İki kere karşılaştık
Kaderle aynı yerde .
Birinde ,biz geçtik
Besmelelerle boğazı
Uyandırmadan geceyi .
Birinde , koptu kıyamet
Kan pahası , can pahası
Geçirmedik ,
Geçerim zannedeni .
Sene 1353
Mevsim sonbahar .
Gece sessiz , koylar sakin
Salları okşuyor dalgalar .
Ayın şavkı
Kılıçlardan suya vurmakta ,
Sudan , kılıçlara .
Bir kutlu rüyayı görmekte boğaz .
Steplerin , bozkırların çocukları
Dağ parçası yiğitler .
Adam asılır pala bıyıklarına ,
Ölümün sesine gülen gâziler ,
Ürküyordu dalgaların sesinden .
Adamın altında at olmalıydı ,
Atın altında toprak .
Gizleyip gecenin karanlığına ,
Karşı kıyılara bakarak
İki damla yaşla beraber
Lacivert derinliklere
Gözlerini bıraktı Süleyman
Sene 1915
Mevsim dönerken kıştan bahara ,
İki yakasında boğazın
Canlar düşüyordu
Cemre yerine toprağa .
Ölüm ,
Birkaç adım ötesindeydi , Mehmet’in
Zafer ,
Ölümden bir adım ötede .
Tekbir alıyordu ,
Tekbir üstüne .
Davrandı , bir adım ,
Bir adım daha .
Düşüverdi ,
Bir Mehmet’in üstüne .
Ardından bir başka Mehmet yürüdü .
Mehmetlerin arkasından
Mehmetler …
Gökler selâm durdu
Açıldı kat kat .
Güneşi gölgeledi
Binlerce kanat .
Çanakkale ;
Meleğin , insanı kıskandığı yer.
Baba , oğul , torun olacak yaşta
Üç neslin , yan yana yattığı toprak
Çanakkale ;
Kanın , kanla ıslandığı yer .
Yol ararken ,
Varmak için hedefe ,
Merminin ,mermiyle
Çarpıştığı yer .
Omuzdan , dirsekten kopmuş kolların
Hesap sormak için ,
Tanrı adına .
Düşman boğazına
Yapıştığı yer.
Her tepede ,
Bir destanın adı var .
Her taş ,
Gördüğünü kendine saklar .
Üstünden geçse de ,
Yıllar , yüzyıllar .
Hatırlandı mı adı ;
Bir yemini tekrar eder dudaklar .
Bin defa ölürüz yoluna ,
Bu , vatan toprağıdır,
Bir karışı verilmez !
Dün de , bu gün de , yarın da
Tanrı şahit olsun ki ;
Çanakkale geçilmez !…
Yazılan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Suç teşkil edecek yazılardan dolayı edebice.net sorumlu tutulamaz.
Henüz yorum yok.
Bu yazıya yorum yapabilirsiniz.