safevi’ye mektubu
  • Sultan I. Abdülmecid’e Almanların yardım istek mektubu
  • Yarbay Mustafa Kemal’in Enver Paşa’ya yazdığı mektup
  • Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey’in mektubu
  • Sultan Vahdettin’in Mustafa Kemal Paşa’ya yazdığı mektup
  • Antepli Şahin Bey’in Fransız Garnizon Komutanına yazdığı mektup
  • Atatürk’ün Türk ordusuna son mesajı

Kitabın Ön sözü

Tarihe ilgim ve düşkünlüğüm lise yıllarımda başladı. Türk tarihini çok iyi bilmek ve öğrenmek istiyordum. Kahraman atalarımı ve hayat mücadelelerini öğrendikçe daha çok okuyor ve heyecanlanıyordum. Daha sonraki yıllarda tarihi belgeleri inceleme merakım arttı. Daha çok okumaya ve araştırmaya başladım. Türk tarihinin yazılı belgeleri içinde mektuplar dikkatimi çekti. Türk tarihinin ilk çıkışından beri ünlü tarihi ve vesikaları, özellikle ana kaynak eserlerden araştırıp, inceleyerek derlemeye başladım. Bu belgelerin gerçek nedenlerini, ortaya çıkan sonuçlarını not aldım. Hem yerli, hem de yabancı yazarların eserlerinden tarihi gerçekleri ortaya koyan sağlam bilgi ve belgelere ulaşmaya çalıştım. Uzman tarihçi yazar değilim. Ancak hakimlik ve savcılık mesleğimde, bilgi, belge ve olayları araştırma ve soruşturmadaki tecrübemle, bugünkü tarihi vesikaları gözden geçirdim. Tüm iyi niyet ve gayretimle giriştiğim bu çalışmamda, işe yarayacağına inanarak Türk milletine ve onun yetişen gelecekteki evlatlarına bir eser bırakmak istedim.

Kitaplar, bir milletin kültür değerlerini geçmişten bugüne taşıyan varlıklar olup, milletlerin ilim ve fikir dünyasına açılan kapılardır. Bu nedenle milletlerin, kültürlerine, medeniyetlerine çok tesirleri vardır. Kitabımla, milli kültür mirasımızın yeni kuşaklara intikalinin sağlanmasını amaçladım.

Kaynağını milletinin tarihinden alan neslin, milli şuuru daima canlı ve uyanık olur. Bir milletin ilim ve kültür hazineleri nesillere aktarılmalıdır. Bu katkı, milli dayanışma, birlik ve beraberliği sağlar. Gelecek nesiller milli şuurla beslenmeli ve tarihini iyi bilmelidir. Ondan kuvvet alarak geleceğe taşımalıdır.

Her millet kendi öz tarihi ile övünmeli, ataları ile iftihar etmelidir. Bir milletin temeli ve kökleri tarihidir. Tarih geçmişle geleceği birbirine bağlayan köprüdür.  Milli tarih, milli şuuru yaratır. Milletleri ayakta tutan milli şuurlarıdır. Yeni nesillere milletin bu müşterek ideali verilmelidir. Çünkü tarih, insana kültürünü ve milletini öğretir. Hafızaları atalarının mirası ile zenginleşen nesiller, kendilerine emanet edilen tarihi, kültürü layıkıyla taşırlar. Milletlerin geleceğini ancak yeni nesiller tayin eder. Yeni yetişen nesiller atalarının idealini, dilini, kültürünü, inanç ve imanını anlar, duyar, yaşayabilirse milletinin gelecek kaderini güçlü tutar.

Tarihinden faydalanamayan nesillerin gelecekleri endişelidir. Kitabımdaki mektuplarla, Türk tarih sayfalarında Atalarımızın kahramanlıklarını, yaşadıklarını, yazdıklarını ortaya koymaya çalıştım.

İçinde tarihin ayak izleri bulunan ve kültürümüzün sindiği atalarımızın şaheser mektuplarında şan ve asaleti göreceksiniz.

Tarihte kalmadan, yeniden bilinmesinde ve öğrenilmesinde ihtiyaç ve fayda gördüğümüz tarihi, bu mektuplarımız ve kitabımızla milletimizin hafızalarına yer alsın istedik.

Adriyatik den Çin seddine kadar asırlardır Türklerin hakim olduğu coğrafyada bu mektuplar, Türk-İslam medeniyet ve kudretinin büyüklüğünü de göstermektedir.

Tarihe şan veren bu mektuplardan, Hanların, Hakanların, Sultanların, hükümdarların azameti, asaleti, adaleti, inancı, merhameti, siyaseti ve diplomasi dili çok iyi sergilenmektedir. Bu belgeleri dikkatli okuduğumuzda milletlerin kültür anlayışlarını, manevi hayatlarını, inanç, ahlaki ve vicdan değerlerini bir bir anlamış ve insanların can, mal, ırz, hak ve hürriyetlerine yaklaşımlarını öğrenmiş oluyoruz.

Bu mektuplardan ayrıca şunu anlıyoruz ki, Orta Asya’dan Viyana’ya kadar uzanan coğrafyada hakim olan Türk-İslam anlayış ve idaresi ile asırlardır halk, din, dil, ırk, mezhep farkı gözetilmeden huzur, emniyet ve refah içinde yaşamış, zulüm, işkence ve baskı gören ahalinin imdat kapısı olmuştur.

Bu mektuplar, neslimize maziden istikbale taşınan birer kaynak ve ışık olmalıdır. Zaman bu eserleri asla yıpratmamalıdır. Her milletin tarihi o milletin kimliğidir. Onu koruyan ve yaşatan, kültür mirası üzerinde yaşar.

Genç, yaşlı herkes unutulmaya yüz tutmuş bu mektupları okumalı, tarih ve kültürümüzdeki değerlerden ilham almalıdır.

Bu şeref sayfaları Türk milletinin tarihi hatıraları ile doludur. Bu kültür hazineleri, milletimizin manevi senetleridir. Bunu anlayan ve koruyan milletler tarihten hem ders, hem de kuvvet  alır.

Kendi tarih ve kültürünü keşfedemeyen, öğrenemeyen nesillerin gelecekleri tehlikededir. Bu nedenle gençlerimize, tarih ve kültürümüze karşı ilgi uyandırıp atalarını ve değerlerini öğretirsek, milli kimliklerini kazanmalarında yardımcı olmuş oluruz ve geleceğe doğru da daha dikkatli adımlar atmış olurlar.

Mektupların toplanmasında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığı ve birçok il ve ilçe kütüphanesinden faydalandım. Bulamadığım başka kıymetli mektuplar mevcut olup, araştırma içindeyim. Mektupların bir kısmı bütün olarak, bir kısmının da belirli bölümleri temin edilmiş olup, kaynak eserlerde yayınlanmış mevcut durumları ile kabul edilmiştir.

Eleştiri ve katkılarınızla daha iyi bir çalışma içinde olacağıma inanıyorum. Hiçbir yazar tam, mükemmel ve hatasız değildir. Eksiklerimiz ve hatalarımız olabilir. İyi niyetle bakmanızı ve yardımlarınızı esirgememenizi diliyorum.

Kitabımın hazırlanmasında fikir ve önerileri ile katkıda bulunan değerli arkadaşım Prof. Dr. Yumuşhan Günay’a, her zaman desteğini esirgemeyen kıymetli arkadaşım Müslim Fincan’a ve Ferhat Yengioğlu’na, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığında görevli çok değerli arkadaşlarımız Yaşar Celep, Cevat Ekici ve Emin Kutlu beylere, araştırmalarımda gösterdikleri yakın alaka ve yardımlarından dolayı kendilerine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmak isterim. Kaynak kitap yardımında bulunan M. Ali Akben, Em. Alb. Şadi Polat, Dr. Tarık Mit, Av. Ömer S. Öney’e, yazım ve düzenlemede emeği geçen Murat Ünalmış ve Alican’a, ayrıca kitabıma en büyük hizmeti sunan canım, yeğenim Atakan’a da en kalbi teşekkürlerimi sunarım.

 

Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.

Yazar Hakkında

İlginizi Çekebilir

0 yorum